Şu sıralar yapmayı istediğim tek birşey var. Elime Alacakaranlık Serisi'nin kitaplarını almak ve hepsi bitene kadar kendimi tüm dünyadan soyutlamak. Hatta mümkünse olayın içine dahil olmak istiyorum.Kitabın kahramanlarından biri olmak istiyorum. Kitap o kadar mükemmel ve sürükleyici ki Bella ve Edward'ın aşkına adeta bayıldım. O kadar hoşuma gidiyor ki onların arasındaki tutku ve aşk, kendimi okumaktan alamıyorum.
Aslında kitapların bende bıraktığı bu hissi çok severim.Yani elimden bırakamamayı,saatlerce okumayı, uykumun kaçıp sabahlara kadar uykusuz kalmak pahasına o kitabı bitirmeyi. Kitap tutkunları bilirler; hani çok sevdiğin bir kitabı okurken hem deli gibi bitsin istersin hikayenin sonunu öğrenmek için hem de asla bitmesin istersin. Çünkü o kitap bittiğinde onu okurken yaşadığın heyecan da bıçak gibi kesilip gidecektir. Çok uzun zamandır bu şekilde okumamıştım bir kitabı. Bu beni gerçekten ciddi şekilde etkiliyor ve çok heyecanlanıyorum.Çocukluğuma dönüyorum. Ranzanın üst katında akşam yatmadan elime aldığım kitap sabahın ilk ışıklarıyla biterdi ve ben şaşar kalırdım zamanın bu denli çabuk geçişine...
Biliyorum ben bir hayalperestim. Hatta bir sır vereyim mi zaman zaman bu dünyaya ait olmadığımı düşünüyorum. Yani sanki içimde gizli bir yerlerde başka birşeyim. Mesela belki bir süper kahraman belki uzaydan kaçıp gelmiş bir uzaylı belki de mistik güçleri olan biri. Farklı hissediyorum işte kendimi. Olmak istediğim için değil öyle olageldiği için böyle garip bir duygu yaşıyorum bazen... Belki de bu yüzden fantastik ve doğaüstü güçlerle ilgili olan filmlere ve kitaplara merakım. Belki de bu yüzden soluksuz bir nefeste okuyorum,izliyorum kim bilebilir ki? :)))
Garip işte... Seviyorum böyle olmayı.Hayal kurmaktan çok hoşlanırım, tahmin edemeyeceğin kadar çok hem de. Bu hayalperest hallerime gülenler de oluyor ama hiç umrumda değil. Ben çok mutluyum hayallerimle. Onlar olmadığında hayat çok yavan kalıyor. Hayal kurarken başka bir boyuta geçiyorum ve o boyut beni beni çok mutlu ediyor. Hep orada kalmak istiyorum. O hayal boyutu hiç kapanmasın istiyorum hayatın.Çünkü orada herşey çok güzel,hep dilediğim gibi...
Şimdi ben işlerimin bitip bir an önce akşam olmasını bekleyeceğim. Bu gece de uykusuz kalmak pahasına bitirmem gereken bir kitap var. Bitirmeliyim ki yeni kitaba geçeyim değil mi?
Herkese iyi bir haftasonu diliyorum.Benim haftasonu yarın akşamdan itibaren başlayacak. Ne yazık kı bu hafta çalıştığım cumartesi..Size iyi dinlenceler...
güzel düşler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzel düşler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ekim 2009 Cuma
5 Ekim 2009 Pazartesi
İşte böyle bu sıralar...
Biliyorum bir süredir yokum....Sizi hayalimle baş başa bırakıp kayboldum yine ortalıktan.
Ama buralardayım merak etmeyin ve iyiyim de...Sadece işlerim çok yoğun ve ben beyin olarak o kadar dağılmış bir durumdayım ki hiçbirşey yapamıyorum. Ne kendime vakit ayırabiliyorum,ne evimle ilgilenebiliyorum ne de spor yapabiliyorum.Bütün gün işyerinde bilgisayar başında oturduğum yetmezmiş gibi bir de eve gelip akşam yemeğini yedikten sonra televizyonun karşısında koltukta uyuyup kalıyorum.Evde de hareket edeyim diye aldığım ve oturma odamın baş köşesine koyduğum twist & shape süs bitkisi gibi takılıyor. Bundan hiç hoşlanmıyorum ama çaba da göstermiyorum.Kendimi iyi bir motive edip tekrardan adım atmaya başlasam iyi olacak. Bu yağmurlu günlerde ortalığı sel götürürken dışarıda yürüyemiyor olabilirim ama evde imkanım varken tutup da spor salonuna da para vermek saçma olur öyle değil mi :)
Birşeyleri değiştirmek istiyorum artık.Hayallerime ulaşmak bazı şeylerin sıkıntısını duymadan yaşamak. Kötü niyetli insanlardan onların karmaşık duygularından uzaklaşıp huzur içinde olmak. Beni en çok ne tüketiyor biliyor musunuz yani en çok enerjimi ne çalıyor.Sürekli şikayet eden,hayatlarındaki hiçbirşeyden memnun olmayan insanlar.Baktığınız zaman hayatlarında o kadar pürüz olmayan aksine çoğumuza göre iyi standartlarda yaşayan insanlar bunlar üstelik. Ama yine de şikayet edecek birşeyleri mutlaka oluyor ve biliyorsunuz ki bu onların yaşam şekli haline gelmiş artık ve vazgeçemezler. Eskiden ben de öyleydim.Olmayacak şeyleri kafaya takar üzülür sıkılırdım. Artık ufak ayrıntılara takılıp üzülmemeyi öğrendim galiba.
Herneyse... Bir takım şeyleri değiştirmeye başladım artık. Bazı konularda kendi kararsızlıklarımdan sıyrılıp cesaret göstermeye. Mesela en basitinden iki haftadır içimde taşıdığım saçımı kısa kestirmearzusunu korkumu yenip cesaretimi toplayarak gerçekleştirmeyi başardım. Sonuç ne mi ? Saçlarım şu an küt ve kıvır kıvır :) Hem değişik bir şekli oldu hem de sağlıklarına kavuştular. Ve ben bu hallerinden inanılmaz hoşnutum,aldığım tepkiler de cabası :) Herkesler beğendi mutlu oldum.
Bekliyorum bugünlerde...Güzel haberler gelmesini iyi şeyler olmasını..
Aaaa bu arada sizlere de söylemesem olmaz,benim Kobacan Kanal 1'de yayınlanan Kelime Oyunu yarışmasına katılıyor. :) Ben onun yerine özgeçmişini yollamıştım.O bana o kadar kişi başvuruyor beni mi çağıracaklar demişti ama çağırdılar işte. Bugün saat 15:00 te çekime çağırmışlar. Gidecek yarışacak bakalım. Hem çok keyifli bir yarışma hem de tutup finale kalabilirse ve para ödülünü alırsa da hiç fena olmaz yani :))) Ben size yayınlanacağı günü de bildiririm izlersiniz kocamı :)))
Şimdilik bizden haberler böyle...Ben biraz kendimi hala yola koyayım da yeniden yazarım ...
