haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haftasonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2009 Cuma

Her işte vardır Bir Hayır...


Haftasonu geldi çattı.. Ne mutludur ki iki gün tatilim var bu hafta...Bir sürü plan yapmıştım aslında...Önce Erdek'e kaçacaktık iki günlüğüne.SOnra deniz otobüsü sorunsalı yüzünden o iş yattı...Hadi dedik bu sefer de madem öyle biz de Eceabat'a gidelim teyzemlerin yanına.Hatta evvelki akşam gittim kendime yeni mayo bile aldım.Ama bu sefer de hava bozdu.Çanakkale'de fırtına götürüyormuş ortalığı...O iş de yattı. Allah'ım dedim beni sınıyorsun herhalde ya da hakikaten gitmeyip İstanbul'da kalmamız gerekiyor ki yolumuzu kesip duruyorsun...


Evet ben çok inanıyorum herşeyde bir hayır olduğuna.Yarın akşam dedemin yeğeninin düğününe gideceğiz Beşiktaş'a. Şimdi bir an jeton düştü de acaba bu gidiş hayırlı bir işe vesile mi olacak nedir??? Belki Kobacanımın iş mevzusu ile ilgili bir gelişme olacaktır orada ???


Allah'ım bütün beyin gücümle secret yapıyorum şu dakikadan itibaren.Çünkü böyle birşeyin olması olasılığı da var hani.... Allahım lütfen....


Dua edin bizim için olur mu? En kısa zamanda benim bitaneciğimin istediği gibi düzgün bir iş bulabilmesi için... Çok sıkıldı kendisi bekleyip durmaktan...Çok da iyi anlıyorum onu aslına bakarsanız...


Herşey güzel aslında ama hayatımızdaki şu ufak tefek püzürler de hallolsun da lütfen daha da huzurlu olalım...Sen neyi ne zaman vereceğini çok iyi bilirsin Allah'ım....


Herkese çok güzel bir haftasonu diliyorum....


Not:Resim buradan alınmıştır.

20 Haziran 2009 Cumartesi

benden haberler

Günlerdir ruhum uyukluyor resmen. Sabahları nasıl da zor kalkıyorum gece geç yatmadığım halde...Eh böyle olunca sabah yürüyüşlerim de yalan oldu tabi ki..Ee sabah yürüyüşleri de iptal olunca bizim kilo verme de durdu.... Pek bir umursamazım kendime karşı bugünlerde. Öyle kendimi kaybedip yemiyorum ama eski disiplinimi de kaybettim gibi...Sıkıldım mı nedir_?

Bir de birşey peydah oldu bugünlerde bana kurtulamıyorum.Sanırım gidip test yaptırmam lazım. O da şu.Özellikle öğle yemeklerinden sonra inanılmaz bir uyku ve tatlı yeme isteği bastırıyor benim üzerime. Öyle böyle değil ama yani deli gibi tatlı bişeyler yemek istiyorum.Sanki kan şekerim yerlerde sürünüyor ya da feci tansiyonum düşmüş gibi oluyorum. Bir de öyle bir uyku bastırıyor ki sanki bütün gece uyumamışım.Şaka gibi...Acaba diyorum şekerle ilgili falan bişey mi var ki? Bizim ailede rahmetli babannem,rahmetli amcam falan hep şeker hastasıydı.Geçenlerde babada da çıkmış.
Ben bunu ihmal etmeyeyim de bir doktora görüneyim en iyisi.Ne olur ne olmaz. :)))

İyi bir haftasonu dileğimle..

Not: Sanırım önümüzdeki haftasonuna küçük bir kaçamak yapma şansımız var.Ayrıntılar daha sonra... :)

10 Mart 2008 Pazartesi

Bir Zarife Gördüm Ama Zilsiz'inden....:)

Öncelikle saat 13:00 de Taksim'de buluştuk Zilsiz Zarifem'le....Bir hayli zamandır görüşmeyi planlayıp planlayıp denk getiremiyorduk ve bu hafta çok önce plan yapmadan buluşmayı ayarladık ve sonunda başardık...Buluştuğumuzda ikimiz de çok heyecanlaydık... Buluştuktan sonra öncelikle birazcık dolaştık ve Diloşumla kuzimin düğünü için bana elbise baktık;sonra o bana aynı elbiseleri daha uygun fiyata Beşiktaş çarşısında bulacağımızı söyleyince bir yere gidip oturmaya karar verdik....

Aslında ben çok merak ettiğim için Mihrimah Sultan'a gidecektik ama hava o kadar güzeldi ki BAŞKA bir yöne yönelerek açık havada oturabileceğimiz bir yeri tercih ettik ve yukarıda resmini görmüş olduğunuz Limonlu Bahçe'ye gittik...İyiki de gittik çünkü küçük bir bahça içinde limon ağaçlarının arasında çok hoş bir mekandı...

Limonatalarımızı içerken bir hayli koyu bir sohbete daldık...Konudan konuya atladık :) BEn kendimi böyle sanırdım ama bir tek ben değilmişim meğerse :) Blog aleminden iyi anlaştığım kişiler arasındaydı ama bu kadar kafa dengi olduğumuzu,çok çok güzel vakit geçireceğimizi ve bu kadar güzel bir arkadaşlık kuracağımızı hiç tahmin etmemiştim..SAnki biz önceden de tanışıyorduk da sadece bir haftadır görüşmemiz gibiydi...
BEni beklerken Zarifem'in eline bir kart tutuşturmuşlar ve biz de bunun üzerine orayı bulup fal baktırmaya karar verdik...Arayışlar sonunda bulup önüne geldikten sonra hoşumuza gitmedi ve oradan uzaklaştık :) Napsak derken Yeşilçam Cafe^ye gidip kahvelerimizi söyledik... Kahvelerimizi içip kapattıktan sonra yanımıza orada fal bakan bir bayan geldi...İnanılmaz bir enerjisi vardı ve bizim fallarımıza baktı...Enerjisi öyle yoğun öyle pozitifti ki yanımızdan gittiğinde ikimizde bir hoş olmuştuk ve mutlu olmuştuk...
Daha sonra Beşiktaş'a indik ve Beyoğlu'nda beğendiğim elbisenin aynısını dörtte biri fiyatına bulduk... Şans işte....O işi de hallettikten sonra karnımızın çok acıktığını hissedip bir yere girdik ve kumpir yedik... Sonra oradan çıkıp Starbucks'a gittik ve kahvelerimizi aldık.... Saate baktığımızda 6 saattir birlikte olduğumuzu görüp zamanın nasıl geçtiğine şaştık kaldık...
Kahvelerimizi yudumlarken Kemo'yu bekledik...Sonra o gelince beni aldı ve vedalaştık arkadaşımla...
Bir de kendisi çok düşünceli bir insan gerçekten...Bana yeni iş hediyesi olarak çok tatlı bir kalemik almış;yanındaki küçük ayıcık da üstüne bastırınca şarkı söylüyor :) REsmini çekmiştim ama beceremedim;artık Kemo gelince atarsa bilgisayara inşallah....
İşte böyle çok güzel bir Cumartesi geçirdim;çok mutlu oldum ve çok eğlendim...Ayrıca da çok iyi bir arkadaş edindim...Eminim bundan sonra sık sık görüşeceğiz :)

