Bir ağırlık çökmüş gibi üstüme bugünlerde...Sanki Har.ry Pot.t.e.r filmindeki ruh emiciler gelmişler de ruhumu soğurmuşlar bedenimden gibi..Halsizim,keyifsizim,huysuzum...Geçimsizim bir de hem de çok...Aslında geçtiğimiz iki gün güzeldi.Pazartesi Günü Sebla (Kirpikteki gözyaşı), Zilsiz Zarifem ve Gonca ile buluştuk.Caddebostan Starbucks'ta kahvelerimiz eşliğinde kısacık birkaç saate çok keyifli bir sohbet sıkıştırdık ve en kısa zamanda buluşmak üzere sözleştik yeniden...Sonra dün 14 yıl aradan sonra birlikte büyüdüğüm çocukluğumun en güzel zamanlarının geçtiği arkadaşlarımla buluştum.Eski günleri yad ettik,bol kahkalar attık keyifle komik anları hatırladık.Sanki hiç ayrılmamışız sanki onca yıl geçmemiş aradan gibi aynıydı herşey.
Geçen onca yılda bizim sadece yaşlarımızın değiştiğini içimizin aynı kaldığını gördük.Ve Acıbadem Yaprak Sokak'ta bir gençlik iksiri olduğuna inandık. Yaşlar ilerlemiş ama görüntüler hiç değişmemiş olduğundan... :) Belki içimizdeki çocukları hala büyütmediğimizden ve büyütmeye de niyetimiz olmadığından... Bunca zamandır fırsat bulamadığım birşeyi yapma şansı buldum üstelik.Kimseyi umursamadan takmadan kendim olmayı,içime zaman zaman şiddetle kaçan yok aslında hep orada olan yaramaz kıvırcık saçlıyı çıkarttım saldım ortalara...Çok eğlendi çok keyif aldı o küçük kız biliyorum.Çünkü gece yatağına yattığında kocaman bir tebessüm vardı suratında ben gördüm...Hiçbirşey değişmemiş gibiydi 14 yılda ama aynı zamanda da herşey değişmiş gibi...Gerçek dostlukların araya giren yıllara ve mesafelere rağmen asla bozulamayacağına kanıt olacak kadar da güzeldi...
Dedim ya çok güzel bir gündü aslında...Ama öyle huzursuz ki içim. Söyleyemediklerim, anlatamadıklarım, paylaşmak isteyip de paylaşamadıklarım varken hayatta nasıl olur da kendime sorun çıkartmamayı başarabilirim ki...
Aslında ben sorun çıkartmıyorum kendime... O sorunlar kaçtıkça beni kovalayıp kene gibi yapışıyorlar üzerime... Keşke uzaklaşıp kurtulabileceğim şeyler olsa da çıkartabilsem hayatımdan ama yazik ki yaşamımızdaki herşey için yapamıyoruz bunu. Çözüm bulamadığımız sorunlar ise hayatımızda ara ara kendini hatırlatacak acımasız bir ameliyat izi sızısı gibi orada öylece durup duruyor. Ya da yağmurlu havalarda iyice azıtan bir romatizma gibi...
Bilmiyorum işte bildiğim ince bir neşter sızısı gibi yüreğimi acıtan bu sıkıntının beni çok bunalttığı... Müsadeniz olursa şöyle boş ıssız bir yerde avazım çıktığı kadar çığlık atabilir miyim YETEEEERRRRR diye...Evet buna çok ihtiyacım var biliyorum.Ya da bir deniz kenarı tatiline.Hani şöyle iki güncük de olsa...
Benim bir kendimi bir deşarj edip nötürlenmem lazım da... Yoksa içime atmaktan Çernobilden beter bir facia haline gelmem an meselesi... Uzaklaşmam lazım buralardan uzaklaşmam....
