* Hayatimdaki en büyük bosluk doldu.Anne olarak karsiladim yeni yasimi...
* Universiteden mezun oldugumdan beri ilk kez bu kadar uzun süre evde oturdum.
* Bir insani birey haline getirmenin ne kadar zor ve sabir gerektiren bir iş oldugunu deneyimleme firsatina sahip oldum
* Karsiliksiz sevginin ne kadar buyuk bir mucize oldugunu hissettim.
* Sevdiklerime daha bir kucaklayarak sarilmayi ogrendim.
* Omru hayatimin en yuksek kilosuna cikip da inerken tartida 7 li rakamlara sevinilebilecegini ogrendim.
* Cennetin de cehennemin de insanin icinde oldugunu ogrendim..
* Sevdigin dostlar tarafindan yapilan bir surprize nasil cocuklar gibi sevinilecegini ogrendim.
*Evdeki huzurun en buyuk zenginlik oldugunu deneyimledim...
Otuz yili bitirirken ben kendimin herseyden daha degerli olmasi gerektigini, ben iyi olursam herseyi daha iyi hale getirebilecegimi kesfettim...Ve gelecek gunlerin artik tamamlanmis bir aile olarak cok daha guzel olacagini...
farkına varmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
farkına varmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Nisan 2012 Cumartesi
30 Temmuz 2010 Cuma
İSTANBUL'A...
Tenimde sabah güneşi, saçlarımda Boğaz'ın rüzgarı, denizin orta yerinde, vapurun en tepesinde, kulağımda çok sevdiğim bir ezgi... Yarım şekerli keyif çayım ve ben... Ne kadar uyumlu bir çift olduk şu manzaraya karşı...
Akşamları vapurun peşinden çığlık çığlığa gelsin diye yalvardığım ama gelmeyen martılar sabah açlığından olsa gerek Haydarpaşa'nın çıkışına kadar yolcu ediyorlar beni kocaman kanatlarıyla... El sallıyorum onlara; yarın yine görüşürüz...
Biliyorum başka hiçbir şehir yaratamaz bu duyguyu bende.. Hiçbir başka ülkede yok bu tılsım... Sırf seninle yaşıyoruz diye sunmuyor musun bunca sıkıntıyı bize be İstanbul?
Sadist mazoşist bir ilişki oluşmuş aramızda... Sen can yakmaktan hoşlanıyorsun; bizse senin tarafından acıtılmaktan ... Ama o kadar nefes kesici oluyorsun ki zaman zaman, değer sana be güzelim... Sırf insanı sarhoş eden bu rüzgarın için bile değer sana..
Çok zorlanıyorum bazen.. Kendimi tanımlamakta, yakınlarıma kendimi anlatmaya çalışmakta.. En zoru da ne biliyor musun? Zaman zaman içindeki coşkuyu, aşkı, hüznü, siniri karşındakine ne kadar istesen de anlatamıyorsun... Bazen senin çocuk gibi heyecanlanarak paylaştığın şeylere insanlar öyle boş gözlerle bakıyorlar ki pırıltını söndürüyorlar...
Seni bir de bunun için seviyorum.. Sözcüklere ihtiyacım yok sana içimdekileri anlatmak için... Yüreğimdekileri rüzgara bıraktığım an ruhumu okuyorsun sen benim...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
farkına varmak,
hayata dair,
huzur
5 Ekim 2009 Pazartesi
İşte böyle bu sıralar...
Biliyorum bir süredir yokum....Sizi hayalimle baş başa bırakıp kayboldum yine ortalıktan.
Ama buralardayım merak etmeyin ve iyiyim de...Sadece işlerim çok yoğun ve ben beyin olarak o kadar dağılmış bir durumdayım ki hiçbirşey yapamıyorum. Ne kendime vakit ayırabiliyorum,ne evimle ilgilenebiliyorum ne de spor yapabiliyorum.Bütün gün işyerinde bilgisayar başında oturduğum yetmezmiş gibi bir de eve gelip akşam yemeğini yedikten sonra televizyonun karşısında koltukta uyuyup kalıyorum.Evde de hareket edeyim diye aldığım ve oturma odamın baş köşesine koyduğum twist & shape süs bitkisi gibi takılıyor. Bundan hiç hoşlanmıyorum ama çaba da göstermiyorum.Kendimi iyi bir motive edip tekrardan adım atmaya başlasam iyi olacak. Bu yağmurlu günlerde ortalığı sel götürürken dışarıda yürüyemiyor olabilirim ama evde imkanım varken tutup da spor salonuna da para vermek saçma olur öyle değil mi :)
Birşeyleri değiştirmek istiyorum artık.Hayallerime ulaşmak bazı şeylerin sıkıntısını duymadan yaşamak. Kötü niyetli insanlardan onların karmaşık duygularından uzaklaşıp huzur içinde olmak. Beni en çok ne tüketiyor biliyor musunuz yani en çok enerjimi ne çalıyor.Sürekli şikayet eden,hayatlarındaki hiçbirşeyden memnun olmayan insanlar.Baktığınız zaman hayatlarında o kadar pürüz olmayan aksine çoğumuza göre iyi standartlarda yaşayan insanlar bunlar üstelik. Ama yine de şikayet edecek birşeyleri mutlaka oluyor ve biliyorsunuz ki bu onların yaşam şekli haline gelmiş artık ve vazgeçemezler. Eskiden ben de öyleydim.Olmayacak şeyleri kafaya takar üzülür sıkılırdım. Artık ufak ayrıntılara takılıp üzülmemeyi öğrendim galiba.
