Evet bomba gibi fişşşek gibi bir dönüşle işte karşınızdayımmm... Anlatacak bir sürü şey birikti bi yerlerden başlamam lazım... Bu arada Börülcem beni sobelemiş bi de üstüne üstlük sanki yazacak çok az şeyim varmış gibi... Neyse efendim herşeyden kıssa kıssa çok kısa yazarak giriyorum mevzuya.
Öncelikleeeee.... Hepinizin denetimi merak ettiğini biliyorum ve fazla bekletmeden sonucu sizlere iletiyorum... Ohh beee diyebilirsiniz çünkü kazasız belasız atlattık mevzuyu... bu seneki denetçi abilerimiz pek insaflıydı yahuuuu valla ben ömrü hayatımda böyle rahat denetçi görmedim şeytan kulağına kurşun.Sağolsunlar pek uğraştırmadılar beni efendi efendi bitirdik denetimimizi hatta şunu şunu yapsanız iyi olur diye öneride bile bulundular bana o derece iyiliksever ve Kalite Yönetim Yöneticisi dostu kadim kişilerdi... Neyse bu kadar yalakalık yeter bitti işte.. Kendilerine bu hafta içinde belge yenilemelerimiz için bi kaç doküman göndericem sonra hepimiz ebedi huzura kavuşucaz....
Şimdiiiiii bu denetimin ardından böyle rahatladıktan sonraaa daha tabi işler peşimi bırakmadı henüz... Sen boş durma tubi dediler önüme bi dünya iş verdiler ben de onları bitirmeye çalışıyorum....
Öte yandan bayram için ne otobüs ne de tren bileti kalmadığından ötürüüüü şimdi bir gidiş yolu bulmaya çalışıyoruz.Araba falan ayarlayabilsek olacak aslında ama bize arabasını verecek kimseyi de tanımıyoruz ki..Umarım buluruz çünkü sevgilim üzülsün istemiyorum :(
Cuma günü kuzimin doğumgünüydü balık partisi yaptık akşam.bizim Samsun Yolcusu 12 de geldi yetişemedi ama ben ayıptır söylemesi karides ayıklamaktan bir hal oldum... Biz Kuziciğimle karides manyağı olduğumuzdan kendisi olayı biraz abartmış ama yine de manyak da olsak bitiremedik böcükleri.....
Cumartesi günü zar zor uyanıp (gecenin bir körü uyuduğum için kalkamadım tabi ) markete gidip o poşetleri zar zor eve taşıyıp ondan sonra da bir sürü güzel yemekler hazırladım... Valla kendi kendime hayran kalmadım desem yalan olur vesselam düper süperdü..... Tabi ki fotoğraf çektim size göstercem diye ama unuttum bilgisayara atmayı yine uffff..... :(
PAzar günü öğlen kalktık kahvaltımızı ettik cnbc-e de takılıp akaşamüstü çıkıp kuzicimlere gidip yemek yiyip tıs tıs geri döndük... Hımmm bir de Cumartesi günü taşıdığım poşetlerden dolayı hali hazırda boynumun feci şekilde ağrıdığını söylemeden edemeyeceğimdir....
Öyle işte son 3 günün özeti böyleyken böyle....
Gelelim Sobemize;
Ben Küçükken; feci derecede yaramaz, tombik yanaklı kıvır kıvır saçları olan herkese gülen tatlı,şeker feci güzel bir ız çocuğuymuşum ayıptır söylemesi... Hatta o kadar şirinmişim ki annemle sokağa çıktığımızda bizi yolda habire durdururlarmış bi sevebilirmiyim diye...
Sonra ben hep ananeme ya da babanneme yatıya gitmek ister kendimi götürttürürmüşüm sonra da ben annemi isterim diye tuttturup ağlar kendimi eve geri götürtürmüşüm... Heee bir de kandırılmaya hiç gelemez hemen intikamı mı alırmışım.Mesela rahmetli babannecimin hep anlattığı bişey vardı onu anlatıverem kısacık... Biz o zamanlar caddede oturuyormuşuz(Bağdat Caddesi) annem de o gün beni babannem bizdeyken ona emanet edip çarşıya kadar gitmiş. Biz de babannemle oturmuşuz camdan otobüs durağına bakıyoruz. (Annem orada inip gelecek ya o bakımdan). Neyse efendiimmm hah o otobüsten inicek hah bu otobüsten inicek diye babannem beni oyalarken ben kandırıldığımı farkedip çat diye kadıncağızın suratına tokatı yapıştırmışım. Niye yalan söylüyorsun annem gelmiyo kandırma beni diye. He bu olay gerçekleştiğinde 2 yaşında olduğumu da belirtmek isterim yani.... Bunun haricinde eve geldiğimde evimizin bütün odalarını tek tek dolaşır mutluluk çığlıkları atar sonra da odama gidip oyuncak sepetimi boşaltıp bütün oyuncaklarımı tek tek öpermişim...