10 Aralık 2007 Pazartesi

EBE SOBE,HAFTASONU,DENETİM,CUMA,ÖFF PÖÖFFF ANLATACAK ÇOK ŞEY VAR....


Evet bomba gibi fişşşek gibi bir dönüşle işte karşınızdayımmm... Anlatacak bir sürü şey birikti bi yerlerden başlamam lazım... Bu arada Börülcem beni sobelemiş bi de üstüne üstlük sanki yazacak çok az şeyim varmış gibi... Neyse efendim herşeyden kıssa kıssa çok kısa yazarak giriyorum mevzuya.
Öncelikleeeee.... Hepinizin denetimi merak ettiğini biliyorum ve fazla bekletmeden sonucu sizlere iletiyorum... Ohh beee diyebilirsiniz çünkü kazasız belasız atlattık mevzuyu... bu seneki denetçi abilerimiz pek insaflıydı yahuuuu valla ben ömrü hayatımda böyle rahat denetçi görmedim şeytan kulağına kurşun.Sağolsunlar pek uğraştırmadılar beni efendi efendi bitirdik denetimimizi hatta şunu şunu yapsanız iyi olur diye öneride bile bulundular bana o derece iyiliksever ve Kalite Yönetim Yöneticisi dostu kadim kişilerdi... Neyse bu kadar yalakalık yeter bitti işte.. Kendilerine bu hafta içinde belge yenilemelerimiz için bi kaç doküman göndericem sonra hepimiz ebedi huzura kavuşucaz....

Şimdiiiiii bu denetimin ardından böyle rahatladıktan sonraaa daha tabi işler peşimi bırakmadı henüz... Sen boş durma tubi dediler önüme bi dünya iş verdiler ben de onları bitirmeye çalışıyorum....


Öte yandan bayram için ne otobüs ne de tren bileti kalmadığından ötürüüüü şimdi bir gidiş yolu bulmaya çalışıyoruz.Araba falan ayarlayabilsek olacak aslında ama bize arabasını verecek kimseyi de tanımıyoruz ki..Umarım buluruz çünkü sevgilim üzülsün istemiyorum :(


Cuma günü kuzimin doğumgünüydü balık partisi yaptık akşam.bizim Samsun Yolcusu 12 de geldi yetişemedi ama ben ayıptır söylemesi karides ayıklamaktan bir hal oldum... Biz Kuziciğimle karides manyağı olduğumuzdan kendisi olayı biraz abartmış ama yine de manyak da olsak bitiremedik böcükleri.....


Cumartesi günü zar zor uyanıp (gecenin bir körü uyuduğum için kalkamadım tabi ) markete gidip o poşetleri zar zor eve taşıyıp ondan sonra da bir sürü güzel yemekler hazırladım... Valla kendi kendime hayran kalmadım desem yalan olur vesselam düper süperdü..... Tabi ki fotoğraf çektim size göstercem diye ama unuttum bilgisayara atmayı yine uffff..... :(


PAzar günü öğlen kalktık kahvaltımızı ettik cnbc-e de takılıp akaşamüstü çıkıp kuzicimlere gidip yemek yiyip tıs tıs geri döndük... Hımmm bir de Cumartesi günü taşıdığım poşetlerden dolayı hali hazırda boynumun feci şekilde ağrıdığını söylemeden edemeyeceğimdir....




Öyle işte son 3 günün özeti böyleyken böyle....



Gelelim Sobemize;


Ben Küçükken; feci derecede yaramaz, tombik yanaklı kıvır kıvır saçları olan herkese gülen tatlı,şeker feci güzel bir ız çocuğuymuşum ayıptır söylemesi... Hatta o kadar şirinmişim ki annemle sokağa çıktığımızda bizi yolda habire durdururlarmış bi sevebilirmiyim diye...


Sonra ben hep ananeme ya da babanneme yatıya gitmek ister kendimi götürttürürmüşüm sonra da ben annemi isterim diye tuttturup ağlar kendimi eve geri götürtürmüşüm... Heee bir de kandırılmaya hiç gelemez hemen intikamı mı alırmışım.Mesela rahmetli babannecimin hep anlattığı bişey vardı onu anlatıverem kısacık... Biz o zamanlar caddede oturuyormuşuz(Bağdat Caddesi) annem de o gün beni babannem bizdeyken ona emanet edip çarşıya kadar gitmiş. Biz de babannemle oturmuşuz camdan otobüs durağına bakıyoruz. (Annem orada inip gelecek ya o bakımdan). Neyse efendiimmm hah o otobüsten inicek hah bu otobüsten inicek diye babannem beni oyalarken ben kandırıldığımı farkedip çat diye kadıncağızın suratına tokatı yapıştırmışım. Niye yalan söylüyorsun annem gelmiyo kandırma beni diye. He bu olay gerçekleştiğinde 2 yaşında olduğumu da belirtmek isterim yani.... Bunun haricinde eve geldiğimde evimizin bütün odalarını tek tek dolaşır mutluluk çığlıkları atar sonra da odama gidip oyuncak sepetimi boşaltıp bütün oyuncaklarımı tek tek öpermişim...