Herneyse... Bir takım şeyleri değiştirmeye başladım artık. Bazı konularda kendi kararsızlıklarımdan sıyrılıp cesaret göstermeye. Mesela en basitinden iki haftadır içimde taşıdığım saçımı kısa kestirmearzusunu korkumu yenip cesaretimi toplayarak gerçekleştirmeyi başardım. Sonuç ne mi ? Saçlarım şu an küt ve kıvır kıvır :) Hem değişik bir şekli oldu hem de sağlıklarına kavuştular. Ve ben bu hallerinden inanılmaz hoşnutum,aldığım tepkiler de cabası :) Herkesler beğendi mutlu oldum.
Bekliyorum bugünlerde...Güzel haberler gelmesini iyi şeyler olmasını..
Aaaa bu arada sizlere de söylemesem olmaz,benim Kobacan Kanal 1'de yayınlanan Kelime Oyunu yarışmasına katılıyor. :) Ben onun yerine özgeçmişini yollamıştım.O bana o kadar kişi başvuruyor beni mi çağıracaklar demişti ama çağırdılar işte. Bugün saat 15:00 te çekime çağırmışlar. Gidecek yarışacak bakalım. Hem çok keyifli bir yarışma hem de tutup finale kalabilirse ve para ödülünü alırsa da hiç fena olmaz yani :))) Ben size yayınlanacağı günü de bildiririm izlersiniz kocamı :)))
Şimdilik bizden haberler böyle...Ben biraz kendimi hala yola koyayım da yeniden yazarım ...
Ama buralardayım merak etmeyin ve iyiyim de...Sadece işlerim çok yoğun ve ben beyin olarak o kadar dağılmış bir durumdayım ki hiçbirşey yapamıyorum. Ne kendime vakit ayırabiliyorum,ne evimle ilgilenebiliyorum ne de spor yapabiliyorum.Bütün gün işyerinde bilgisayar başında oturduğum yetmezmiş gibi bir de eve gelip akşam yemeğini yedikten sonra televizyonun karşısında koltukta uyuyup kalıyorum.Evde de hareket edeyim diye aldığım ve oturma odamın baş köşesine koyduğum twist & shape süs bitkisi gibi takılıyor. Bundan hiç hoşlanmıyorum ama çaba da göstermiyorum.Kendimi iyi bir motive edip tekrardan adım atmaya başlasam iyi olacak. Bu yağmurlu günlerde ortalığı sel götürürken dışarıda yürüyemiyor olabilirim ama evde imkanım varken tutup da spor salonuna da para vermek saçma olur öyle değil mi :)
Birşeyleri değiştirmek istiyorum artık.Hayallerime ulaşmak bazı şeylerin sıkıntısını duymadan yaşamak. Kötü niyetli insanlardan onların karmaşık duygularından uzaklaşıp huzur içinde olmak. Beni en çok ne tüketiyor biliyor musunuz yani en çok enerjimi ne çalıyor.Sürekli şikayet eden,hayatlarındaki hiçbirşeyden memnun olmayan insanlar.Baktığınız zaman hayatlarında o kadar pürüz olmayan aksine çoğumuza göre iyi standartlarda yaşayan insanlar bunlar üstelik. Ama yine de şikayet edecek birşeyleri mutlaka oluyor ve biliyorsunuz ki bu onların yaşam şekli haline gelmiş artık ve vazgeçemezler. Eskiden ben de öyleydim.Olmayacak şeyleri kafaya takar üzülür sıkılırdım. Artık ufak ayrıntılara takılıp üzülmemeyi öğrendim galiba.
Herneyse... Bir takım şeyleri değiştirmeye başladım artık. Bazı konularda kendi kararsızlıklarımdan sıyrılıp cesaret göstermeye. Mesela en basitinden iki haftadır içimde taşıdığım saçımı kısa kestirmearzusunu korkumu yenip cesaretimi toplayarak gerçekleştirmeyi başardım. Sonuç ne mi ? Saçlarım şu an küt ve kıvır kıvır :) Hem değişik bir şekli oldu hem de sağlıklarına kavuştular. Ve ben bu hallerinden inanılmaz hoşnutum,aldığım tepkiler de cabası :) Herkesler beğendi mutlu oldum.
Bekliyorum bugünlerde...Güzel haberler gelmesini iyi şeyler olmasını..
Aaaa bu arada sizlere de söylemesem olmaz,benim Kobacan Kanal 1'de yayınlanan Kelime Oyunu yarışmasına katılıyor. :) Ben onun yerine özgeçmişini yollamıştım.O bana o kadar kişi başvuruyor beni mi çağıracaklar demişti ama çağırdılar işte. Bugün saat 15:00 te çekime çağırmışlar. Gidecek yarışacak bakalım. Hem çok keyifli bir yarışma hem de tutup finale kalabilirse ve para ödülünü alırsa da hiç fena olmaz yani :))) Ben size yayınlanacağı günü de bildiririm izlersiniz kocamı :)))
Şimdilik bizden haberler böyle...Ben biraz kendimi hala yola koyayım da yeniden yazarım ...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
Duyuru,
farkına varmak,
güzel düşler,
küçük bir mutluluk:)
24 Temmuz 2009 Cuma
Narsist Olmak Ya Da Olmamak...