Ama buralardayım merak etmeyin ve iyiyim de...Sadece işlerim çok yoğun ve ben beyin olarak o kadar dağılmış bir durumdayım ki hiçbirşey yapamıyorum. Ne kendime vakit ayırabiliyorum,ne evimle ilgilenebiliyorum ne de spor yapabiliyorum.Bütün gün işyerinde bilgisayar başında oturduğum yetmezmiş gibi bir de eve gelip akşam yemeğini yedikten sonra televizyonun karşısında koltukta uyuyup kalıyorum.Evde de hareket edeyim diye aldığım ve oturma odamın baş köşesine koyduğum twist & shape süs bitkisi gibi takılıyor. Bundan hiç hoşlanmıyorum ama çaba da göstermiyorum.Kendimi iyi bir motive edip tekrardan adım atmaya başlasam iyi olacak. Bu yağmurlu günlerde ortalığı sel götürürken dışarıda yürüyemiyor olabilirim ama evde imkanım varken tutup da spor salonuna da para vermek saçma olur öyle değil mi :)
Birşeyleri değiştirmek istiyorum artık.Hayallerime ulaşmak bazı şeylerin sıkıntısını duymadan yaşamak. Kötü niyetli insanlardan onların karmaşık duygularından uzaklaşıp huzur içinde olmak. Beni en çok ne tüketiyor biliyor musunuz yani en çok enerjimi ne çalıyor.Sürekli şikayet eden,hayatlarındaki hiçbirşeyden memnun olmayan insanlar.Baktığınız zaman hayatlarında o kadar pürüz olmayan aksine çoğumuza göre iyi standartlarda yaşayan insanlar bunlar üstelik. Ama yine de şikayet edecek birşeyleri mutlaka oluyor ve biliyorsunuz ki bu onların yaşam şekli haline gelmiş artık ve vazgeçemezler. Eskiden ben de öyleydim.Olmayacak şeyleri kafaya takar üzülür sıkılırdım. Artık ufak ayrıntılara takılıp üzülmemeyi öğrendim galiba.
Herneyse... Bir takım şeyleri değiştirmeye başladım artık. Bazı konularda kendi kararsızlıklarımdan sıyrılıp cesaret göstermeye. Mesela en basitinden iki haftadır içimde taşıdığım saçımı kısa kestirmearzusunu korkumu yenip cesaretimi toplayarak gerçekleştirmeyi başardım. Sonuç ne mi ? Saçlarım şu an küt ve kıvır kıvır :) Hem değişik bir şekli oldu hem de sağlıklarına kavuştular. Ve ben bu hallerinden inanılmaz hoşnutum,aldığım tepkiler de cabası :) Herkesler beğendi mutlu oldum.
Bekliyorum bugünlerde...Güzel haberler gelmesini iyi şeyler olmasını..
Aaaa bu arada sizlere de söylemesem olmaz,benim Kobacan Kanal 1'de yayınlanan Kelime Oyunu yarışmasına katılıyor. :) Ben onun yerine özgeçmişini yollamıştım.O bana o kadar kişi başvuruyor beni mi çağıracaklar demişti ama çağırdılar işte. Bugün saat 15:00 te çekime çağırmışlar. Gidecek yarışacak bakalım. Hem çok keyifli bir yarışma hem de tutup finale kalabilirse ve para ödülünü alırsa da hiç fena olmaz yani :))) Ben size yayınlanacağı günü de bildiririm izlersiniz kocamı :)))
Şimdilik bizden haberler böyle...Ben biraz kendimi hala yola koyayım da yeniden yazarım ...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
Duyuru,
farkına varmak,
güzel düşler,
küçük bir mutluluk:)
26 Ağustos 2009 Çarşamba
Hayal

İçin öyle sıkılır kimse bilmez neyin var sen bile
Olup bitenleri seyredersin öylece
Yalnızsındır kalabalıklar içinde kim daha iyi bilir ki
Bir ses vardır çözer herşeyi yasaktır duyamazsın
Bazen kendi gölgene basar sendelersin ıssız sokaklarda
Bir karayel eser üşütür yalnızlığını yüzüne vurur
Çıkar gelir pişmanlıklar en zayıf anında
Boğazında yıllanır bir düğüm
UMRUNDA MI ZAMANIN SENİN KÜSKÜNLÜĞÜN...
..........................
Bugünlerde bu şarkının sözleri gibiyim aynı.Sıkıntılı,kalabalıklar içinde yalnız,küskün...
Herşeye ve herkese dargın..Kaçıp gitmek istiyorum herkesten yanımda bir tek kişi olsun.O da kendini biliyor ya zaten.
Hayalim şu bu sıralar: Ege'de bir sahil kasabasında yaşamak,küçük bir lokanta işletmek deniz kıyısında Ege yeşillikleri ile tadından yenmez zeytinyağlılar,mezeler yapmak,denizden teknemizle tuttuğumuz taptaze balıkları servis etmek insanlara. Ve bizim mekandan ayrılırlarken yüzlerindeki memnuniyet ifadelerini görerek yaptığım işin keyfinin ikiye katlanması.
Herşeyi toparlayıp lokantayı kapamadan önce sevgiliyle karşılıklı birer yorgunluk kahvesi içmek ve sonra el ele bahçeli,yeşillikler arasındaki evimizin yolunu tutmak... Bütün bunları yaparken üzerimde uzun askılı uçuşan bir elbise olsun,ayaklarımda sandaletlerim ve saçlarım şimdikinden biraz daha uzun belime gelsin ve uçuşsun rüzgarda. Üçüncü çocuğumuza hamile olayım hatta, ilk ikisi zaten ikiz doğmuş olsun bir kız bir erkek... Öyle mutlu olalım ki biz gören herkes gıpta ile bakıyor olsun basit ama güzel hayatımıza.Ama gözleri kalmasın,onlar da mutlu olabilsinler en az bizim kadar. Zaten herkes mutlu olsun isterim ben.
O kadar sıkıldım ki bu şehre ve bu şehirde yaşayan insanlara dair herşeyden; kaçıp gitmek istiyorum bu sıralar... O sakin hayalini kurduğum kıyı kasabasına.VE bu hayal o kadar güçlü ki bu sıralar, sanki o kuvveti bulabilsem kendimde o cesareti edinebilsem bir yerlerden bugün kalkıp gideceğim hayalimin içine. Ama şimdi öyle arzulanan ama o kadar uzak bir hayal ki bu benim için...
Ama belki bir beş sene sonra,neden olmasın ki... Hayattaki tek amacımız sürekli çalışmak ve para biriktirmek işle ev arasında mekik dokumak olmak zorunda değil ki belki de... BElki de hayalimdeki gibi bir yaşam bizim için en ideal olanı...