Anneme çok düşkün olmamın yanında boğum boğum kollarım olduğunu da hatırlıyorum;bu yüzden yanaklarım ve kollarım hep ısırılırdı hele hele rahmetli amcam tarafından...


Aslında ben; göründüğüm kadar neşeli bir tip olmayabilirim. Çoğu şeyi içime atarım ve bunların dışa vurumuna çok az kişi şahit olur.... Zaten şahit oldukları zaman da inanamazlar sen bu kadar şeyi nasıl içinde taşıyıp da böyle etrafına pozitif enerji yayıyorsun diye..Ama yine de o pozitif enerjiyi içime çevirmeye çalışıyorum bugünlerde... Yani aslında ben biraz bencil olmaya çalışıyorum şu sıralar;becerebilirsem tabi ki....


İlk kopyam; kendi çektiğim kopyam değil başkasına verdiğim kopyaydı. Ortaokul 1. sınıftayken Coğrafya dersinde benden daha başarılı hiç kimse yoktu. Hatta Metin Hocamızın da artık canına tak etmişti sorduğu sorulara kimse cevap vermiyor diye;o yüzden hep beni kaldırırdı... Bir gün coğrafya sınavında kendi sınavımı bitirdikten sonra sıra arkadasımla kağıdımı değiştirmiştim o da geçsin diye... Hayatta girdiğim ilk girişimdi ve çok şükür ki yakalanmadım :S İkimiz de çok iyi bir not almıştık tabi ki... Bunun yanında üniversitede her sınava giderken hesap makinamın hafızasına kopya yazardım ama hiç kullanmadım;tırstım hep...(Hocam eğer okuyorsanız siz bunları duymamış olun olur mu :D )




En Saçma Huyum; aslında beni en çok kızdıran huyum aynı zamanda..Bir şeyi anlamadan dinlemeden pat diye karşımdakine patladığım çok olur. Sonra da özür dileyeceğim diye kedi gibi dolanır dururum peşinde ya da şirinlik yaparım. (Bilin bakalım en çok kime yapıyorum ??? )




Cep Telefonum;Sony Ericsson K750i dir... Hani bütün dizilerdeki oyuncuların elinde olan telefon var ya işte ta kendisi.. Ama onlar benden sonra aldılar yanlış anlaşılmasın. Kesinlikle şu anda piyasanın en güzel telefonu olduğunu düşünüyorum ve çok beğenerek kullanıyorum.



Aşk Bence; birine tutulduğunda ondan vazgeçemeyecek kadar gözünü karartmak ve onun için hayatın önüne çıkaracağı bütün zorlukları göze almaktır..Onun gözlerine baktığında derinliklerinde kaybolmaktır..Aşk onunla arana hiç birşeyin hiç kimsenin giremeyeceğini bilmek ama ya öyle bişey olursa diye de bir yandan için içini yemektir. O yanında olmayınca ona sarılıp uyumayınca delirecek gibi olmaktır... KISACASI; Benim için AŞk Kobacan'dır.. (Hayır yani bunu bildiğiniz halde niye soruyosunuz anlamıyorum ki burda aşkı açıklayacam diye bizim Ağır Abi'yi yine soktuk havalara :D halbuki ben bi iltifat duyacam diye ne maskaralıklar yapıyorum yaww )

En Sevdiğim Bloglar; yanda görmüş olduğunuz bloglardır.. Her gün işe gelir gelemz ilk iş olarak sabah çayımı yudumlarken hepsini tek tek dolaşmak ve de yeni şeyler var mı diye bakmak oluyor. Ve biliyor musunuz bunu iki elim kanda dahi olsa yapıyorum;kıymetinizi biliniz yani :)


ayhhhh..... valla parmaklarım yoruldu yazmaktan yaaa amma çok biriktirmişimm beeee... (Bunu hangi tonda söylediğimi biliyosunuuzzz :D )


Hadi şimdi siz bunu okuyun sindirin ben yine yazıcam... İyi haftalar dilerim....


Not: En üstte görmüş olduğunuz resimde Seçillcim ve benim denetimden sonra çekilmiş resmimizdir..... :)



19 Kasım 2007 Pazartesi

Aman Adanalı,Canım Adanalı Ben Sana Yandım Güzel Delikanlı...

Çok hareketli bir Cuma,Cumartesi geçirdikten sonra dün bütün günü evde kendimi devirip film izleyerek geçirdim. Hatta sanırım fazla yatmaktan dolayı da böbreğimi ağrıttım. Onu da aştım hiç bi iş yapmadığım için uykum gelmek bilmedi ve gece 01.30 da ancak uyudum..Şimdi ne halde miyim ? Hadi bir tahmin edin.Geç yatıp erken kalkan Tubik uykusuz,suratsız,yorgun olmaz da ne olur ??? Valla başka hiç bişey olmaz bugün benden....

Hee bu arada Cumartesi günü bilogum karartma altına alınmıştır.Kocam olacak Kobacan sen tut benim blogumu hackle (kızmış bana sen misin kocayla dalga geçersin böyle yanlış anlaşma olur işte) Ben girdim bakıyorum maillerime bi baktım mail baksımda HACKED BY MKA ...Anam dedim bu ne şeek şakası mı ? (Töbe haşa asla sana eşek demem kocacım bunu deyim olarak kullanıyorum.) Sonra yazdım adresimi simsiyaaahhh bi sayfa...Bir de anayasa metni (MKA Anayasası bu ) Anaaammm bu ne...Okudum okudum.Koca sinirlenmiş kızmış. (Siz bakmayın benim kobacanın öyle sakin,sessiz,mülayim bi adam tavrı hali içinde durduğuna aslında gayet ADANALı dır kendisi.Zaten bundan sonra ağır abi diye de bahsedicem kendinden...

Neyse efenim ne diyordum. Ben bi gördüm hemen koşa koşa oturma odasına.Gerçi bir ara arka odaya gelip kapıdan yan ağız napıyosun diye gülüşünden anlamalıydım olayı.O sıra daha elektronik postalarımı açmamıştım. Dedim Kobacan sen naptın ver şifrelerimi.Verirsin vermezsin derken vermedi tabi.Zar zor ikna ettim valla...Ama bundan sonra akıllı olacam kocamı kızdırmıycam....