Sinir Harbi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinir Harbi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Haziran 2009 Çarşamba
25 Ocak 2009 Pazar
AVAZI ÇIKTIĞI KADAR BAĞIRMAK
Bugün iğrenç derecede sıkıcı bir Pazar günü benim için..Havanın kapalı olmasından mıdır yoksa başka özel bir sebebi var mıdır bilmiyorum ama kendimi bugün çok berbat hissediyorum ve her an kavga edebilecek durumdayım birileriyle...ÇOK SİNİRLİYİM...
Zaman zaman insanlar tarafından sevilmek yerine sadece kullanıldığım hissine bile kapılıyorum ve bu benim canımı sıkıyor. Her zaman karşılık beklemeksizin birşeyler yapan biri olarak bana yapılanların zamanı gelince karşılık olarak beklenmesi canımı sıkıyor.Yapmayın o zaman !!! diye bağırmak istiyorum. Artık böyle sürekli birilerinin elinin altında olmaktan her istediklerinde bana ulaşabilmelerinden bıktım usandım. Madem öyle ben de uzaklaşırım ;görünen o ki uzakta olanlar her zaman daha kıymetli oluyor !
Çok fazla birşey değil istediğim sadece zaman zaman da olsa benim düşündüğüm kadar düşünsün çevremdeki insanlar beni; onları anlamaya çalıştığım kadar anlasalar ya beni..Kimsenin umrunda bile değil ya nasıl bir ruh hali içinde olduğum ona gıcık oluyorum fazlasıyla. Ya bi düşünün bi düşünün ya ne kadar zor olabilir ki!!!
Offfff !!!!!!!!! Böyle içimden avaz avaz bağırmak geliyor şu anda.Sabahtan beri yürüyüşe çıkıcam sinirimden kilitlenip kaldım burada...
Ben gidip biraz pilates yapayım da şu sinirim geçsin bari....
Zaman zaman insanlar tarafından sevilmek yerine sadece kullanıldığım hissine bile kapılıyorum ve bu benim canımı sıkıyor. Her zaman karşılık beklemeksizin birşeyler yapan biri olarak bana yapılanların zamanı gelince karşılık olarak beklenmesi canımı sıkıyor.Yapmayın o zaman !!! diye bağırmak istiyorum. Artık böyle sürekli birilerinin elinin altında olmaktan her istediklerinde bana ulaşabilmelerinden bıktım usandım. Madem öyle ben de uzaklaşırım ;görünen o ki uzakta olanlar her zaman daha kıymetli oluyor !
Çok fazla birşey değil istediğim sadece zaman zaman da olsa benim düşündüğüm kadar düşünsün çevremdeki insanlar beni; onları anlamaya çalıştığım kadar anlasalar ya beni..Kimsenin umrunda bile değil ya nasıl bir ruh hali içinde olduğum ona gıcık oluyorum fazlasıyla. Ya bi düşünün bi düşünün ya ne kadar zor olabilir ki!!!
Offfff !!!!!!!!! Böyle içimden avaz avaz bağırmak geliyor şu anda.Sabahtan beri yürüyüşe çıkıcam sinirimden kilitlenip kaldım burada...
Ben gidip biraz pilates yapayım da şu sinirim geçsin bari....
Ana Fikrim :)
Sinir Harbi
6 Şubat 2008 Çarşamba
Çiçeklendimm.....
Canım Arkadasım Azimlim bakın sayfamı ne kadar güzel bir hale getirdi.Benim yaptığım Headeri aldı evirdi çevirdi sonucunda da tam istediğim gibi bir sayfa yaptı bana....