Belki de mühendis olarak mezun olmayacağım ben bu hayattan; belki de o şirin kıyı kasabasına emekliliği beklemeden yerleşeceğim kimbilebilir ki...Bunu ben bile bilemezken kim bilebilir.
Resim buradan alınmıştır.
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler,
hayata dair,
huzur
26 Haziran 2009 Cuma
Her işte vardır Bir Hayır...

Haftasonu geldi çattı.. Ne mutludur ki iki gün tatilim var bu hafta...Bir sürü plan yapmıştım aslında...Önce Erdek'e kaçacaktık iki günlüğüne.SOnra deniz otobüsü sorunsalı yüzünden o iş yattı...Hadi dedik bu sefer de madem öyle biz de Eceabat'a gidelim teyzemlerin yanına.Hatta evvelki akşam gittim kendime yeni mayo bile aldım.Ama bu sefer de hava bozdu.Çanakkale'de fırtına götürüyormuş ortalığı...O iş de yattı. Allah'ım dedim beni sınıyorsun herhalde ya da hakikaten gitmeyip İstanbul'da kalmamız gerekiyor ki yolumuzu kesip duruyorsun...
Evet ben çok inanıyorum herşeyde bir hayır olduğuna.Yarın akşam dedemin yeğeninin düğününe gideceğiz Beşiktaş'a. Şimdi bir an jeton düştü de acaba bu gidiş hayırlı bir işe vesile mi olacak nedir??? Belki Kobacanımın iş mevzusu ile ilgili bir gelişme olacaktır orada ???
Allah'ım bütün beyin gücümle secret yapıyorum şu dakikadan itibaren.Çünkü böyle birşeyin olması olasılığı da var hani.... Allahım lütfen....
Dua edin bizim için olur mu? En kısa zamanda benim bitaneciğimin istediği gibi düzgün bir iş bulabilmesi için... Çok sıkıldı kendisi bekleyip durmaktan...Çok da iyi anlıyorum onu aslına bakarsanız...
Herşey güzel aslında ama hayatımızdaki şu ufak tefek püzürler de hallolsun da lütfen daha da huzurlu olalım...Sen neyi ne zaman vereceğini çok iyi bilirsin Allah'ım....
Herkese çok güzel bir haftasonu diliyorum....
Not:Resim buradan alınmıştır.
Ana Fikrim :)
cuma yazısı,
farkına varmak,
güzel düşler,
haftasonu
24 Nisan 2009 Cuma
HEYACAN FIRTINASI
Tam 21 günümüz kaldı artık... Sona yaklaşırken zaman çamur hızında akıyor.Yani su gibi değil işte hızlı değil de çamur şeklinde... Ben de piskopat şekillerde özleme biçimleri geliştirdim kendime iyi mi ? :)))
Sürekli çocuklar gibi hayal kurarken buluyorum kendimi.O gelmiş havaalanından karşılamışım onu.Uzun süre sonra ilk kez elini tuttuğumda nasıl hissedeceğim kendimi kimbilir.İçim kıpır kıpır bir şekilde deli olurum herhalde :))) Çok heyecanlıyım..
Heralde bir daha bu tip heyecanları anne olacağım zaman doğuma 21 kala ,oğlum olursa sünnetinde,kızım olursa istemeye geldiklerinde oğluma kız istemeye giderken,onlar evlenirken, torunlarım olunca... OOOO şimdi bir an düşündüm de bu liste uzayıp gidiyor yahu..Ne güzel demek ki daha yaşanacak bir sürü heyecanımız olacak hayatımızda.Allah ömür versin de hep beraber güzel günler görelim inşallah :)
Bu şimdilik ikinci heyecanımız bu..Yok üç pardon :) İlki nişanlanırken,ikincisi evlenirken üçüncüsü de bu. İşin komik yanı ben hala evli olduğumuzu algılayamıyorum bazen.Sanki sevgiliyiz gibi hala.ASlında bu güzel bir şey sanırım :))))
Dediğim gibi Şafak 21 bugün itibarı ile tam 3 hafta sonra bugün son günüm olacak Kobacansız. Ve sabırsızlıkla ertesi günün olmasını bekliyor olacağım,muhtemelen de uykusuz kalacağım gecesinde heyecandan :))))
Cidden çok heyecanlıyım.Çok mutluyum; kavuşma anı aklıma geldikçe yüreğim pır pır ediyor ve yüzümde kocaman bir tebessüm ile yakalıyorum kendimi :)))
Sürekli çocuklar gibi hayal kurarken buluyorum kendimi.O gelmiş havaalanından karşılamışım onu.Uzun süre sonra ilk kez elini tuttuğumda nasıl hissedeceğim kendimi kimbilir.İçim kıpır kıpır bir şekilde deli olurum herhalde :))) Çok heyecanlıyım..
Heralde bir daha bu tip heyecanları anne olacağım zaman doğuma 21 kala ,oğlum olursa sünnetinde,kızım olursa istemeye geldiklerinde oğluma kız istemeye giderken,onlar evlenirken, torunlarım olunca... OOOO şimdi bir an düşündüm de bu liste uzayıp gidiyor yahu..Ne güzel demek ki daha yaşanacak bir sürü heyecanımız olacak hayatımızda.Allah ömür versin de hep beraber güzel günler görelim inşallah :)
Bu şimdilik ikinci heyecanımız bu..Yok üç pardon :) İlki nişanlanırken,ikincisi evlenirken üçüncüsü de bu. İşin komik yanı ben hala evli olduğumuzu algılayamıyorum bazen.Sanki sevgiliyiz gibi hala.ASlında bu güzel bir şey sanırım :))))
Dediğim gibi Şafak 21 bugün itibarı ile tam 3 hafta sonra bugün son günüm olacak Kobacansız. Ve sabırsızlıkla ertesi günün olmasını bekliyor olacağım,muhtemelen de uykusuz kalacağım gecesinde heyecandan :))))
Cidden çok heyecanlıyım.Çok mutluyum; kavuşma anı aklıma geldikçe yüreğim pır pır ediyor ve yüzümde kocaman bir tebessüm ile yakalıyorum kendimi :)))
Ana Fikrim :)
askerlik anılarım,
güzel düşler,
hasret,
kobacan,
küçük bir mutluluk:),
Mutlu Haber
21 Nisan 2009 Salı
SON ZAMANLARDA
Bu sıralar ben bir yenilenme sürecine girdim. Kışın üstüme çöken ağırlığından sıyrıldım;güneşin ve sıcağın yüzünü göstermesi ile birlikte tazelendim. Yeni bir hayat stili oluşturmaya çalışıyorum aslına bakarsanız. Bu artık böyle olmaz dediğim şeyleri değiştirmeye ve öyle kalmasına çabalıyorum.Birileri bana hiç inanmasa da bunu başaracağımı düşünmese de irademi kontrole alıyorum ve güzel sözler duyuyorum bendeki değişimleri görenlerden... Mutlu oluyorum ve de tahmin edemeyeceğiniz kadar motive :)))
Bugünlerde ben;
* Sabahları 06:30 da uyanıyorum.