Ya ben aslında size nişanı yazacaktım,nasıl horon çektiğimi, tepsi tutuşumu çeyiz sandığı konusundaki atraksiyonlarımı...Ama araya bu olay girince yazamadım tabi.Çünküüüü nedeeeennnn kafa kalmadı bendeee..Zaten uykum da var...Heh ne diyodum;yarım saat önce içmeye karar verdiğim ama hala başaramadığım kahveyi almaya gidiyorum mutfaktan.
Bu arada böbreğim soldan soldan yine dürtüklüyo beni;ağrıma bak fena bozuşuruz.Bu belimdeki korse tutsun mümkünse seni sıcak sıcak.Uğraşamıycam şimdi iki büklüm sürünmekle oldu mu anacım?Hadi canım zora sokma beni....

16 Ekim 2007 Salı

Reklam Tadında Bir Ohhh Beee....

Allahım sen günah yazma Yarabbim ama Ramazan boyunca bütün gün sersem sepelek dolaşmamın tek sebebi anlaşıldı. Bünye sabah çayı ve saat 10.00 gibi içiln kahveden yoksun kalınca benim elim kolum bağlanıyormuş ben ona emin oldum artık :) Şimdi iki gündür gecee geç de yatsam sabah çayımı içiyorum ya mutluyum huzurluyum süperim valla :)

Gelelim görüşmeyeli neler yaptığımıza...Valla bayram telaşesi malum..Bu bayram İstanbul'da idik. Adana'ya gidemedik. Aile büyüklerini gezdik,el öptük Kemocanım bol bol tatlı yedi hatta az kalsın şeker komasına falan gircek diye korktum. İşin komik yanı o kadar yiyip yiyip buna rağmen çok aşırı kilo almayışı kendisinin..Ama gıdığı çıkmış hihihih ( Bak ben bunu söylemiycektim kızacak şimdi bana kocamcım, ama napim tombalak koca göbekli bi adam olmasını engellemem lazım) İlk günü böyle geçti gitti...
İkinci gün sabahı korkunç bir gökgürültüsü sesiyle uyandım...( BEn biraz tırsarım da gök gürültüsünden; tamam biraz değil bir hayli.. ) Ama baktım şakır şakır yağmur yağıyor ohh dedim...Yağsın yağsın...Sonra sabah kahvaltısının ardından (ki bizim annemlerden çıkmamız 2 yi geçti sanıyorum ) dedeme gittik...Sonra evimize döndük;evde film keyfi yaptık. Testere diye bir film vardı ya hani;ben onu böyle ruhlu kanlı bir film sanıyordum ama aslında direk psikolojik bir filmmiş.Hele filmin sonunun bağlanışı çok güzeldi şahsen biz çok etkilendik...Hatta uyumaya yatıp bir süre daha bayağı bir yorum yaptık film konusu üzerinde....(Tamam kabul film yine biraz şiddet içerikli bir filmdi yan, kanlar manlar vardı ama konu güzeldi yani benden tam puan aldı şahsen )
Bayramın son günü akşamı kardeşim İzmir'e döneceği için annemlerde toplandık.Babam balık almış onları yapacaktık...Bize hamis buğulama ve mezgit tava yaptı...Ben de bol salata yaptım süper oldu..Ben normalde pek hazetmem hamsiyi buğulama şeklinde yemekten ama bu sefer yedim güzel olmuştu. :) Sonra kuzenim aradı babamlara ziyarete geleceklermiş bayram için Mert bebeği de getirdiler...BEn kuzen halası oluyorum kendisinin :) Bizim ailede bu sene çok bebek oldu maşallah bol bol mıncıklıyoruz kendilerini...
Pazar akşamının ardından yattık uyuduk kalktık işimize geldik. Başladık yine çalışmaya.Yani kürkçü dükkanına dönüş yaşadık.Ama olsun 2-3 gün iyice dinlendik..Sonra dün Kemocan aradı;
iş yerinden arkadaşı bizi monopoly oynamaya davet etmiş. Gittik pizza ve patates kızartması yapıp yemeğimizi yedikten sonra monopoli oynadık ve saat 12.00 gibi ordan kalktık. Çok uykum olmasına rağmen saat 01.00 buldu uyumamız ama bu sabah yine de dinç uyandım.Nedeeeennnn çünkü sabah gelince sıcacık çay içme şansım vaarrr :)

He bu arada son gelişmelerden haberdar edeyim sizi bari...Şimdi bizim şirkette bugün yeni bir teyze çalışmaya başladı. Hamiyet Hanım.(Daha doğrusu bayağı bayağı Hamiyet Teyze kendisi) Bundan sonra şirketin çay,kahve servisi ve temizlik işlerinden kendisi sorumlu olacak..ohh be en azından ofis boyluk yapmaktan kurtuldum (Seçil bu aralar izinde olduğundan dolayı onun yerine telefonlara ben bakıyorum..Yani şu aralar kendimi bir nevi Mühendis-Ofisboy-Sekreter karışımı bişey gibi hissediyorum ama neyse ki yarın dönüyor. :) SAnırım bu Hamiyet teyze işine de en çok o sevinecek daha haberi yok çünkü )

Bunun haricinde ciddi şekilde FACEBOOK olayına sarmış durumdayım. Kimleri buldum kimleriiii....Tabi soyadımın değiştiğini görenler önce bir dumur oluyorlar ondan sonra kendilerine geliyorlar...
işe böyle...Son hal ve vaziyetlerim bu durumdadır sevgili kardeşlerim....Bir daha ki yazımda görüşmek üzere esen kalın.... :)

25 Eylül 2007 Salı

6. Ay Dönümü,Vapur,Gülhane Parkı,Sultanahmet....

İşte geldim burdayım....Aslında dün yazacaktım ama resimsiz olmaz dedim bugüne bıraktım..Eee özlediniz mi bakim beni? :) Bunalımlı geçen geçtiğimiz haftanın ardından çok iyi hissediyorum kendimi..Çok mutluyum,huzurluyum...Umarım böyle devam eder bu ruh halim...Tek sorunum biraz uykusuz olmam ama olsun,en büyük sıkıntımız uykusuzluk olsun di mi ama :) Eveet işte geçen Pazar günümün özeti....
Pazar günü (23.09.2007 ) bizim evliliğimizin altıncı ay dönümüydü..Kobacan Cumadan bana seni gezmeye götüreyim Kadıköy'e demişti.Nostalji yapacaktık ama sabah kalkınca fikir değiştirip Sultanahmet'e gitmeye karar verdik. Hani hazır Ramazan ayı da mevcudiyetini korurken bakalım nasıl oluyormuş diye...Bindik trene indik Haydarpaşa'ya koştuk hemen motora atladık :)