Anneme çok düşkün olmamın yanında boğum boğum kollarım olduğunu da hatırlıyorum;bu yüzden yanaklarım ve kollarım hep ısırılırdı hele hele rahmetli amcam tarafından...
Aslında ben; göründüğüm kadar neşeli bir tip olmayabilirim. Çoğu şeyi içime atarım ve bunların dışa vurumuna çok az kişi şahit olur.... Zaten şahit oldukları zaman da inanamazlar sen bu kadar şeyi nasıl içinde taşıyıp da böyle etrafına pozitif enerji yayıyorsun diye..Ama yine de o pozitif enerjiyi içime çevirmeye çalışıyorum bugünlerde... Yani aslında ben biraz bencil olmaya çalışıyorum şu sıralar;becerebilirsem tabi ki....
İlk kopyam; kendi çektiğim kopyam değil başkasına verdiğim kopyaydı. Ortaokul 1. sınıftayken Coğrafya dersinde benden daha başarılı hiç kimse yoktu. Hatta Metin Hocamızın da artık canına tak etmişti sorduğu sorulara kimse cevap vermiyor diye;o yüzden hep beni kaldırırdı... Bir gün coğrafya sınavında kendi sınavımı bitirdikten sonra sıra arkadasımla kağıdımı değiştirmiştim o da geçsin diye... Hayatta girdiğim ilk girişimdi ve çok şükür ki yakalanmadım :S İkimiz de çok iyi bir not almıştık tabi ki... Bunun yanında üniversitede her sınava giderken hesap makinamın hafızasına kopya yazardım ama hiç kullanmadım;tırstım hep...(Hocam eğer okuyorsanız siz bunları duymamış olun olur mu :D )
En Saçma Huyum; aslında beni en çok kızdıran huyum aynı zamanda..Bir şeyi anlamadan dinlemeden pat diye karşımdakine patladığım çok olur. Sonra da özür dileyeceğim diye kedi gibi dolanır dururum peşinde ya da şirinlik yaparım. (Bilin bakalım en çok kime yapıyorum ??? )
Cep Telefonum;Sony Ericsson K750i dir... Hani bütün dizilerdeki oyuncuların elinde olan telefon var ya işte ta kendisi.. Ama onlar benden sonra aldılar yanlış anlaşılmasın. Kesinlikle şu anda piyasanın en güzel telefonu olduğunu düşünüyorum ve çok beğenerek kullanıyorum.

Aşk Bence; birine tutulduğunda ondan vazgeçemeyecek kadar gözünü karartmak ve onun için hayatın önüne çıkaracağı bütün zorlukları göze almaktır..Onun gözlerine baktığında derinliklerinde kaybolmaktır..Aşk onunla arana hiç birşeyin hiç kimsenin giremeyeceğini bilmek ama ya öyle bişey olursa diye de bir yandan için içini yemektir. O yanında olmayınca ona sarılıp uyumayınca delirecek gibi olmaktır... KISACASI;
Benim için AŞk Kobacan'dır.. (Hayır yani bunu bildiğiniz halde niye soruyosunuz anlamıyorum ki burda aşkı açıklayacam diye bizim Ağır Abi'yi yine soktuk havalara :D halbuki ben bi iltifat duyacam diye ne maskaralıklar yapıyorum yaww )
En Sevdiğim Bloglar; yanda görmüş olduğunuz bloglardır.. Her gün işe gelir gelemz ilk iş olarak sabah çayımı yudumlarken hepsini tek tek dolaşmak ve de yeni şeyler var mı diye bakmak oluyor. Ve biliyor musunuz bunu iki elim kanda dahi olsa yapıyorum;kıymetinizi biliniz yani :)
ayhhhh..... valla parmaklarım yoruldu yazmaktan yaaa amma çok biriktirmişimm beeee... (Bunu hangi tonda söylediğimi biliyosunuuzzz :D )
Hadi şimdi siz bunu okuyun sindirin ben yine yazıcam... İyi haftalar dilerim....
Not: En üstte görmüş olduğunuz resimde Seçillcim ve benim denetimden sonra çekilmiş resmimizdir..... :)