* Üşenmeyip kendime bol yeşillikli,maydonozlu,taze naneli peynirli zeytinli kahvaltılar hazırlıyorum ve sabah serininde balkonda kuş cıvıltıları eşliğinde ediyorum kahvaltımı.Üstelik hiç şekersiz içemem dediğim sabah çayımı da gayet güzel bir şekilde içiyorum hem de afiyetle...
* Erkenden evden çıkıyorum;üstelik giyinmiş saçlar yapılmış üstelik de alel acele çıkıldığı için makyaj şirkette yapılmak zorunda kalmadan...Gayet bakımlı ve hoş hissediyorum kendimi böyle zamanlarda....
* Sabahları Bostancı'da inip Göztepe'ye kadar olan yolu Bağdat Caddesi'nden hızlı adımlarla yürüyorum.
* Güzel renkli lalelerin içinden geçip işyerime varıyorum.
* Sabah kahvaltısı ile öğle yemeği ve öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki öğünleri atmalıyorum. Hocamızın sözünden çıkmadan beslenmeye gayret ediyorum.
Peki bütün bunları neden mi yapıyorum.Çünkü ben bu defa bunu başaracağımı biliyorum.
İlk kez bir kış mevsimini kilo almadan tam aksine kilo vererek geçirdiğim için.
Kendime hedef koyduğum 13 kilonun 6 kilosunu zaten vermiş durumdayım ve geriye sadece ama sadece 7 kilo kaldı.
Çünkü hayatımda ilk kez gerçekten istediğim için sahip çıkıyorum irademe.Hiç kimse için değil yalnızca kendim için.Küçük bedenlerin içine benim de girebileceğimi ve de çok yakışacağını bildiğim için..Sadece kendimi daha iyi hissedebilmek ve daha mutlu olmak için...
Bu sefer başaracağım ve yüzlerdeki şaşkınlığı gördüğümde bir tebessüm edip geçeceğim....
Başaracağım çünkü bu defa gerçekten istiyorum bunu hem de tüm kalbimle...
Bugünlerde ben;
* Sabahları 06:30 da uyanıyorum.
* Üşenmeyip kendime bol yeşillikli,maydonozlu,taze naneli peynirli zeytinli kahvaltılar hazırlıyorum ve sabah serininde balkonda kuş cıvıltıları eşliğinde ediyorum kahvaltımı.Üstelik hiç şekersiz içemem dediğim sabah çayımı da gayet güzel bir şekilde içiyorum hem de afiyetle...
* Erkenden evden çıkıyorum;üstelik giyinmiş saçlar yapılmış üstelik de alel acele çıkıldığı için makyaj şirkette yapılmak zorunda kalmadan...Gayet bakımlı ve hoş hissediyorum kendimi böyle zamanlarda....
* Sabahları Bostancı'da inip Göztepe'ye kadar olan yolu Bağdat Caddesi'nden hızlı adımlarla yürüyorum.
* Güzel renkli lalelerin içinden geçip işyerime varıyorum.
* Sabah kahvaltısı ile öğle yemeği ve öğle yemeği ile akşam yemeği arasındaki öğünleri atmalıyorum. Hocamızın sözünden çıkmadan beslenmeye gayret ediyorum.
Peki bütün bunları neden mi yapıyorum.Çünkü ben bu defa bunu başaracağımı biliyorum.
İlk kez bir kış mevsimini kilo almadan tam aksine kilo vererek geçirdiğim için.
Kendime hedef koyduğum 13 kilonun 6 kilosunu zaten vermiş durumdayım ve geriye sadece ama sadece 7 kilo kaldı.
Çünkü hayatımda ilk kez gerçekten istediğim için sahip çıkıyorum irademe.Hiç kimse için değil yalnızca kendim için.Küçük bedenlerin içine benim de girebileceğimi ve de çok yakışacağını bildiğim için..Sadece kendimi daha iyi hissedebilmek ve daha mutlu olmak için...
Bu sefer başaracağım ve yüzlerdeki şaşkınlığı gördüğümde bir tebessüm edip geçeceğim....
Başaracağım çünkü bu defa gerçekten istiyorum bunu hem de tüm kalbimle...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
Başarmak,
farkına varmak,
güzel düşler,
küçük bir mutluluk:)
19 Mart 2009 Perşembe
Bahar Dilekleri


Hava yine bozdu deli gibi yağmura çevirdi dün akşamdan beri.... Dün öğlen yemek yerken günlük güneşlikti her taraf bugün ise şemsiyem uçuyordu...
Her ne kadar bu senenin moda rengi gri olsa da gökyüzü uymasın bu modaya bence.Zaten moda kendine yakışanı seçmekse eğer;gökyüzü hep mavi giyinsin bir de sarı ışıl ışıl bir kolye taksın boynuna adı güneş olan...:) Olmaz mı?
Arada hafif hafif eteğini estirsin ama hoyrat davranmasın üzmesin bizi...Kuş cıvıltıları da serpiştirilsin araya,sabahları ananemin muhabbet kuşunun cırıltısına razıyım sevinsin garipler...Yeşillensin tüm heryer,rengarenk sümbüller,laleler güneşi görüp daha bir hızlı serpilsin ve doğa bütün güzelliği ile yenilensin...
Bu şehre gri yakışmıyor,bahar gelsin artık içim açılsın,sevgilim dönsün baharın ortasında...
Lütfen Allah'ım söz bak bu sene başka büyük şey istemeyeceğim.İsteklerimi önümüzdeki yıla saklayacağım.O bir gelsin sağ salim yeter :) He bir de o gelene kadar kalan şu 6 kiloyu vermem konusundaki azmimi kamçılarsan ekstradan bonus mutluluk kazanmış olurum :) Önümüzdeki yıldan itibaren de bir bebek,bir ev ve bir araba girebilir sıraya,ama tabi ki vermek sana kalmış.Biz isteyelim çabalayalım sen de yardım edersin elbet di mi? Yani öyle olur inşallah.Zaten bu dilekleri de bizi sevdiğini varsayarak yapıyorum.
Dip Not 1: Üstte renkli yerde Secret yapıyorum.O olaydan çıkardığım sonuç iyi şeyleri dilemek,keza kendisi bizde dua demek aslında.Bunlar böyle sır bulmuş gibi seviniyor ama olayın özü budur yani :) Yürekten dilemek... :) BEn de dua ediyorum işte :)
Dip Not 1: Üstte renkli yerde Secret yapıyorum.O olaydan çıkardığım sonuç iyi şeyleri dilemek,keza kendisi bizde dua demek aslında.Bunlar böyle sır bulmuş gibi seviniyor ama olayın özü budur yani :) Yürekten dilemek... :) BEn de dua ediyorum işte :)
Dip Not 2 : Fotoğraflar bizzat kuzenimin çalışmalarıdır.Her türlü hakkı saklıdır ona göre :)
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler,
küçük bir mutluluk:)
15 Ekim 2008 Çarşamba
Tren Yalnızlığı
Yalnızlık...