Ben tabi biraz çılgın bi kişilik olduğumdan tutturdum yukarda oturucam diye bu resmi çektirirken yedim boğaz ayazını dondummm :)

Sonra Eminönün'ne yanaşırken bu gemiyi gördük...Kız sen ne süslü şeysin öyle bayıldım valla :)

Sonra Eminönü'den yürüdük yukarı doğru,saat daha erken olduğu için Gülhane PArkı'na girdik. Geçen sefer sonu nereye çıkıyor görememiştik bu sefer öbür ucuna kadar yürüdük.Sanırım Sarayburnu idi orası...


İşte bu yolu yürüdük :) Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkındaaaaaaaa.... :) Orda bi adama at kestanelerini topluyordu.Kocamanlar ama bir görseniz.Ben dedim ki soralım çünkü bildiğim kadarıyla yenmiyor. Meğersem onu kaynatıp içince şeker hastalarına iyi geliyormuş.Bir şey daha öğrendim bak görüyo musun...




Gülhane Parkı'nda minyatür bir Galata Kulesi vardı. Kemocanım beni Galata Kulesi yerine bununla kandırdı gel resmini çekeyim diye....Ben de onunkini çektim tabi :)



Sonra Yerebatan SArnıcı'na girdik...Rezil İstanbul'lu ben daha hayatımda ilk defa girdim...Çok büyüleyici bir havası vardı..Ama her dakika da gidilmez yeter bi kere;klostrofobik olurum sonra :P




Ordan çıktık Sultanahmet Meydanı'na gittik.CAminin ordaki sıra sıra banklarda oturup dinlendik.Yoldan geçen turistler hakkında yorum yaptıkk (Ay ne ayıp cık cık cık ) :)




Sonra iftar saatine doğru önce ne yiyeceğimize karar verdik ve yemeklerimizi alıp piknik moduna geçtik :) O kadar kalabalıktı ki anlatamam.....

Burda bizim Kobcan artık iftar olsun diye bekliyor...Zavallı kocacım çok acıktı,ama haklı çook yürüdük....


Şekilde görüldüğü gibi ben burda donuyorum :) Ama ciddi soğuk vardı hatta iftardan sonra yemek yediğim için ciddi ciddi titremeye başladım...Sonra Kemocanım bana sahlep ısmarladı.. Off çok güzeldiiii....Ondan sonra nargile içecekti ama çok kalabalık olduğu için gitmeye karar verdik.ÇAyımızı da vapurda içeriz dedik ....



Sonra Osmanlı macunlarımızı aldık..Kemo yiyemedi çok geldi ona ben de kendiminkini bitirdim onunkinden de azıcık yedim ama yemesem iyimiş.Fazlaca yoğun bişey midem bulandı Kobacan bana güldü :) SonraTramvaya bindik,Eminönü'nden vapura...Vapurda dışarda oturduk;dona dona çayımızı içtik....(Nihayet bu keyfi yaşadım ) Manzarayı seyrede seyrede Kadıköy'e geçtik.Sonra evimize ulaştık...
Eve geldiğimizde soğuktan kıpkırmızı olmuştum ve de başım felaket ağrıyordu.Eh tabi o kadar soğuğu yersen olacağı bu Tubik migrenin tutar.Ama olsun değerdi;çünkü çok güzel bir gün geçirdik ikimiz için de iyi oldu..Tabi bu yorucu günün sonunda kafamı sıkı sıkı sarıp saat 21.35 civarı kendimi yatağa attım ve huzurlu bir şekilde uykuya daldımmmmm..Artık kendimi iyi hissediyorum...
Herkese iyi bir hafta dilerim....







21 Eylül 2007 Cuma

Haftanın Sonu Yazısı....



Benim günüm canım günüm...Bu akşam eve gidicem,iftardan sonra elime çayımı alıp keyfimi çatıcam...Hatırla Sevgili'yi izleyeceğim...Geç yatıp geç kalkıcam kendime bir jest yapıcam...Sonra kalkınca kuaföre gidp saçlarımı kesitiricem çok kırıldılar..Sonra kocacım beni Pazar günü gesmeye götürücek;Kadıköy'e gidicez, birlikteliğimizin ilk zamanlarındaki gibi...Sahi biz ilk buluştuğumda da Ramazandı :) ... Sonra belki sinemaya gideriz.. Modada yürürüz,hava güzel olursa belki akşam da oralarda oluruz...Yani biraz nostalji yaparız.Elimi ilk tuttuğu sokaktan geçer;sahil boyuna uzanırız...
Bütün Hafta boyunca bunalım takıldığımın farkındayım;ama bu haftasonunu iyi bir şekilde geçirip kendime gelmiş olarak dönmeyi umuyorum...Pazartesi neşeli Tubikko olarak dönmek umuduyla şimdilik hoşçakalın...Hepinize iyi haftasonları dilerim canlarım....

14 Eylül 2007 Cuma

YİNE SOBELENDİİİM :)

Fikriminİncegülü nün bugün yazdığı postu okurken okurken yazının sonuna geldim o da ne!!! O da beni sobelemişşş... Konu yapmayı sevdiğimiz 3 şey...Gerçi bu konuda daha Önce Mutluluk Listem Başlığı altında bir brifing vermiştim ama bu en sevdiğimiz üç şey olduğu için tekrardan yazmam lazım...Hem İncegül Ablam Bu kadar Ebelemiş beni ayıp şimdi yazmamak :)

Başlıyorum....