* Ne hikmetse bugün kendimi cumartesi günü çalışıyormuş gibi hissediyorum.Halbuki iki gün tatilim var bu hafta. Nedendir bilinmez öyle garip bir ruh hali içerisindeyim.
* Dün akşam üniversitedeki ev arkadaşım Fuva'yı evlendirdik.Pek mutlu,pek heyecanlıydı onun heyecanı beni de eski günlere götürdü. Masadaki evli çiftler olarak sanki çok yaşlanmışız gibi vay be biz evlendiğimizde şöyleydi böyleydi söylevleri yaptık.Çok güldük çok eğlendik :)
* Ben resimlere baktığımda ne kadar zayıfladığımı çok daha iyi anlıyorum.Hele yıllardır görmeyip de dün akşam gördüğüm üniversite arkadaşlarımdan aldığım tepkiler beni inanılmaz mutlu etti. Tepkilerin genel halleri şu şekildeydi ;
'' Millet yıllar geçtikçe yaşlanır sen gittikçe gençleşip güzelleşiyorsun :)) ( Bunu 3-4 kişiden birden duyunca ağzımın nasıl kulaklarıma vardığını tahmin edersiniz :D )
'' Tubikko'cum bu saç rengi sana inanılmaz yakışmış,çok güzel olmuş.''
'' Yaa bir insan hiç mi değişmez hepimiz yaşlandık sen hala aynısın; hatta üstüne daha da güzelleşmişsin.''
'' Tubikko'cum inanılmaz zayıflamışsın;çok iyi olmuş böyle ''
''Çok iyi gördüm seni eskisinden de iyi görünüyorsun''....
Bu ve bunun benzeri cümleleri bir değil birçok kişiden üstelik senin ilk gençlik zamanlarından insanlardan duymak ne kadar motive edici oluyor tahmin edersiniz değil mi? BEn bunları duydukça inanılmaz keyiflendim :))
Hatta yolda giderken kendimi çok beğenmiştim de aynaya bakarken sevgilime; '' Ben otuzlu yaşlarında çok güzel olan kadınlardan olacağım daha da güzelleşeceğim.Hatta anneliğin güzelleştirdiği kadınlardan olacağım görürsün bak''dedim. O da bana yandan bakıp gülümseyerek; '' İnşallah hadi bakalım '' dedi.
Eeee peki bütün bunları duyan Tubikko iyice güzelleşme yolundaki çabalarından vazgeçer mi? '' ASLAAAA !!! '' :)))
Şaka bir yana çok iyi hissediyorum kendimi... Bunun da sadece insanın kendi elinde olduğunu farkettim iyicene. Sen kendin için birşeyler yapmazsan,herkesten önce kendin kendini sevmezsen ne olursa olsun sonuç değişmez.Ben hayatımda olmadığım kadar çok seviyorum kendimi.İlk kez başkalarından daha çok kendimi seviyorum,düşünüyorum hayatımın 27. yılını yaşarken. Bu sebepledir 30 lu yaşlarımı sürerken daha da güzel bir kadın olacağıma inancım.Biliyorum çünkü zaman ilerledikçe daha çok seveceğim kendimi;şimdikinden daha da kendinle barışık,daha kendine güvenli bir kadın olacağım.
Biliyorum ki önemli olan kuru kuru büyümek değil; büyürken kendine katabileceğin bütün artıları katmak,eksileri olabildiğince silmek hayatından,daima kendinle ve hayatla barışık olarak ve olumlu düşünmekten vazgeçmeden....
Bloglardan birinde okumuştum,kim demişti hatırlayamadım şimdi ama narsist olmak kendine tapmak değil esasında.Kendinin değerini bilmek ve kendini gerektiği gibi sevmek belki de. Siz ne dersiniz???
* Dün akşam üniversitedeki ev arkadaşım Fuva'yı evlendirdik.Pek mutlu,pek heyecanlıydı onun heyecanı beni de eski günlere götürdü. Masadaki evli çiftler olarak sanki çok yaşlanmışız gibi vay be biz evlendiğimizde şöyleydi böyleydi söylevleri yaptık.Çok güldük çok eğlendik :)
* Ben resimlere baktığımda ne kadar zayıfladığımı çok daha iyi anlıyorum.Hele yıllardır görmeyip de dün akşam gördüğüm üniversite arkadaşlarımdan aldığım tepkiler beni inanılmaz mutlu etti. Tepkilerin genel halleri şu şekildeydi ;
'' Millet yıllar geçtikçe yaşlanır sen gittikçe gençleşip güzelleşiyorsun :)) ( Bunu 3-4 kişiden birden duyunca ağzımın nasıl kulaklarıma vardığını tahmin edersiniz :D )
'' Tubikko'cum bu saç rengi sana inanılmaz yakışmış,çok güzel olmuş.''