Ve senden bu kadar uzakta olmak...
Trenin tekerleklerinin her dönüşüyle birlikte senden biraz daha uzaklaşmak...
Kalemimin ucunu açıyor araya giren mesafeler;daha çok dönüp bakıyorum ardıma...
Böylesi özlemleri en son ne zaman çektiğimizi düşünüyorum ve belki de iyi oluyor bizim için bu küçük ayrılıklar diyorum...
Hüküm yazdın ya bana hiç acımadan...Şimdi ellerim kelepçeli,tutuk soluksuz gibiyim...
Kokunu doldurabilsem bir şişeye ve gittiğim her yere yanımda götürebilsem onu da..Belki böylece bu kadar zor olmaz boş yastığa sarılıp yatmak...
Şimdilerde kısa bu ayrılıklar,ayrılığın büyüğüne sıra geldiğinde ne olacak peki.? Biliyorum şimdikinden çok daha fazla acıyacak canım..Senin olduğum günden bu yana sensiz kalmayı hiç düşünmemişken şimdi bu fikre alışmaya çalışırken yakalıyorum kendimi. Birşey itiraf edeyim mi; sevmedim ben bu duyguyu hem de hiç...
Senin de dediğin gibi geçecek bu ayrılıklar biliyorum ama olmuyor yine de işte....
Geçen gün sen balkonda rafları keserken şöyle bir baktım da sana 3 koca yıl öyle hızlı geçmiş ki anlamamışız bile....Sanki yalnızca 6 aydır hayatımdasın...
Zaman çok çabuk yürüyüp gidiyor...Ve artık hissettiğim bağımızı iyice güçlendirecek başka birşeye ihtiyacımız olduğu..Aşkımızla yoğrulan,üstün birşey... İkimizin birbirimize duyduğu sevdanın toplamı kadar büyük bişey....Ama bir o kadar da küçük....
Zaman zaman buna gerçekten hazır olduğumu düşünsem de bazen öyle çok korkuyorum ki... O zaman geldiğinde seni yine şimdiki kadar özgürce sevebilecek miyim? Sana sinirlendiğimde yine tepkilerimi böyle deli kız tadında verebilecek miyim ? Yoksa susacak mıyım? O yanlış anlamasın aramızda kötü şeyler olduğunu sanmasın diye kabuğuma mı çekilmek zorunda kalacağım. En çok korktuğum ise o geldiğinde belki ben büyümek zorunda kalacağım ve senin nazlı bebeğin o olacak artık...
Büyümek istemiyorum,yaşlanmak da istemiyorum..Belki bir gençlik iksiri içip hep böyle kalmayı diliyorum...Aramızdaki bağdan hiçbirşey kaybetmeden herşeyi sürekli başa sararak bu aşkı iilk günki tazeliği ile yeniden yaşamak istiyorum. Sence çok şey mi istiyorum?
Peki ya sen? Sen neler hissediyorsun şu anda.... Beni bırakıp gidecek olmak nasıl hisler uyandırıyor yüreğinde? Peki sen hazır mısın yeni bir heyecana? Göze alabiliyor musun sevgini bölmeyi ya da hiç korkmuyor musun benim kalbimin bölünmesinden.._?
Biliyorum hiçbirşey kurguladığım gibi olmayacak. Yani bölünmeyecek sevgimiz,sevdamız...Zamanı geldiğinde sevdamızın korundan yeni, kocaman bir ateş yakacağız biz onun için...
Herşey çok güzel olacak..Sadece sağ salim atlatıp bu zamanları kavuşmamız gerek hepsi bu...
2010 bize uğur getirecek biliyorsun değil mi????
Ve senden bu kadar uzakta olmak...
Trenin tekerleklerinin her dönüşüyle birlikte senden biraz daha uzaklaşmak...
Kalemimin ucunu açıyor araya giren mesafeler;daha çok dönüp bakıyorum ardıma...
Böylesi özlemleri en son ne zaman çektiğimizi düşünüyorum ve belki de iyi oluyor bizim için bu küçük ayrılıklar diyorum...
Hüküm yazdın ya bana hiç acımadan...Şimdi ellerim kelepçeli,tutuk soluksuz gibiyim...
Kokunu doldurabilsem bir şişeye ve gittiğim her yere yanımda götürebilsem onu da..Belki böylece bu kadar zor olmaz boş yastığa sarılıp yatmak...
Şimdilerde kısa bu ayrılıklar,ayrılığın büyüğüne sıra geldiğinde ne olacak peki.? Biliyorum şimdikinden çok daha fazla acıyacak canım..Senin olduğum günden bu yana sensiz kalmayı hiç düşünmemişken şimdi bu fikre alışmaya çalışırken yakalıyorum kendimi. Birşey itiraf edeyim mi; sevmedim ben bu duyguyu hem de hiç...
Senin de dediğin gibi geçecek bu ayrılıklar biliyorum ama olmuyor yine de işte....
Geçen gün sen balkonda rafları keserken şöyle bir baktım da sana 3 koca yıl öyle hızlı geçmiş ki anlamamışız bile....Sanki yalnızca 6 aydır hayatımdasın...
Zaman çok çabuk yürüyüp gidiyor...Ve artık hissettiğim bağımızı iyice güçlendirecek başka birşeye ihtiyacımız olduğu..Aşkımızla yoğrulan,üstün birşey... İkimizin birbirimize duyduğu sevdanın toplamı kadar büyük bişey....Ama bir o kadar da küçük....
Zaman zaman buna gerçekten hazır olduğumu düşünsem de bazen öyle çok korkuyorum ki... O zaman geldiğinde seni yine şimdiki kadar özgürce sevebilecek miyim? Sana sinirlendiğimde yine tepkilerimi böyle deli kız tadında verebilecek miyim ? Yoksa susacak mıyım? O yanlış anlamasın aramızda kötü şeyler olduğunu sanmasın diye kabuğuma mı çekilmek zorunda kalacağım. En çok korktuğum ise o geldiğinde belki ben büyümek zorunda kalacağım ve senin nazlı bebeğin o olacak artık...
Büyümek istemiyorum,yaşlanmak da istemiyorum..Belki bir gençlik iksiri içip hep böyle kalmayı diliyorum...Aramızdaki bağdan hiçbirşey kaybetmeden herşeyi sürekli başa sararak bu aşkı iilk günki tazeliği ile yeniden yaşamak istiyorum. Sence çok şey mi istiyorum?
Peki ya sen? Sen neler hissediyorsun şu anda.... Beni bırakıp gidecek olmak nasıl hisler uyandırıyor yüreğinde? Peki sen hazır mısın yeni bir heyecana? Göze alabiliyor musun sevgini bölmeyi ya da hiç korkmuyor musun benim kalbimin bölünmesinden.._?