Canım Azimlim çok çok teşekkür ederim sana güzel arkadaşım benim :) Çiçek açtı buralar valla...Bana bıraksan biliyosun yeri geldi mi karartmak suretiyle garip hallere sokuyorum burayı :)
Bunun haricinde sevgili arkadaşlarım;şu an sabahın 08:25 i ben işyerinde daha paltomu çıkarmadım bile çünkü donuyorum...Şimdi Hamiyet Teyze çayımı getirdi onu içerek ısınmaya çalışma çabaları içindeyim...Birazdan da kendi imalatım olan poğaçalarımdan yerim.Kemo'nun böyle erkenden işe gidip geç vakit dönmeleri en çok bu işe yarıyor.O sabahları aç kalmasın diye kolları sıvıyorum.Ben tatlılar konusunda oldukça iddialıyımdır ama artık sanırım buna da imzamı atabilirim.Boğa burcu olmam nedeniyle de evin en çok mutfak kısmıyla ilgili olduğumu söylememe gerek yok heralde...
Bunun yanında burda son 20 günüme girdim..Bugün akşamüstü işten biraz erken çıkıp yeni işimin eğitimine gidicem bir aksilik olmazsa :) Önceden öğrenmem gereken bir takım şeyler var çizim programı ile ilgili olarak..Elimi hızlandırmalıyım :)
İşte böyle....Ben şimdi yavaş yavaş işimin başına döneyim ki saat 3 e kadar elimdekiler bitsin erken çıkayım :) Öpüldünüz cancanikolarım...
Canım Azimlim çok çok teşekkür ederim sana güzel arkadaşım benim :) Çiçek açtı buralar valla...Bana bıraksan biliyosun yeri geldi mi karartmak suretiyle garip hallere sokuyorum burayı :)
Bunun haricinde sevgili arkadaşlarım;şu an sabahın 08:25 i ben işyerinde daha paltomu çıkarmadım bile çünkü donuyorum...Şimdi Hamiyet Teyze çayımı getirdi onu içerek ısınmaya çalışma çabaları içindeyim...Birazdan da kendi imalatım olan poğaçalarımdan yerim.Kemo'nun böyle erkenden işe gidip geç vakit dönmeleri en çok bu işe yarıyor.O sabahları aç kalmasın diye kolları sıvıyorum.Ben tatlılar konusunda oldukça iddialıyımdır ama artık sanırım buna da imzamı atabilirim.Boğa burcu olmam nedeniyle de evin en çok mutfak kısmıyla ilgili olduğumu söylememe gerek yok heralde...
Bunun yanında burda son 20 günüme girdim..Bugün akşamüstü işten biraz erken çıkıp yeni işimin eğitimine gidicem bir aksilik olmazsa :) Önceden öğrenmem gereken bir takım şeyler var çizim programı ile ilgili olarak..Elimi hızlandırmalıyım :)
İşte böyle....Ben şimdi yavaş yavaş işimin başına döneyim ki saat 3 e kadar elimdekiler bitsin erken çıkayım :) Öpüldünüz cancanikolarım...
Ana Fikrim :)
Duyuru,
Sinir Harbi
29 Ocak 2008 Salı
Mutlu Havadislerim Var :)
Arkadaşlarım;Canlarım;Hazır olun...Çok güzel bir haber vereceğim sizlere çok yakında..Yani aslında ben bu güzel haberi aldım da sizinle paylaşmak için daha detaylı yazmak istiyorum..Aranızda bilenler yorum yapmasın;sabretsin bilmeyenler de tahmin yürütebilir...
Ama şunu bilin ki çok mutluyum;en kısa zamanda da bu mutluluğu detaylı olarak paylaşıcam sizinle...
Ama şunu bilin ki çok mutluyum;en kısa zamanda da bu mutluluğu detaylı olarak paylaşıcam sizinle...
Ana Fikrim :)
Duyuru,
Sinir Harbi
10 Ocak 2008 Perşembe
SABRIMIN TAŞTIĞI AN....
Her insanın bir sınırı vardır. En sabırlı insanın bile bir patlama noktası vardır;ne kadar sakin olursanız olun damarınızın öyle bir yeri vardır ki biri gelip ona bastığında en suskun en saygılı halinizden bile çıkabilecek hale gelirsiniz.