'' Yaa bir insan hiç mi değişmez hepimiz yaşlandık sen hala aynısın; hatta üstüne daha da güzelleşmişsin.''
'' Tubikko'cum inanılmaz zayıflamışsın;çok iyi olmuş böyle ''
''Çok iyi gördüm seni eskisinden de iyi görünüyorsun''....
Bu ve bunun benzeri cümleleri bir değil birçok kişiden üstelik senin ilk gençlik zamanlarından insanlardan duymak ne kadar motive edici oluyor tahmin edersiniz değil mi? BEn bunları duydukça inanılmaz keyiflendim :))
Hatta yolda giderken kendimi çok beğenmiştim de aynaya bakarken sevgilime; '' Ben otuzlu yaşlarında çok güzel olan kadınlardan olacağım daha da güzelleşeceğim.Hatta anneliğin güzelleştirdiği kadınlardan olacağım görürsün bak''dedim. O da bana yandan bakıp gülümseyerek; '' İnşallah hadi bakalım '' dedi.
Eeee peki bütün bunları duyan Tubikko iyice güzelleşme yolundaki çabalarından vazgeçer mi? '' ASLAAAA !!! '' :)))
Şaka bir yana çok iyi hissediyorum kendimi... Bunun da sadece insanın kendi elinde olduğunu farkettim iyicene. Sen kendin için birşeyler yapmazsan,herkesten önce kendin kendini sevmezsen ne olursa olsun sonuç değişmez.Ben hayatımda olmadığım kadar çok seviyorum kendimi.İlk kez başkalarından daha çok kendimi seviyorum,düşünüyorum hayatımın 27. yılını yaşarken. Bu sebepledir 30 lu yaşlarımı sürerken daha da güzel bir kadın olacağıma inancım.Biliyorum çünkü zaman ilerledikçe daha çok seveceğim kendimi;şimdikinden daha da kendinle barışık,daha kendine güvenli bir kadın olacağım.
Biliyorum ki önemli olan kuru kuru büyümek değil; büyürken kendine katabileceğin bütün artıları katmak,eksileri olabildiğince silmek hayatından,daima kendinle ve hayatla barışık olarak ve olumlu düşünmekten vazgeçmeden....
Bloglardan birinde okumuştum,kim demişti hatırlayamadım şimdi ama narsist olmak kendine tapmak değil esasında.Kendinin değerini bilmek ve kendini gerektiği gibi sevmek belki de. Siz ne dersiniz???
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
farkına varmak,
hayata dair,
küçük bir mutluluk:),
Mutlu Haber,
nostalji,
özel günler
26 Haziran 2009 Cuma
Her işte vardır Bir Hayır...

Haftasonu geldi çattı.. Ne mutludur ki iki gün tatilim var bu hafta...Bir sürü plan yapmıştım aslında...Önce Erdek'e kaçacaktık iki günlüğüne.SOnra deniz otobüsü sorunsalı yüzünden o iş yattı...Hadi dedik bu sefer de madem öyle biz de Eceabat'a gidelim teyzemlerin yanına.Hatta evvelki akşam gittim kendime yeni mayo bile aldım.Ama bu sefer de hava bozdu.Çanakkale'de fırtına götürüyormuş ortalığı...O iş de yattı. Allah'ım dedim beni sınıyorsun herhalde ya da hakikaten gitmeyip İstanbul'da kalmamız gerekiyor ki yolumuzu kesip duruyorsun...
Evet ben çok inanıyorum herşeyde bir hayır olduğuna.Yarın akşam dedemin yeğeninin düğününe gideceğiz Beşiktaş'a. Şimdi bir an jeton düştü de acaba bu gidiş hayırlı bir işe vesile mi olacak nedir??? Belki Kobacanımın iş mevzusu ile ilgili bir gelişme olacaktır orada ???
Allah'ım bütün beyin gücümle secret yapıyorum şu dakikadan itibaren.Çünkü böyle birşeyin olması olasılığı da var hani.... Allahım lütfen....
Dua edin bizim için olur mu? En kısa zamanda benim bitaneciğimin istediği gibi düzgün bir iş bulabilmesi için... Çok sıkıldı kendisi bekleyip durmaktan...Çok da iyi anlıyorum onu aslına bakarsanız...
Herşey güzel aslında ama hayatımızdaki şu ufak tefek püzürler de hallolsun da lütfen daha da huzurlu olalım...Sen neyi ne zaman vereceğini çok iyi bilirsin Allah'ım....
Herkese çok güzel bir haftasonu diliyorum....
Not:Resim buradan alınmıştır.
Ana Fikrim :)
cuma yazısı,
farkına varmak,
güzel düşler,
haftasonu
10 Haziran 2009 Çarşamba
Bu Defa Değil
Bazen öyle bir an geliyor ki geçmişte yaptığını sandığın hiçbirşeyin önemi kalmıyor....
Ne heyecanla beklenen karne hediyesi kalemliğin alınmayışının ne doğumgünümde gecenin bir saatine kadar seni camlarda elinde kol saatimle bekleyip de gelmeyişinin, ne içten yapılmayan kucaklamaların ne de hiçbişeyin işte....