Biliyorum hiçbirşey kurguladığım gibi olmayacak. Yani bölünmeyecek sevgimiz,sevdamız...Zamanı geldiğinde sevdamızın korundan yeni, kocaman bir ateş yakacağız biz onun için...
Herşey çok güzel olacak..Sadece sağ salim atlatıp bu zamanları kavuşmamız gerek hepsi bu...
2010 bize uğur getirecek biliyorsun değil mi????
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
craiova güncesi,
güzel düşler
21 Şubat 2008 Perşembe
Düş Diyarı Ekspresi Kalkarken...
Kucağımda bilgisayar yatağımın içinde oturmuş düşünüyorum yarım saattir...
Yanımdaki koca bebek çok yorgun sabahın ilk ışıkları ile kalkmaktan,uyuyor mışıl mışıl...Az önce uykusunun arasında bana birşeyler söylediğini sandım ama sanırım sayıkladı...
İçim öylesine dolu ki...Sayfalarca yazabilirim gerekirse...Aslında uyumam gerekiyor ama gram uyku yok gözlerimde...
Bir hüzün var üzerimde...Ama acıtmayan cinsinden...Tatlı tatlı saçlarımı okşayan,beni ılık ılık sarmalayan bir hüzün bu...Uzun zamandır uzak kaldığım bir yanım çıktı geldi sanki sislerin ardından...Defterinden ve kaleminden asla vazgeçmeyen o yanım...
Yüreğime işleyen o ezgiyi milyolarca kez ard arda dinleyerek hayal kurabilir,gözlerimi kapatıp uzak düş diyarlarına seyahat edebilirim şu anda....
Gözü kara denizcilerin gemilerine kaçak binip okyanuslara açılabilirim....
Karanlık mağaralarda yerleri göremeden çıplak ayaklarımla yolu bulmaya çalışırken birden bastığım şeyin hafifçe akmakta olan bir suyun içindeki çakıl taşları olduğunu görüp sevinebilirim...
''Bak gördün mü,nehir çok yakın,hem oradan ışık da süzülüyor bulduk işte çıkış yolunu nihayet....''
Sahi...Böyle bir rüya görmüştüm ben bir keresinde,hala da silemem içimden,aklımdan.... Karanlık bir mağaranın içinde çıplak ayaklarla yürümeye çalışırken önce parmak ucumun sonra da bileğime kadar ayaklarımın değdiği o içinde çakıl taşları ışıldayan berrak su... O zaman mağarada yanımda olup elimden beni dışarı çıkarmaya çalışan kişinin kim olduğunu görememiştim... Artık biliyorum onun kim olduğunu...
Gözlerim kapanmaya başladı hafiften...Şimdi kelimeleri,satırları bir kenara koyup; düşler diyarının geçiş kapısı olan yorganıma sarılıp o en sevdiğim yere yolculuk vaktim geldi çattı... Kapanmakta olan göz kapaklarımın hızına yetişemezsem eğer;kesilmiş olan biletim yanabilir ve ben yarın geceye dek yeni bir bilet de isteyemem gitmek için...
Şimdi biraz acele etmek zorundayım;hayal meyal gördüğüm minik sincaplar sabırsızlanmaya başladı;beni bırakıp gitmelerini istemem çünkü bu gece anlaşılan onlar rehberlik edecek bana...
Herkese Düşler Diyarında Güzel bir gezi dilerim bu gece...Mutlu kalın...
Yanımdaki koca bebek çok yorgun sabahın ilk ışıkları ile kalkmaktan,uyuyor mışıl mışıl...Az önce uykusunun arasında bana birşeyler söylediğini sandım ama sanırım sayıkladı...
İçim öylesine dolu ki...Sayfalarca yazabilirim gerekirse...Aslında uyumam gerekiyor ama gram uyku yok gözlerimde...
Bir hüzün var üzerimde...Ama acıtmayan cinsinden...Tatlı tatlı saçlarımı okşayan,beni ılık ılık sarmalayan bir hüzün bu...Uzun zamandır uzak kaldığım bir yanım çıktı geldi sanki sislerin ardından...Defterinden ve kaleminden asla vazgeçmeyen o yanım...
Yüreğime işleyen o ezgiyi milyolarca kez ard arda dinleyerek hayal kurabilir,gözlerimi kapatıp uzak düş diyarlarına seyahat edebilirim şu anda....
Gözü kara denizcilerin gemilerine kaçak binip okyanuslara açılabilirim....
Karanlık mağaralarda yerleri göremeden çıplak ayaklarımla yolu bulmaya çalışırken birden bastığım şeyin hafifçe akmakta olan bir suyun içindeki çakıl taşları olduğunu görüp sevinebilirim...
''Bak gördün mü,nehir çok yakın,hem oradan ışık da süzülüyor bulduk işte çıkış yolunu nihayet....''
Sahi...Böyle bir rüya görmüştüm ben bir keresinde,hala da silemem içimden,aklımdan.... Karanlık bir mağaranın içinde çıplak ayaklarla yürümeye çalışırken önce parmak ucumun sonra da bileğime kadar ayaklarımın değdiği o içinde çakıl taşları ışıldayan berrak su... O zaman mağarada yanımda olup elimden beni dışarı çıkarmaya çalışan kişinin kim olduğunu görememiştim... Artık biliyorum onun kim olduğunu...
Gözlerim kapanmaya başladı hafiften...Şimdi kelimeleri,satırları bir kenara koyup; düşler diyarının geçiş kapısı olan yorganıma sarılıp o en sevdiğim yere yolculuk vaktim geldi çattı... Kapanmakta olan göz kapaklarımın hızına yetişemezsem eğer;kesilmiş olan biletim yanabilir ve ben yarın geceye dek yeni bir bilet de isteyemem gitmek için...
Şimdi biraz acele etmek zorundayım;hayal meyal gördüğüm minik sincaplar sabırsızlanmaya başladı;beni bırakıp gitmelerini istemem çünkü bu gece anlaşılan onlar rehberlik edecek bana...
Herkese Düşler Diyarında Güzel bir gezi dilerim bu gece...Mutlu kalın...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler,
kış yazıları
23 Ocak 2008 Çarşamba
Bir Bahar Rüzgarı Geçti Bu Sabah Önümden...
Piskopata bağladığımın farkındayım...Bana kızmaya başlayacağınızın da...Ama kızmayın iyi olcam.. Sadece fazlasıyla karamsar oluşumun tek sebebi artık sabredemiyor oluşum...
Bu sabah güzel birşey oldu..Yani aslında basit bişey...Beni alacak arkadas telefonumu çaldırınca evden çıktım sahile doğru yürümeye başladım...ILık bir hava hakimdi..Güneş göstersem mi göstermesem mi kendimi diye naz yapıyor...
Atkıma sarınmışım yine de...Annemlerin apartmanın önünden geçerken alt kat komşularının salon camını açtığını gördüm..Ne hoş dedim havayı azıcık güzel görünce evin içine enerji dolsun diye açmış camları...SOnra kendimi düşündüm...