Ama hayatın getirdiği bazı zorunluluklar yüzünden;siz her ne kadar kendinizin ya da çevrenizdekilerin hakkını yedirmeyen, adaletsizliğe katlanamayan biri olsanız da susmak zorunda kalırsınız. Tıpkı şu anda benim olduğum gibi....
İçimden bağıra çağıra kızmak,içimdeki herşeyi söylemek geliyor.Bu tip hareketleri haketmediğimi, daha fazla takdir görmem gerektiğini,yaptığım o ufak tefek hatalardan ziyade emek verdiğim benim sayemde gerçekleşen şeylerin biraz olsun övgü görmesini istiyorum....
Çok kırgın ve de kızgınım bana hakettiğim değeri vermeyen,emeğimin karşılığını almamı sağlamayan ve bunun için önüme saçma sapan bahaneler sunan herkese... Ben bunu haketmedim. Ne bana verdiğiniz bu değeri ne hakkımı yemenizi ne de bu davranışları....
Şu an Allah'ın adaletine güvenmekten ve onları Allah'a havale etmekten başka hiçbişey yapamıyorum.ama yakındır,elbet benim de konuşacağım gün gelecek !!!!
Not: Bu yazımı yorumlara kapatıyorum ve anlayacağınızı umuyorum...
Ama hayatın getirdiği bazı zorunluluklar yüzünden;siz her ne kadar kendinizin ya da çevrenizdekilerin hakkını yedirmeyen, adaletsizliğe katlanamayan biri olsanız da susmak zorunda kalırsınız. Tıpkı şu anda benim olduğum gibi....
İçimden bağıra çağıra kızmak,içimdeki herşeyi söylemek geliyor.Bu tip hareketleri haketmediğimi, daha fazla takdir görmem gerektiğini,yaptığım o ufak tefek hatalardan ziyade emek verdiğim benim sayemde gerçekleşen şeylerin biraz olsun övgü görmesini istiyorum....
Çok kırgın ve de kızgınım bana hakettiğim değeri vermeyen,emeğimin karşılığını almamı sağlamayan ve bunun için önüme saçma sapan bahaneler sunan herkese... Ben bunu haketmedim. Ne bana verdiğiniz bu değeri ne hakkımı yemenizi ne de bu davranışları....
Şu an Allah'ın adaletine güvenmekten ve onları Allah'a havale etmekten başka hiçbişey yapamıyorum.ama yakındır,elbet benim de konuşacağım gün gelecek !!!!
Not: Bu yazımı yorumlara kapatıyorum ve anlayacağınızı umuyorum...
Ana Fikrim :)
Sinir Harbi
26 Aralık 2007 Çarşamba
Hasta mıyım Neyim???
Şu anda burnumu çekip duruyorum..Adana'nın yollarının taştan olduğu konusunda artık kesin eminim. Hatta taş gibi de soğuk ki böyle hasta olduk yollarda... Bayram tatilimiz oldukça kanlı geçti. Kobacan kasaplık yaptı,bunu yaparken tiril tiril gezdi ince gömlek,çıplak ayak terlik.(Demek ki neymiş efendim öyle her güneşi gördüğümüzde açılıp saçılmamak lazımmış,sonra hasta olunurmuş ve de Tubik'in eline düşülürmüş). Bu tiril tiril gezme sonucunda Kobacan şifayı kaptı,dönüş yollarının da buz gibi olmasının etkisiyle grip oldu. Bu uzun soluklu seyahatte direnci düşen, kebap ve et yemekleri yiyip sebzeden mahrum kalan bendeniz Tubik'in de direnci düştü. Bunun sonucunda da Kobacanın bünyesini ele geçirmiş olan hain grip virüsü koruma kalkanımdaki bu küçük sızıntıyı hemen küçük antenleriyle farkederek soğukla yaptığı anlaşma sonucu benim de bünyemi ele geçirmeyi başardı.. Şimdi o minik yaratık sayesinde öksürüyorum,burnum tıkalı ama akamıyo ve bu akamayışın sonucu olarak iki günden beri beynim zonk zonk zonkluyor başım nasıl da ağrıyo....Bir de hafiften ateşim olduğunu seziyorum.. En güzeli de Cumaya kadar yetişmesi gereken iki projenin olması..