O kadar çok şey var ki...Söyleyebileceğim ama her biri ağzımdan çıktıkça senin değerini daha çok yitireceğin ve koca bir hiçliğe dönüştüreceğin...Yoruldum artık konuşmaktan çünkü edilen hiçbir söz yerine ulaşmıyor.Senin kulaklarında kalın bir perde kimsecikleri duyamaz hale gelmişsin...
Hani bir zaman burada da yazmıştım ya..Affettim azad ettim seni diye.Affetmemeliymişim diyorum şimdi...Çünkü senin için yapılan her affediş bana dert yaratmaktan yaralamaktan başka hiçbir işe yaramıyor.
Daha bir kaç gün önce bir yazı koydum masamdaki tutmaca...Gördükçe aklıma kazınsın diye.VE aslında bir zamandır yine içimde açmakta olduğun yaralarla ilgili olarak...
''Ahmak insan hem unutur hem affeder
Aptal insan ne unutur ne affeder
Akıllı insan unutmaz ama Affeder ''
Ben ahmakmışım gerçekten de bugün daha iyi anladım.Ve biraz akıllı olmak adına en azından aptal olsaydım diyorum. Hem unutmasaydım hem de affetmeseydim. seni üzen birini affetmenin sendeki ağırlığı nasıl yok ettiğini bildiğim halde düşünüyorum bunu üstelik.
Ben çoktan vazgeçtim aslında sana kendimi anlatıp durmaya çalışmaktan.Sadece uzak durarak korumaya çalışsam da kendimi bir şekilde bana sıçramayı başarıyorsun sen her defasında.
Çocukluğumdan bu yana sana en içten duygularımla yazdığım mektuplar bile kar etmedi üstelik...
Şimdi sen beni yapmadığım şeylerle suçluyorsun,olmadığım biri gibi göstermeye çalışıyorsun ya.HELAL OLSUN !!! Artık diyecek bir lafım yok sanırım sana ve tamamen vazgeçiyorum ne kendimi savunacağım ne de hayır o öyle değil böyle demeye gayret edeceğim.Çünkü sen içindeki tüm kinini karşısındakine kusup ona bir tek kelime söyleme hakkını bile tanımayan birisin nasılsa...Kendi suçlarını başkalarına yıkan insanlardansın sen sadece.. O kadar basit herşey senin için...
Ama bitti artık biliyo musun,gerçekten bitti..Ne ben dünkü küçük kız çocuğuyum ne de sen benim gözümdeki kahramanımsın artık. Bu masalın artık kahramanları da konusu da değişti çoktan...
VE ben ne yapacağım artık biliyor musun? Bu sefer unutmayacağım baba; bu sefer olmaz!
Ne heyecanla beklenen karne hediyesi kalemliğin alınmayışının ne doğumgünümde gecenin bir saatine kadar seni camlarda elinde kol saatimle bekleyip de gelmeyişinin, ne içten yapılmayan kucaklamaların ne de hiçbişeyin işte....
O kadar çok şey var ki...Söyleyebileceğim ama her biri ağzımdan çıktıkça senin değerini daha çok yitireceğin ve koca bir hiçliğe dönüştüreceğin...Yoruldum artık konuşmaktan çünkü edilen hiçbir söz yerine ulaşmıyor.Senin kulaklarında kalın bir perde kimsecikleri duyamaz hale gelmişsin...
Hani bir zaman burada da yazmıştım ya..Affettim azad ettim seni diye.Affetmemeliymişim diyorum şimdi...Çünkü senin için yapılan her affediş bana dert yaratmaktan yaralamaktan başka hiçbir işe yaramıyor.
Daha bir kaç gün önce bir yazı koydum masamdaki tutmaca...Gördükçe aklıma kazınsın diye.VE aslında bir zamandır yine içimde açmakta olduğun yaralarla ilgili olarak...
''Ahmak insan hem unutur hem affeder
Aptal insan ne unutur ne affeder
Akıllı insan unutmaz ama Affeder ''
Ben ahmakmışım gerçekten de bugün daha iyi anladım.Ve biraz akıllı olmak adına en azından aptal olsaydım diyorum. Hem unutmasaydım hem de affetmeseydim. seni üzen birini affetmenin sendeki ağırlığı nasıl yok ettiğini bildiğim halde düşünüyorum bunu üstelik.
Ben çoktan vazgeçtim aslında sana kendimi anlatıp durmaya çalışmaktan.Sadece uzak durarak korumaya çalışsam da kendimi bir şekilde bana sıçramayı başarıyorsun sen her defasında.
Çocukluğumdan bu yana sana en içten duygularımla yazdığım mektuplar bile kar etmedi üstelik...
Şimdi sen beni yapmadığım şeylerle suçluyorsun,olmadığım biri gibi göstermeye çalışıyorsun ya.HELAL OLSUN !!! Artık diyecek bir lafım yok sanırım sana ve tamamen vazgeçiyorum ne kendimi savunacağım ne de hayır o öyle değil böyle demeye gayret edeceğim.Çünkü sen içindeki tüm kinini karşısındakine kusup ona bir tek kelime söyleme hakkını bile tanımayan birisin nasılsa...Kendi suçlarını başkalarına yıkan insanlardansın sen sadece.. O kadar basit herşey senin için...