1) Kış Ayazında Vapurda İstanbul'u izlemek : Of off bir de şöyle ellerimi ısıtacak sıcacık bir çay varsa yanında....Eski işyerimde karşıdaydı; normalde Mecidiyeköy'e çift katlı otobüsle giderdim ama bazen sırf keyif olsun diye sabahın o körü Kadıköy'e iner.Ordan Vapura binip Beşiktaş'a geçip ordan geçerdim...Yol uzardı ama olsun hiç önemli değil...Çünkü kendimle başbaşa kalıp o boğazın sert havasına karşı çay içmek benim için çok büyük bir keyif.. Ohh havalar da soğuyor; ben yine bu keyfi yapıcam...Bir de Vapuru takip eden martılara simit atmak var tabi onu dayapmam lazım :) Aslında denizle ilgili herşeye aşığım ben...

2) Pasta ve Tatlı Yapmak: Bir tatlı delisi olarak yemenin haricinde değişik pastalar yapmayı inanılmaz severim. Bu konuda da gerçekten iddialıyım..İyi olduğumu da düşünüyorum... Diloşum ameliyat olduğunda eve ziyarete giderken ona çilekli bir Cheesecake yapıp götürmüştüm.Hatta ona mms atmak için resmini de çekmiştim gitmeden evvel ama bulamadım şimdi bak görüyo musun hay Allah... Neyse başka zaman gösteririm size marifetlerimi....

3) Sinemaya gitmek: Ama bunun özel bir koşulu var. Sinemaya giderken yanımda bulunması gerekenler: Kobacanım, gözlüğüm (miyopum da uzağı göremiyorum ve gözlüğü sadece TV ve sinema izlerken kullanmayı tercih ediyorum), kocaman patlamış mısırım ve suyum... Bir kere birinci unsur olmadan (KOBACAN) sinemaya gitmem. Çünkü o hayatıma girdiğinden beri bütün filmlere beraber gittik.Hatta nişanlıyken o kadar çok sinemaya giderdik ki artık annem isyan etmeye başlamıştı bizim haftasonu sinema seanslarımızdan.BEn o geldiğinden beri hiç onsuz gitmedim. Ama o alçak sanırım gitmişti bir kere Ankara'da mı ne hatılamıyorum;ben çok bozulmuştum... Mısır olmadığında ise huzursuz olurum ciddi ciddi. Ay bak görüyo musunuz şimdi oruçlu oruçlu canım patlamış mısır istedi. Akşama iftardan sonra yapayım olmazsa.Hatırla Sevgili de başlıyor zaten keyif yaparım azıcık :)

İşte böyleeee....Şimdi Ben deeee NaGiS'i,Chido'yu ve deeeee ZilsizZarife yi ebelediiiiiimmmmm...

Hadi bakalım yazın yapmayı en çok sevdiğiniz üç şeyi....

Dip Not: Bugünkü Cuma yazısı bu olsun.Ramazan münasebetiylen birazcık durgun bir ruh hali içindeyim ve muhtemelen haftasonumu evde iftar yemekleri ve tatlı denemeleri yaparak geçiricem :) :) :) Hepinize iyi bir haftasonu diiliyorum...Pazartesi görüşürüz...

10 Eylül 2007 Pazartesi

Beklenen Haftasonu Yazısı :)

Eveeeettt nihayet resimleri bilgisayarıma attım ve haftasonu yazımı yazıyorum :) Hatırlarsanız geçen cuma haftasonunu sakin bir şekilde evde geçireceğimizi söylemiştim. Nerdeeee durur muyum hiç? :) Bir kere zaten Cumartesi sabahı için kahvaltı organizasyonu vardı biliyorsunuz.Onun için misafirlerime bir sürpriz konuk daha eklendi ve Sema Ablacım da bize katıldı.
Solda görüyorsunuz resmi;çıkartabildiniz mi kim


olduğunu? Uğraştırmadan ben söyleyeyim kendisi benim yengem olur.En büyük kuzenimin eşi Sema Şimşek Hakkı. VE evet bu durumda Burak Hakkı benim teyzeciğimin oğlu oluyor. Hani tatile gitmiştim ya Saroz'a o teyzemin. Neyse efendim fazla reklam yapmamak lazım. Sema ablacım dört buçuk aylık hamile şimdi.Bizim ailenin ilk yeni kuşak torunu yolda.Allah nazarlardan saklasın Yarabbim :)




Neyse....Misafirlerim geldiii ve onlara aşağıda resimlerini görmüş olduğunuz sofrayı kurdum :)
(ARka fonda görünen ananem)









Güzel bir kahvaltı ettik.Onun ardından da kahvelerimizi içtik.Sohbet ettik;bir arada olmak çok güzeldi.Uzun zamandır böyle kalabalık olmamıştık özlemişiz birbirimizi.






Soldan Sağa; Annem,Sema Ablam,Arkadaki Zıpçıktı ben zaten,Ananem,Ortanca TEyzem(Ortanca diyorum çünkü 3 kardeşin en küçüğü annem),Büyük Teyzem (Saroz'daki)....




Sonra Cumartesi akşamı Kemo'nun patronunun kızının doğumgününe gittik.Çok bıcırık bişey feci şekerdi. Evimize geldik film gecesi yaptık. Öncelikle Boş Oda (No Vacancy)'i izledik (feci güzel bir film şiddetle tavsiye ederim) Sonra da Taş Meclisini izlemeye başladık ama koltukta uyuyup kalmışız.


Ertesi sabah kalktık; kahvaltımızı ettik biraz evi toparladık.Ondan sonra annemler ardı onlara sabah kahvesine gittik balkonda Adalar'a karşı içtik kahvelerimizi. Sonra balıkçı geçiyordu koştum balık aldım kendimize bir haftadır balık balık diye dolanıyordum da :) Ondan sonracığımaaa annem dedi ki Burak Abinler de kahveye geleceklermiş. İyi dedik görelim madem ne zamandır görmedik. İşte geldiler ettiler.Sonra karnımız acıkmaya başladı hadi dedik çayın yanına bişeyler alalım. Bunun üzerine Kemo,Burak Abi ve ben Maltepe SAhildeki Pelit'e gittik. Bu arada annemler de Senem Abla'ya (Burak'ın kız kardeşi aynı zamanda anne tarafında tek kız kuzenim ki zaten topu topu 3 kızız,Senem ben kardeşim) ev tutmaya gitmişler.Çok güzel bir yerle anlaştılar bizim orda. Bu arada TEyzecime de ev beğenmişler ona da burdan ev alacaklar.Bu durumda herkes bir araya gelmiş oldu çok güzel oldu :) Zaten haftasonlarımızı birlikte geçiriyorduk ama gidilecek alternatif sayımız arttı :) :) :)


Bu resim e annemlerin balkonda kuzenler buluşması; yine soldan sağa Diloş ( O kuzen değil ama en yakın dostum ayrıca yakında gelinimiz olcak hihihih ),Kemocan, Tubi, Burak Abi,Kuzi Big Brother, Senem,Annem......