Özetle bu geçtiğimiz bayramdan bana kalanların özeti; yorgunluk, gribal enfeksiyon, uykusuzluk, ve de bol bol et tüketmekten dolayı oluşan gaz sancısı..Mümkünse altı ay boyunca falan kebap görmek istemiyorum arkadaslar...
Hee bunun yanında Adana'da İzmit'te bir de trafik kazası geçirdik. Fren kayınca sağa dönmekte olan bir arabaya çarpıp kendi çevremizde 180 derece dönmek sureti ile durduk. Çok şükür hiç kimsede bir çizik bile yok,sadece arkadasın arabasında ciddi bir maddi hasar oluştu.
Bunun dışında,yılbaşı için henüz bir plan yapmış olmamakla beraber açıkçası gidip bir yerlerde hop bidi hop bidi eğlenesim de yok. BElki teyzemlerde falan aile boyu toplanıp bi atraksiyonlar yaparız,tombala mombala..
Benden şimdilik bu kadar,elimdeki işleri bitirince yine gelirim yazarım...Öpüldünüz canlar...
Özetle bu geçtiğimiz bayramdan bana kalanların özeti; yorgunluk, gribal enfeksiyon, uykusuzluk, ve de bol bol et tüketmekten dolayı oluşan gaz sancısı..Mümkünse altı ay boyunca falan kebap görmek istemiyorum arkadaslar...
Hee bunun yanında Adana'da İzmit'te bir de trafik kazası geçirdik. Fren kayınca sağa dönmekte olan bir arabaya çarpıp kendi çevremizde 180 derece dönmek sureti ile durduk. Çok şükür hiç kimsede bir çizik bile yok,sadece arkadasın arabasında ciddi bir maddi hasar oluştu.
Bunun dışında,yılbaşı için henüz bir plan yapmış olmamakla beraber açıkçası gidip bir yerlerde hop bidi hop bidi eğlenesim de yok. BElki teyzemlerde falan aile boyu toplanıp bi atraksiyonlar yaparız,tombala mombala..
Benden şimdilik bu kadar,elimdeki işleri bitirince yine gelirim yazarım...Öpüldünüz canlar...
Ana Fikrim :)
gezentilik,
Sinir Harbi,
Tatil
22 Kasım 2007 Perşembe
Bakmayın Öyle!!!!
Ne var yani çok mu sık şablon değiştiriyorum sanki??? Alt tarafı kafama estikçe..Sevmiyorum kardeşim sevmiyorum tebdil-i mekanda ferahlık vardır ben de habire blog görüntümü değiştiriyorum..Bi süre sonra da bundan sıkılır yeni bişeyler arayışına geçerim...Ben zaten bu aralar mütemadiyen bişeylerden sıkılır oldum. Bir de sinirleniyorum bol bol....Daha sonra sinirlendiriliyorum...
Mesela işten sıkıldım, oturduğum evden sıkıldım kıyafetlerimden sıkıldım bir arada çalışmakta olduğum bazı kişilerdense sıkılmanın ötesine geçtim...Ama değiştiremiyorum nedennn? Çünkü mecburum sıkmam lazım dişimi...Ama işte sabrın da tıkandığı bir nokta oluyor zaman zaman ve bu aralar üst limitlerim ciddi anlamda zorlanıyor.Tek yapabildiğim çok daraldığımda koşa koşa aşağıya inmek atölyede dolanıp sakinleşmek ya da dışarı çıkıp soğuk havayı yiyip kendime gelmek....Hakkımızda hayırlısı demekten ziyade yapacak birşey yok şimdilik... Ben kimsenin kalbini kırmayayım, insanları ezmeden bağırıp çağırmadan sakin sakin insani şekilde davranayıp diye çabaladıkça tepeme çıkmaya başladılar... Demek ki bu kadar yumuşak yüzlü olmamak lazım geliyormuş...İçimi döküp rahatlamak istiyorum ama onu da yapamıyorum...Anlatsam anlayacak herhangi biri olur mu bilemiyorum...Aslında pek de sanmıyorum...Yaa bilmiyorum işte...