Ama bitti artık biliyo musun,gerçekten bitti..Ne ben dünkü küçük kız çocuğuyum ne de sen benim gözümdeki kahramanımsın artık. Bu masalın artık kahramanları da konusu da değişti çoktan...
VE ben ne yapacağım artık biliyor musun? Bu sefer unutmayacağım baba; bu sefer olmaz!
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
farkına varmak,
hüzün,
İtiraflar,
Karanlık Masallar,
yorumsuz
1 Haziran 2009 Pazartesi
Koşulsuz Sevgiyi Sorgulamak
Ben dün bir çocuğun annesinden nefret edebileceğine tanık oldum... Kendi kafasında düşünceler yaratıp onu olması gerekenden çok farklı bir yere koyabileceğine...Kalın buz gibi duvarlar örüp onu dışında tutabileceğine...
Dokuz ay karnında taşımanın ya da sütünü vermenin bir evlat için yeterli gelmeyeceğine... Bir anne çocuğunu ne kadar sevse de özleminden gözyaşları dökse de o çocuğun bunlara tepkisiz kalabildiğini gördüm...
Anlayamadım bu olanları...Bir anneyi bu kadar kolayca yok sayabilmeyi anlayamadım.... Hayatta ne anneler babalar varken neleri yapmışken ve buna rağmen affedilmişken bir çocuğun aklında kurulan bu kurguyu anlamayı reddettim...Küçük bir çocuğun bu kadar katı bir yüreği olmasını sevgisizliğini reddettim...
Böyle olmayacak bizim çocuklarımız dedim..Böyle olmamalı...Ben tüm dünyaya karşı sevgi dolu olmaları için herşeyi yapacağım.
Üzüldüm;çok üzüldüm...Bir çocuğun annesini silmesi karşısında hiçbirşey yapamayışıma en çok da bunu anlayamayışıma tüm yüreğimle üzüldüm...Bazı şeyleri değiştirme gücümüzün olmayışı başka bir şeyde olsa bu kadar acıtmazdı belki de...
Ben hiç tanımadığım bir annenin gözyaşlarıyla yüreğimi yaktım dün gece...Binlerce kez şükrettim sonra, iyiki annem benim annem iyiki onu sevmekten asla vazgeçmem diye...
Sonra bir de affettiklerime baktım,belki haketmediği halde azad ettiklerime..Değer mi acaba diye düşündüm...Yutkundum...İç sesim titredi kendimle konuşurken...Düşüncem aklıma düştüğünden beri hala sorguluyorum...
Gece uyumadan dua ettim tüm kalbimle... Günü geldiğinde iyi bir anne olabilmek için...İyi bir anne olmanın ötesinde çocuklarım tarafından koşulsuz sevilebilmek için...Sadece ANNE olduğum için....
Dokuz ay karnında taşımanın ya da sütünü vermenin bir evlat için yeterli gelmeyeceğine... Bir anne çocuğunu ne kadar sevse de özleminden gözyaşları dökse de o çocuğun bunlara tepkisiz kalabildiğini gördüm...
Anlayamadım bu olanları...Bir anneyi bu kadar kolayca yok sayabilmeyi anlayamadım.... Hayatta ne anneler babalar varken neleri yapmışken ve buna rağmen affedilmişken bir çocuğun aklında kurulan bu kurguyu anlamayı reddettim...Küçük bir çocuğun bu kadar katı bir yüreği olmasını sevgisizliğini reddettim...
Böyle olmayacak bizim çocuklarımız dedim..Böyle olmamalı...Ben tüm dünyaya karşı sevgi dolu olmaları için herşeyi yapacağım.
Üzüldüm;çok üzüldüm...Bir çocuğun annesini silmesi karşısında hiçbirşey yapamayışıma en çok da bunu anlayamayışıma tüm yüreğimle üzüldüm...Bazı şeyleri değiştirme gücümüzün olmayışı başka bir şeyde olsa bu kadar acıtmazdı belki de...
Ben hiç tanımadığım bir annenin gözyaşlarıyla yüreğimi yaktım dün gece...Binlerce kez şükrettim sonra, iyiki annem benim annem iyiki onu sevmekten asla vazgeçmem diye...
Sonra bir de affettiklerime baktım,belki haketmediği halde azad ettiklerime..Değer mi acaba diye düşündüm...Yutkundum...İç sesim titredi kendimle konuşurken...Düşüncem aklıma düştüğünden beri hala sorguluyorum...
Gece uyumadan dua ettim tüm kalbimle... Günü geldiğinde iyi bir anne olabilmek için...İyi bir anne olmanın ötesinde çocuklarım tarafından koşulsuz sevilebilmek için...Sadece ANNE olduğum için....