SOnracığıma evimize gittik.Diloşum ve Kuzum Kuzim de geldiler Taş Meclisi'ni izledik birlikte ve ben bir kez daha kitabını okuduğum filmleri seyretmemeye karar verdim. Çünkü hayal kırıklığı oluyor. Sonra balıklarımızı pişirdik;yemeğimizi yedik ve biraz sohbetin ardından Diloşumun ertesi gün uçuşu olduğundan onlar da evlerine gittiler ve haftasonunu böylece noktaladık...

Ay amma uzun sürdü anlatması yahu :) :) :) İşte böyle canlarım,çikolatalı ıslak keklerim,m&m's lerim...BEnim haftasonum da böyle geçti....

7 Eylül 2007 Cuma

CUMA DELİSİ...



Merhabalar Blog aleminin tatlı,huzurlu,neşeli ve de az buçuk kaçık insanları,Merhaba Dostlar ve KArdeşler, SAna da Merhaba Kobacanım

Bugün Cuma olur da Tubik bugün için post yazmaz mı,bugün uğruna destansı yazılar dökmez mi( Mutlucum biliyorum şu anda beni öldürmek istiyorsun çünkü bana yarın iş yok ben bugünden başladım keyiflenmeye :) ) ....
Evet arkadaslar; duyduğuma göre haftasonu havalar burada kapalı olacakmış. Yağmurlu iki gün var yani.Ohh süper valla;artık üşümek istiyorum hatta böyle mont falan giymek istiyorum.Bıktık artık sıcaklardan ve kuraklıktan memleketimize biraz yağmur yağsın değil mi ama canlarım?

BEn de bu haftasonunu evde geçirmeye karar verdim.Zaten Kobacan hasta;üşütttü benim narin kocam (yorgan kavgası malum :) ) O yüzden onu yoğun bakıma almak niyetindeyim;azıcık nazlayayım koca bebeğimi bak bugün sabahtan işe bile gidemedi. Bunun yanında yarın sabah kahvaltı olayımız yine kızlar matinesi gibi...Büyük teyzem geldi Saroz'dan aile meclisinin kadın eşrafı bizde toplanıyo ve keyifli bir kahvaltı sofrası kurmayı planlıyoruz.Hatta eğer fırsat bulursam soframın resmini çekip haftabaşı yazıma koyup size göstermeyi düşünüyorum.

Sonracığıma Kemonun patronunun min mini kızının ( nın nın nın amma uzun bir cümle oldu bu böyle ya) doğumgünü varmış yarın akşam işyerinde ona davetliyiz.Bir uğrarız heralde)

Bunun dışında klasik eylemler içine giricem.Evi toplar temizler;biraz yemek yaparım.Hav hazır serinken şu ütü işini hallederim. Sonra da televizyon karşısında pinekleriz berabercene....

Şimdilik düşüncelerim bunlar.Son dakikada bir atraksiyon olmazsa bu şekilde uygulanacak. :)
Hepimize iyi haftasonları diliyorum sevgili blog arkadaslarım, kardeşlerim, böcüklerim, çiçeklerim....

Kocaman Öpüldünüz......


3 Eylül 2007 Pazartesi

Harika Bir Haftasonunun Özetini Okumak İsteyenler Toplaşsın Burayaaa :)






Herşey Cuma akşamı ani bi kararla kuzilere gitmeye karar vermemizle başladı.Hadi dedik giderken Monopoly'i de alalım da eğlenelim biraz.
Demez olaydık.İLk etapta gülmekten geberiyorduk neredeyse;acaip eğlenceliydi.Hatta bi ara baktık masa ciddi ciddi kumar masasına dönmüş al gülüm ver gülüm şeklinde :) Tabi bi süre sonra bu gülüşlerimiz yerini hüzüne bıraktı çünkü Alçak Kemocanım oyunun sonuna doğru bütün kartları ve nakit paraları ele geçirmiş,bütün istasyonlarımıza el koymuş ve bu garip üçlü bitap duruma düşmüştü.O kadar tehdit ettim ama yemedi;yine bildiğin okudu....
Ama çok güldük çok eğlendik hatta bi resmini çektim oyun sonunda önünde kartları ve parasıyla ama bilgisayara atmayı unuttuğum için şimdi koyamadım buraya.
Cumartesi günü ananeykom geldi kahvaltıya sonra karşıya gidecekti onu yolcu ettim.Sonra kardeşim geldi onla lak lak ettik;diloşum geldi ardından da akşama kadar hep beraberdik.Akşam hep birlikte yemek yedik.Sonra yine Kuzum kuzilere film izlemeye gittik.Ben illa korku istiyorum dedim zaten öteki filmler de bir arada izleyebileceğimiz gibi değildi.Aman var ya izlemez olaydık.SAnırım sinemalarda da oynuyor.Kırılgan diye bir korku filmi.BEn fragmanlarına aldanıp güzel olduğunu sanmıştım ama ömrümde böyle saçma sapan bir film görmedim.Çok zorlama olmuş;korkunçtu hakkaten ama yapımcının ya da senaristin düştüğü durum korkunçtu :) Yani boşuna para vermeyin derim benden arkadaş tavsiyesi.
Sonra Pazar günü 11.30 da uyandım;kalktım kahvaltı hazırladım.Ettik falan derken babam aradı.Çay içmeye gelicem diye (annem tatilde de ) çayı yeniledim.babam geldi oturduk muhabbet eettik çayımız içtik sonra o gitti.
Bizim canımız sıkıldı tabi napsak napsak Ugur'la Muzi'yi aradık.Onlarla buluştuk.Bu arada Ugur benim üniversiteden sınıf arkadasım olur.Onlar da yeni evlendi bir buçuk ay oldu. CAddeye gittik hep beraber yemek yedik.Sonra bindik arabaya idealtepe sahilde bi çay bahçesine gittik oturduk.Beyler tam tavlaya başladı keşke bize gitseydik dedi Muzi ne güzel çay yapcaktım size.Hadi dedik kaçıyoduk tam garson geldi nereye gidiyosunuz dedi.Kemocan acil telefon geldi gidiyoruz dedi.Biz güle güle kaçtık :)
Sonra bizim eve uğrayıp Monoply'i aldık.Gittik Ugur'lara çayımızı demledik; balkonda kurduk monopolyi yine.He heee bu sefer süperdi ama Kemo ile Uğur'u çok feci şekilde hezimete uğrattık. Kızlar olarak oyunun galibi biz olduk :) Sonra Uğur bizi evimizie bıraktı. Tubik Kemocanın gömleklerini ütülerken kocası da biraz Tv ye baktı.Sonra da ertesi gün iş olduğu için yattık uyuduuuukkkk :)
Çok güzel bir haftasonu geçirdiğim için kendimi çok iyi hissediyorum bugün.Pazartesi sendromu falan yok yani....Herkese iyi bir hafta dilerim....Görüşürüüüzzzzzzz