Bir bahar çocuğu olarak kışlardan pek hazzetmem,içim kararır depresyona girerim resmen..Hep güneş olsun isterim;hava kulaklarımı kesercesine ayaz yapsa da güneş olsun...
Bahar geldiğinde ben sabahları kalkar kalkmaz pencerelerimi açarım..O tazecik hava evimin içine dolsun sabahın ilk saatlerinden itibaren içimize mutluluk doldursun diye... İşte o açık pencereyi görünce bu geldi aklıma...
Sonra o 30 saniyelik kısa zaman diliminde düşündüm...Sen neden pencerelerini kapattın bu kadar diye...üstelik perdeleri kapatmakla kalmayıp bir de üstüne kalın güneşlikleri çekmişler sanki içeri güneşin girmesini engellemek istercesine...
Ve bu sabah o perdeleri penceremden söküp atmaya karar verdim..Zaten bu karanlık perdeleri de ben koymuş olamam bu pencerelere çünkü zevkime ve karakterime uymuyor herşeyden öte...
Galiba açıcam yakın zamanda camları da....Yalnız baharın gelmesini beklemeye niyetim yok bu sefer..Üstümü biraz kalın giyinip önlemimi alarak o güneşin içeriye dolmasına izin vericem...
Arada üşürsem ve camı kapatırsam kızmayın; sadece üşüdüğüm için biraz geri çekilebilirim..Ama o başkasının zevkine göre döşenmiş karanlık perdeleri bir daha evime sokmak niyetinde değilim....
Bu sabah güzel birşey oldu..Yani aslında basit bişey...Beni alacak arkadas telefonumu çaldırınca evden çıktım sahile doğru yürümeye başladım...ILık bir hava hakimdi..Güneş göstersem mi göstermesem mi kendimi diye naz yapıyor...
Atkıma sarınmışım yine de...Annemlerin apartmanın önünden geçerken alt kat komşularının salon camını açtığını gördüm..Ne hoş dedim havayı azıcık güzel görünce evin içine enerji dolsun diye açmış camları...SOnra kendimi düşündüm...
Bir bahar çocuğu olarak kışlardan pek hazzetmem,içim kararır depresyona girerim resmen..Hep güneş olsun isterim;hava kulaklarımı kesercesine ayaz yapsa da güneş olsun...
Bahar geldiğinde ben sabahları kalkar kalkmaz pencerelerimi açarım..O tazecik hava evimin içine dolsun sabahın ilk saatlerinden itibaren içimize mutluluk doldursun diye... İşte o açık pencereyi görünce bu geldi aklıma...
Sonra o 30 saniyelik kısa zaman diliminde düşündüm...Sen neden pencerelerini kapattın bu kadar diye...üstelik perdeleri kapatmakla kalmayıp bir de üstüne kalın güneşlikleri çekmişler sanki içeri güneşin girmesini engellemek istercesine...
Ve bu sabah o perdeleri penceremden söküp atmaya karar verdim..Zaten bu karanlık perdeleri de ben koymuş olamam bu pencerelere çünkü zevkime ve karakterime uymuyor herşeyden öte...
Galiba açıcam yakın zamanda camları da....Yalnız baharın gelmesini beklemeye niyetim yok bu sefer..Üstümü biraz kalın giyinip önlemimi alarak o güneşin içeriye dolmasına izin vericem...
Arada üşürsem ve camı kapatırsam kızmayın; sadece üşüdüğüm için biraz geri çekilebilirim..Ama o başkasının zevkine göre döşenmiş karanlık perdeleri bir daha evime sokmak niyetinde değilim....
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler,
kış yazıları
2 Ocak 2008 Çarşamba
2008 BANA NELER GETİRECEK ACABA?
İşte yine bitti bir yıl...Büyük bir hevesle beklediğim 2008 geldi artık hatta bugün 2. günü... hayatımda ilk defa yeni gelecek bir yıl için bu kadar umut doluydu içim ve o kadar yürekten inanıyorum ki bu yıl çok güzel şeyler olacağına...Hissediyorum bunu hem de bütün kalbimle...
Bir kere herşeyden önce bütün sıkıntılarımız bitsin...
Daha fazla para kazancı olsun...
Maaşımıza zam olsun bol bol....
Bol huzur,neşe,sağlık,mutluluk getirsin bu yıl bize....
23 Mart'a kadar istediğim kiloya inebileyim...
Spora başlayıp bir daha hareketi hayatımdan hiç eksik etmeyeyim...
Allah önümüze yeni şanslar, yeni olanaklar çıkarsın ve biz onları görmezlikten gelmeden yakalayıp hayata geçirebilelim...
Keyifle,sevdiklerimizle geçirdiğimiz çok mutlu olduğumuz günlerimiz,haftalarımız aylarımız olsun...
Kendi evimizi alabileceğimiz koşullar oluşsun bu yıl...
Evimizi aldıktan sonra da yeni bir arabamız olsun...
MKA cıma çok severek çalışabileceği ve bol kazancı olan bir iş nasip etsin Allah'ım.....
Ben kendimi mesleki anlamda iyice geliştirme fırsatı bulayım,çok iyi öğreneyim herşeyi....
Ülkemiz terör illetinden kurtulsun ve artık daha fazla şehit kanı ile sulanmasın bu topraklar...
İyi niyetli olan bütün insanlar dilediklerine kavuşsunlar bir an önce....
Kimsesiz çocuklar sokakta üşümesin....
Zavallı kedi,köpek yavruları ölmesin bakımsızlıktan...
Dedim ya o kadar çok inanıyorum ki bu yılın çok iyi olacağına...Ve bu inancım nedeniyle de en azından yapabileceğim şeyler için var gücümle çalışıcam gerçekleşsinler diye...Çünkü 2007 yılının bana öğrettiği en önemli şey bişeyleri sadece istemekle yetinmenin bize birşey kaandırmayacağı..Aynı zamanda da bu dileklerimizi gerçekleştirmek için çaba sarfetmemiz gerekli....
2007 acısıyla tatlısıyla bitti ya artık..GEri dönüp baktığımda bu yıldan elime ne kaldı diye; en önemlisi Kobacanımla yuvamızı kurmamızdı,gerisi zaten önemli değil... Benim için en önemli şey onun benim yanımda olması; o olduktan sonra zaten kalan herşeyi birlikte halledebileceğimize inanıyorum ben....
UMARIM 2008 HEPİMİZ İÇİN ÇOK GÜZEL BİR YIL OLUR .... HERKESİN DİLEKLERİNİN KABUL OLMASI UMUDUYLA....
NİCE MUTLU YILLARA....
Bir kere herşeyden önce bütün sıkıntılarımız bitsin...
Daha fazla para kazancı olsun...
Maaşımıza zam olsun bol bol....
Bol huzur,neşe,sağlık,mutluluk getirsin bu yıl bize....