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
farkına varmak,
hüzün
21 Nisan 2009 Salı
SON ZAMANLARDA
Bu sıralar ben bir yenilenme sürecine girdim. Kışın üstüme çöken ağırlığından sıyrıldım;güneşin ve sıcağın yüzünü göstermesi ile birlikte tazelendim. Yeni bir hayat stili oluşturmaya çalışıyorum aslına bakarsanız. Bu artık böyle olmaz dediğim şeyleri değiştirmeye ve öyle kalmasına çabalıyorum.Birileri bana hiç inanmasa da bunu başaracağımı düşünmese de irademi kontrole alıyorum ve güzel sözler duyuyorum bendeki değişimleri görenlerden... Mutlu oluyorum ve de tahmin edemeyeceğiniz kadar motive :)))
Bugünlerde ben;
* Sabahları 06:30 da uyanıyorum.
* Üşenmeyip kendime bol yeşillikli,maydonozlu,taze naneli peynirli zeytinli kahvaltılar hazırlıyorum ve sabah serininde balkonda kuş cıvıltıları eşliğinde ediyorum kahvaltımı.Üstelik hiç şekersiz içemem dediğim sabah çayımı da gayet güzel bir şekilde içiyorum hem de afiyetle...
* Erkenden evden çıkıyorum;üstelik giyinmiş saçlar yapılmış üstelik de alel acele çıkıldığı için makyaj şirkette yapılmak zorunda kalmadan...Gayet bakımlı ve hoş hissediyorum kendimi böyle zamanlarda....
* Sabahları Bostancı'da inip Göztepe'ye kadar olan yolu Bağdat Caddesi'nden hızlı adımlarla yürüyorum.
* Güzel renkli lalelerin içinden geçip işyerime varıyorum.
* Sabah kahvaltısı ile öğle yemeği ve öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki öğünleri atmalıyorum. Hocamızın sözünden çıkmadan beslenmeye gayret ediyorum.
Peki bütün bunları neden mi yapıyorum.Çünkü ben bu defa bunu başaracağımı biliyorum.
İlk kez bir kış mevsimini kilo almadan tam aksine kilo vererek geçirdiğim için.
Kendime hedef koyduğum 13 kilonun 6 kilosunu zaten vermiş durumdayım ve geriye sadece ama sadece 7 kilo kaldı.
Çünkü hayatımda ilk kez gerçekten istediğim için sahip çıkıyorum irademe.Hiç kimse için değil yalnızca kendim için.Küçük bedenlerin içine benim de girebileceğimi ve de çok yakışacağını bildiğim için..Sadece kendimi daha iyi hissedebilmek ve daha mutlu olmak için...
Bu sefer başaracağım ve yüzlerdeki şaşkınlığı gördüğümde bir tebessüm edip geçeceğim....
Başaracağım çünkü bu defa gerçekten istiyorum bunu hem de tüm kalbimle...
Bugünlerde ben;
* Sabahları 06:30 da uyanıyorum.
* Üşenmeyip kendime bol yeşillikli,maydonozlu,taze naneli peynirli zeytinli kahvaltılar hazırlıyorum ve sabah serininde balkonda kuş cıvıltıları eşliğinde ediyorum kahvaltımı.Üstelik hiç şekersiz içemem dediğim sabah çayımı da gayet güzel bir şekilde içiyorum hem de afiyetle...
* Erkenden evden çıkıyorum;üstelik giyinmiş saçlar yapılmış üstelik de alel acele çıkıldığı için makyaj şirkette yapılmak zorunda kalmadan...Gayet bakımlı ve hoş hissediyorum kendimi böyle zamanlarda....
* Sabahları Bostancı'da inip Göztepe'ye kadar olan yolu Bağdat Caddesi'nden hızlı adımlarla yürüyorum.
* Güzel renkli lalelerin içinden geçip işyerime varıyorum.
* Sabah kahvaltısı ile öğle yemeği ve öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki öğünleri atmalıyorum. Hocamızın sözünden çıkmadan beslenmeye gayret ediyorum.
Peki bütün bunları neden mi yapıyorum.Çünkü ben bu defa bunu başaracağımı biliyorum.
İlk kez bir kış mevsimini kilo almadan tam aksine kilo vererek geçirdiğim için.
Kendime hedef koyduğum 13 kilonun 6 kilosunu zaten vermiş durumdayım ve geriye sadece ama sadece 7 kilo kaldı.
Çünkü hayatımda ilk kez gerçekten istediğim için sahip çıkıyorum irademe.Hiç kimse için değil yalnızca kendim için.Küçük bedenlerin içine benim de girebileceğimi ve de çok yakışacağını bildiğim için..Sadece kendimi daha iyi hissedebilmek ve daha mutlu olmak için...
Bu sefer başaracağım ve yüzlerdeki şaşkınlığı gördüğümde bir tebessüm edip geçeceğim....
Başaracağım çünkü bu defa gerçekten istiyorum bunu hem de tüm kalbimle...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
Başarmak,
farkına varmak,
güzel düşler,
küçük bir mutluluk:)
7 Nisan 2009 Salı
TUHAF Küskün

Bugünlerde herkese küsüm ben....Herkese ama...Bütün dostlarıma,arkadaşlarıma... Kendimi yalnız hissediyorum biraz da terk edilmiş...Gün içinde Kobacanımla olan konuşmalarımız da olmasa bütün dünyanın bana karşı olduğuna ya da yakınımdaki herkesin beni terkettiğine inanacağım.Herkes o kadar kendi halinde ki;işi olan da aynı olmayan da ...Vakitsizlikten yakındığı halde şimdi vakti olduğunu bildiğim halde aramayanlar da...Ben olsam böyle zamanlarda daha çok arardım dostlarımı,yani en sevdikleri uzaktayken...BElki de ben o kadar içimde yaşıyorum ki özlemi,hasreti ve onun verdiği acıyı herkes beni mutlu mesut zannediyor ve kendi halime bırakıyor..Aslında öyle olmadığını bir ben biliyorum....