Yetiştirilmesi gereken bir yığın evrak ve denetime yalnızca 15 gün kaldı. Yardımcı olan kimse yok olmaya niyeti olan da yok.Birine şunu yapar mısın diye rica ediyorum tamam diyor gidiyorum bakıyorum yok yok yok... Herşey yine başıma kaldı zaten. Milletten imza almak bile başlı başına bir kabus resmen....
Gidip yemek yiyecek doğru dürüst bir yemekhanemiz bile yok zaten adam midemizi altüst etmek için ne gerekiyorsa yapıyor.Ben de bugün evden getirdiğim mamalarımı tüketeceğimdir...
He bunun yanında DKZ Süper gidiyor. O ne ula diyecek olursanız yandaki linklerde olması lazım geliyo dileyen bakabilir. DKZ Grubum da kuruculuğunu üstlendiğim bir diğer grubumuz ayıptır söylemesi.Eğer diyet yapmaktan nefret edenler ama kalıcı olarak da kilo vermek isteyenler varsa aranızda tıklasın görsün..Bence bana dua edeceksiniz ki zaten ciddi manada duaya ihtiyacım var... Kızlar nazarlara geliyorum okuyun üfleyin belkim iyi gelir :(
Yukarıdaki resim benim işyerindeki masam...Öyle sakin sakin gülümser bi eda ile çalışıyor göründüğüme aldanmayın fotoğraf makinasını görünce öyle gülümsedim...Gözlere bakarsanız zaten anlarsınız bendeki bezginliği... Ayrıca o masanın toplu halidir normalde ş an darma duman...
Bu arada kendime yeni yıl için iyi hedefler koydum.Aslında hedef koydum demek yanlış olur çünkü aslında 2008 yılının bizim için çok iyi şeyler getireceğine inancım çok... Bunun ayrıntısı uzun o sebeple bu başka bir yazı konusu olsun şimdi uzun uzun yazacak psikolojim yok....
Hee bir de ben bloguma yazı yazarken burdaki arkadaslarım anlıyorlar ve soruyorlar. Çünkü normalde msnde konuşurken daha yavaş işle uğraşırken hepten yavaşmışım. Blogumu ise büyük bir coşku içinde yazıyormuşum... Hakketen de öyle deşarj oluyorum bobin misali napim anaacımm...Zaten dün akşam da Avrupa Yakası yoktu şöyle bi gülüp deşarj olamadım ki....Offfff
Sıkıldım ben hadi gidiyorum..Yeter çok uzadı bu yazı..Görüşürük...
Ana Fikrim :)
Sinir Harbi
30 Ekim 2007 Salı
İçimden Geçenleri Bu Başlıkta Yazarsam Ayıp Olacak...

Merhaba Sevgili arkadaslarım,
Epeyce bir zamandır girip de bloguma birşeyler yazamıyorum.Halbuki aklımda yazacak bir sürü şey var ama nedense bir türlü vakit bulamıyorum.Neden mi diyorsunuz? Hemen Açıklayayım.Bunun başlıca 2 sebebi var;
1) Bayram dönüşünden beri deli gibi işlerin birikmesi ve bitiricem diye canımın çıkması
2) Yaklaşmakta olan I.S.O (Ayzo) KYS Denetimi !!!!
