Polis gelecek,asıl suçluları bırakıp,suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, '' Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir'' diye düşünecek,ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ''demek adalet örgütünü de düzeltmek,yönetim biçimine göre düzenlemek gerek''
Onu hapse atacaklar.Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ''ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım.Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.''
İŞTE BENİM ANLADIĞIM TÜRK GENÇLİĞİ !
Mustafa Kemal Atatürk
Bursa, 5 Şubat 1933
Bugünlerde bir kitap okumaya başladım.Kitabın giriş kısmında Atatürk'ün Bursa Nutku'ndan bu alıntıyı yapmıştı yazar...Ülkemizin içinde bulunduğu duruma ne kadar da uygun sözler öyle değil mi? Geleceği böylesine görebilen bu kadar akıllı ve deha sahibi bir insanın yaptıklarını yıkmak ve aydınlık yerine karanlığa gitmeye çalışmak nedendir? Bu kişiler olsa olsa Hasan Sabbah'ın devamı olan bir nesil olabilir diye düşünüyorum...Çünkü başka türlüsü benim idrak sınırlarımı zorlamaya başladı artık....