Ne bileyim tuhafım bugünlerde ben...Herşeyden soyutlandım...Eskiden daha çabuk adapte olacağım yeniliklere artık adapte olamıyorum..Bir güvensizlik duygusu etrafa karşı ki en nefret ettiğim şeydir bu benim...Daha temkinliyim insanlara karşı,zarar görmemek için daha mesafeli belki de..Ama kasıyor bu durum beni,doğal halim değil çünkü....
Bazen düşünüyorum bir balıkçı olsaydım ve de erkek olsaydım gözlerden uzak bir kasabada tek başıma yaşardım.Kesin sevdalık çekip kavuşamadığım da bir kız olurdu.Beni ara sıra ziyarete gelen gençlere anlatacak ve dinlerken onları şaşırtacak bir sürü yaşanmışlıklarım...Akşamcı da olurdum bence....Yaz geceleri denizin yakamozlarını seyrederken aklımdan geçen şarkıya cırcır böceklerinin sesleri eşlik ederdi kesin...Gecenin sonunda hasretle iki damla gözyaşı akıtır sonra da küçük barakadaki yatağıma gider yatardım geceyi güne kavuşturmak için....
Ama bunların hiçbiri değilim...Bazen yanlış bir bedende dünyaya gelmiş olabilecek kadar asi ve özgür ruhlu hissediyorum kendimi...Ne bileyim,tuhafım işte bugünlerde...Bir de sebebini bilebilsem....
2 Nisan 2009 Perşembe
KENDİME
Bu sabah kendimi bir kuş kadar hafif hissettim.
Müziği kulağıma takmış tempolu bir şekilde yürürken üzerine bastığım Bağdat Caddesi'nin taşları değil de Fransa'da bir moda defilesinin podyumuydu sanki.Dünyanın en güzel kadını bendim bu sabah...Yürüdüğüm yerlerin önündeki camlardan yansımama baktığımda bu güvenin insanın duruşuna bile nasıl yansıdığını gördüm ve göz kırptım kendime ...
Bir kez daha anladım ki asıl önemli olan insanın kendini güzel hissetmesidir öncelikle...Sen güzel hissettiğin sürece dışarı yansıttığın ışığın da göz kamaştırır.
Ama hayattaki herşey böyle değil midir zaten? Kendine güvenmekle başlar herşey ve gerisi çorap söküğü gibi gelir...
Kendime aslında ne kadar güvendiğimi ve zaman zaman üzerimde bizzat baskı kurarak bu güveni gereksiz yere nasıl ezdiğimi farkettim ve bunu bir daha yapmayacağıma kanaat getirdim.Emin oldum kendimden...
Bugün gurur duyuyorum kendimle.Bugüne kadar istediklerimi başardığım için,irademle yapmam gerektiği halde yapamam sandıklarımı bile yarıladığım için ve bu şekilde devam edeceğimi bildiğim için...
Bu galiba 27 bitip 28 e adım atmaya yaklaşırken yaşanan bir farkındalık.Hani her yaş dönümünde kendimizle ilgili bir sırrı keşfederiz ya,benimki de öyle birşey...
Müziği kulağıma takmış tempolu bir şekilde yürürken üzerine bastığım Bağdat Caddesi'nin taşları değil de Fransa'da bir moda defilesinin podyumuydu sanki.Dünyanın en güzel kadını bendim bu sabah...Yürüdüğüm yerlerin önündeki camlardan yansımama baktığımda bu güvenin insanın duruşuna bile nasıl yansıdığını gördüm ve göz kırptım kendime ...
Bir kez daha anladım ki asıl önemli olan insanın kendini güzel hissetmesidir öncelikle...Sen güzel hissettiğin sürece dışarı yansıttığın ışığın da göz kamaştırır.
Ama hayattaki herşey böyle değil midir zaten? Kendine güvenmekle başlar herşey ve gerisi çorap söküğü gibi gelir...
Kendime aslında ne kadar güvendiğimi ve zaman zaman üzerimde bizzat baskı kurarak bu güveni gereksiz yere nasıl ezdiğimi farkettim ve bunu bir daha yapmayacağıma kanaat getirdim.Emin oldum kendimden...
Bugün gurur duyuyorum kendimle.Bugüne kadar istediklerimi başardığım için,irademle yapmam gerektiği halde yapamam sandıklarımı bile yarıladığım için ve bu şekilde devam edeceğimi bildiğim için...
Bu galiba 27 bitip 28 e adım atmaya yaklaşırken yaşanan bir farkındalık.Hani her yaş dönümünde kendimizle ilgili bir sırrı keşfederiz ya,benimki de öyle birşey...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
farkına varmak,
küçük bir mutluluk:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)