31 Ağustos 2007 Cuma

:) :) :) Tatlı Cuma :) :) :)


Ohhh yine cuma geldiiii.....Gerçi bu hafta çok güzeldi bi gün geldim bi gün gelmedim derken toplamda 3 gün işe geldim.Ay keşke böyle olsa o zaman hiiiççç strese girmem valla :) Bu arada en sonunda E-plan öğrenmeye başladım.Şart koştu patron malum;hiç kaçışın yok öğreneceksin diye.BEnim de kaçtığım yok zaten kesinlikle öğrenmek istiyordum ama işten güçten fırsat olmuyordu ki. :) şimdilerde biraz boş kaldım da yavaş yavaş çalışmalara başladım.Notlarımı falan düzenleyeceğim önümüzdeki hafta.Kendimi üniversitedeki gibi hissettim bir an....Hey gidi günler heeyyy....
Bu arada blog dünyasındaki komşularımc arasında bir ebelemek,sobelemek,mimlemektir gidiyor valla.Ben çok seviyorum bu muhabbetleri,gülümseyerek okuyorrum hepsini.Ama bizi ebeleyen sobeleyen yok valla hıh küstüm işte size ben de....
Neyseee....İlaçlar işe yaramaya başladı.Kanım canım yerine geliyo valla enerjim falan yükseldi bugün mutluyum huzurluyum neşeliyim :)


Siz de iyi olun tamam mı??? Herkese iyi haftasonları diliyorum..Görüşürüz şekerleeeeeerrrrrr














27 Ağustos 2007 Pazartesi

Neler Oluyor Bana???


Biliyorum artık bunu söyleye söyleye herkesi bıktırdım ama tekrarlamak zorundayım.Kendimi gerçekten feci şekilde yorgun,bitkin halsiz hissediyorum.Sabah yine dayak yemiş gibi kalktım yatağımdan.sürünerek tabiri caiz ise. Sonra da zorla yürüdüm trene,trenden inince işyerine yürüdüğüm o beş dakikalık yol bile zulüm oldu bana.Vücudumda bir gariplikler döndüğünün farkındayım aslında bir zamandır ama hastanelerden pek hoşlanmadığım için ve de iş yoğunluğundan hiç vakit bulamadım.Ama artık bugün karar aldım,hazır bu aralar sıkışık değilken ve de kendimi halsiz hissederken( Çünkü biliyorum bu halsizlik hali geçtiği anda ben yine sallıycam doktora gitmeyi) yarın sabah için doktora randevu aldım. Bakalım bi gidelim de doktor bey amca görüversin ne alemde olduğumuzu.

Umarım önemli birşey çıkmaz ve de şu halsizliğim için bir çözüm bulunur da ben de işime gücüme bakarım.Çünkü balık gibiyim zaten şu an ekrana çevrilmiş gözlerimle.Mesela internetten bişeye mi bakmam gerekiyor,daha explorer sayfasını açana kadar unutuyorum ne olduğunu.Yani 15 saniyede falan. Sonra elim işe güce gitmiyo,böyle hep uyumak istiyorum. Neyse sonuçta bu kadar destan yazmaya gerek yok bu konuda.Yarın doktora gidince görücez neyimiz varmış. Bu arada haftasonundan özetler geçeyim.

* Misafirlerimi alnımın akıyla ağırladığımı sanıyorum umarım memnun kalmışlardır.
* Cumartesi akşamı sahile pikniğe gittik, güzel bir akşamdı.Dönüşte de saat 3 e kadar oturduk balkonda en sonunda dayanamayıp yattık beylerse 4 e kadar sohbet etmişler Allah muhabbetlerini bozmasın.
* Artık deep-freeze de adana'dan gelme dolmalık minik patlıcanlarım var. :) :) :)
* Cuma günü yapacağımı söylediğim kızartmayı Pazar günü yaptım gerçekten çok beğenildi; benim kobacan parmaklarını yiyordu. ( Bu arada hızla kilo alıyor ya benim ince uzun kocacım :( )
* Küçük pisiler cumartesi günü arka apartmanın bahçesinde otların arasına bırakılmış kanepeye transfer edildi.Aslında hiç istemiyordum ama arka balkon cidden kokmaya başlamıştı çünkü çiş yapmayı öğrendiler.Kışlık giysilerimiz arkadaki dolapta olmasa umursamayabilirdim ama cidden mide bulandırıcı bir koku olmuştu.Vicdan azabı çekmedim değil ama sonra baktım mutlu mesut oynuyorlardı.Yalnız cadoloz annelerinin ilk etapta bana çok sinirlendiğini ve balkondan dışarı ona bakarken bana nasıl haince göz attığını görmenizi isterdim. ;)
İşte böyleeee..Haftasonumun özeti ve de haftabaşı ruh halim.Hepinize iyi bir hafta diliyorum.
Öpüldünüz şekerler.........