Hadi ilkli pek problem değil ama bu AYZO'yu bulandan da her sene zebellah gibi başıma dikilen Denetlemelerden deeeee nefret ediyorummmm...!!!!!!! Niye mi??? Çünkü bana kalırsa dünyanın en gereksiz kağıt israfıdır ve sadece para tuzağıdır.Hatta bu olayı icat eden adamların bence canı sıkılmıştır ve paraya ihtiyacı olmuştur ve bu uyanıklar bunun sonucunda böyle bi dünya dolusu gereksiz teferruatı şirketlerin bünyesine sokarak durduk yere bir sürü kağıt israfı ve zaman kaybı yaratmıştır. VE bunun sonucunda da güya bu şirketin yaptığı her iş standartlara uygun oalrak yapılmaktadır. Pardon ama ben merak ediyorum;gerçekten mümkün mü mesela senede bir kez denetlemeye gelerek ve oldukça güzel bir denetleme parası alarak bu olayı düzgünce götürdüklerine inanıyorlar mı??? En sinir olduğum ise gelip bizi denetleyen ama aaaa onun böyle olması gerekir diyen çok bilmişler...Ancak kokoş kokoş giyinip kokuları sürünüp gelmeyi ve cık cık cık bunun böyle olması gerekir demeyi biliyorlar... Evet onun öyle olması gerektiğini biz de bliyoruz ama gel gör ki onu uygulayacak adam lazım....
Ooooofffff.... Nasıl bir giriştir bu Yarabbim!!! Evet Tahmin ettiğiniz gibi salak bir d.e.n.e.t.l.e.m.e yaklaşıyor.Beni okuyanlar arasında bu işi yapan arkadaslar varsa lütfen üzerlerine alınmasın,bu tamamen bu siteme olan bi isyandır.Sizinle yakından uzaktan alakası dahi yoktur....Bir de kaderime isyanım var tabi..Bir gün yeni bir şirkette çalışmaya başlarsam kesinlikle bu işe atlamıycam...Yani şu cümle çıkmayacak ağzımdan''Ben daha önceki şirketimde de KYS Sorumlusu ve Yönetim Temsilcisi idim.Bu işi de seve seve yaparım :s'' Deli misin? ASlaaaaaa....
Bir kere eğer bu konuda sorumluluk aldıysan tamamen yalnızsın demektir.Çünkü bizim ülkemizde bu sistemi sadece tek kişinin yürütmesi gerektiğine inanan insanlar yaşar.Halbuki alakası yoktur;bu bir takım işidir ve de herkes üstüne düşeni yaptığı taktirde hiç kimse yorulmaz ve işler tıkır tıkır ilerler.(Ama bu kağıt israfı gerçeğini değiştirmez). Ama gel gör ki hiç kimse üstüne düşeni yapmaz;yapılması gerekenler hep bir şekilde ertelenir ve sonunda denetim zamanı gelip çatar.Zavallı sorumlu bir de bakar ki hiç kimse birşey yapmamıştır ve bütün işler YİNE onun başına kalmıştır. Üstelik bu zavallı SOrumlu'nun tek sorumluluğu genelde sadece bu da değildir aslen mesleği çok çoookkk farklı bir dal olmakla birlikte kara kara bu saçma sapan işe nasıl bulaştığını düşünmektedir....
Şimdi sorarım size; L şeklindeki masamın sağ tarafı tamamen gereksiz dokümanlar ile dolu iken ve de daha yetiştirmem gereken bilmem kaç tane teklif önüme yığılmaya çalışırken aşağıdaki çıklardan hangisini hayata geçireyim?
a) amaaannnn battı balık yan gider;hiçbirini yapmamak.
b) aaaa yeter ama artık canım bi insanın üstüne de bu kadar yüklenilmez ki diye güçlü bi isyan çığlığı atmak.
c) üstün yeteneklerimi kullanıp bütün işlerin hakkından gelmek.(bu seçenekten hiç hoşlanmadım)
d) İstifayı basıp derin bir ohhhy çekmek.....
Hadi bana yardım edin noluuurrrr.... Ne yapmalıyım yoksa deliricemmmmmmm :( :( :(
Ana Fikrim :)
Sinir Harbi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)