23 Mart'a kadar istediğim kiloya inebileyim...
Spora başlayıp bir daha hareketi hayatımdan hiç eksik etmeyeyim...
Allah önümüze yeni şanslar, yeni olanaklar çıkarsın ve biz onları görmezlikten gelmeden yakalayıp hayata geçirebilelim...
Keyifle,sevdiklerimizle geçirdiğimiz çok mutlu olduğumuz günlerimiz,haftalarımız aylarımız olsun...
Kendi evimizi alabileceğimiz koşullar oluşsun bu yıl...
Evimizi aldıktan sonra da yeni bir arabamız olsun...
MKA cıma çok severek çalışabileceği ve bol kazancı olan bir iş nasip etsin Allah'ım.....
Ben kendimi mesleki anlamda iyice geliştirme fırsatı bulayım,çok iyi öğreneyim herşeyi....
Ülkemiz terör illetinden kurtulsun ve artık daha fazla şehit kanı ile sulanmasın bu topraklar...
İyi niyetli olan bütün insanlar dilediklerine kavuşsunlar bir an önce....
Kimsesiz çocuklar sokakta üşümesin....
Zavallı kedi,köpek yavruları ölmesin bakımsızlıktan...
Dedim ya o kadar çok inanıyorum ki bu yılın çok iyi olacağına...Ve bu inancım nedeniyle de en azından yapabileceğim şeyler için var gücümle çalışıcam gerçekleşsinler diye...Çünkü 2007 yılının bana öğrettiği en önemli şey bişeyleri sadece istemekle yetinmenin bize birşey kaandırmayacağı..Aynı zamanda da bu dileklerimizi gerçekleştirmek için çaba sarfetmemiz gerekli....
2007 acısıyla tatlısıyla bitti ya artık..GEri dönüp baktığımda bu yıldan elime ne kaldı diye; en önemlisi Kobacanımla yuvamızı kurmamızdı,gerisi zaten önemli değil... Benim için en önemli şey onun benim yanımda olması; o olduktan sonra zaten kalan herşeyi birlikte halledebileceğimize inanıyorum ben....
UMARIM 2008 HEPİMİZ İÇİN ÇOK GÜZEL BİR YIL OLUR .... HERKESİN DİLEKLERİNİN KABUL OLMASI UMUDUYLA....
NİCE MUTLU YILLARA....
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler
5 Aralık 2007 Çarşamba
DENETİME İKİ KALA
Yazamıyorum..Vaktim yok çünkü aslında yazmak istediğim bir çok şey var... Denetim var iki gün sonra bi atlatsam da rahatlasam, ya da atlatamasam bile geçsin gitsin artık yetti canıma..
Biraz da canım sıkkın, Kobacanım bugün Samsun'a gidiyor perşembe dönecekmiş :( Dün akşam teyzemde otururken haber aldık, hiç de hoşuma gitmediğini söylemek zorundayım. ) Sevgilim gidiyo ve ben bu gece evimde değil annemlerde kalıcam (Annem bu duruma çok sevindi ama ben evimden başka yerde uyuyamam,he orası da senin evin değil miydi diyeceksiniz ama bu başka,sevgilim yok yanımda huzursuzum :( )
Bunun dışında Cuma günü Kuziciğimin doğum günü şimdiden kutluyorum yeni yaşını...
Dışarda şakır şakır yağmur yağıyor, benim hayattan büyük beklentilerim var olmasını umut ettiklerim ve olacağına inandıklarım... Hayatımızı daha güzel bir hale getirmek istiyorum,daha sıkıntısız daha eğlenceli ve daha bereketli.... Bir de deliksiz doya doya uyumak...
İnanıyorum herşey iyi olacak. Hayatımda ilk kez böyle birşeye bütün kalbimle inanıyorum.
Cuma gününü atlattıktan sonra geri dönücem güzel maceralarla;benim için dua edin de şu denetimi kazasız belasız atlatayım...
Öpüldünüz canlar...
Biraz da canım sıkkın, Kobacanım bugün Samsun'a gidiyor perşembe dönecekmiş :( Dün akşam teyzemde otururken haber aldık, hiç de hoşuma gitmediğini söylemek zorundayım. ) Sevgilim gidiyo ve ben bu gece evimde değil annemlerde kalıcam (Annem bu duruma çok sevindi ama ben evimden başka yerde uyuyamam,he orası da senin evin değil miydi diyeceksiniz ama bu başka,sevgilim yok yanımda huzursuzum :( )
Bunun dışında Cuma günü Kuziciğimin doğum günü şimdiden kutluyorum yeni yaşını...
Dışarda şakır şakır yağmur yağıyor, benim hayattan büyük beklentilerim var olmasını umut ettiklerim ve olacağına inandıklarım... Hayatımızı daha güzel bir hale getirmek istiyorum,daha sıkıntısız daha eğlenceli ve daha bereketli.... Bir de deliksiz doya doya uyumak...
İnanıyorum herşey iyi olacak. Hayatımda ilk kez böyle birşeye bütün kalbimle inanıyorum.
Cuma gününü atlattıktan sonra geri dönücem güzel maceralarla;benim için dua edin de şu denetimi kazasız belasız atlatayım...
Öpüldünüz canlar...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler
23 Kasım 2007 Cuma
Ben Çocuktum Bir Zamanlar...


Dün akşam trende evime giderken ve elimdeki kitabı okumaya çalışırken, hiç yoktan, durup dururken,anıların arasından çocukluğumdan çıkıp geldi. Elif... Çocukluğumun yazlarını geçirdiğim Yalova'daki Ankara'lı arkadaşım.. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi..O benden iki yaş büyüktü.Kendi aramızda ingilizce konuşup dururduk.Aydın-6 diye bi site vardı onun girişinde telefon kulübesi vardı. Oraya gidip telefon açardık. Hatta üçlü bi arkadaş grubu vardı sonradan arkadaşımız olmuşlardı. O çocuklar bizi hep ingilizce konuşurken görmüş de turist sanmışlardı :) Hatırlıyorum da sonradan sormuşlardı neden hep ingilizce konuşuyosunuz diye.. Tamam itiraf ediyorum bizi yabancı sansınlar diye özellikle yapıyorduk hava basıyorduk yani.Bir de şifreli konuşmak istediğimizde hemen ingilizce konuşmaya başlardık sanki dünyada bizden başka kimse ingilizce bilmiyomuş gibi ne komikmişiz:) Çok iyi anlaşırdık. Elif babasının büyükelçi olduğunu söylemişti bize..Sonra bir gün Zeynep isimli başka bir arkadasım bu konuda yalan söylediğini attı ortaya ben inanamadım ama hakikaten de öyleymiş.Gidip annesinin önünde sormuştuk ve kadın donup kalmıştı yok canım nerden çıktı diye.Sanırım annesi babası ayrıydı ve çok da gurur duyduğu bir babası yoktu Elif'in bu sebeple de böyle birşey uydurmuştu..
Çocuk kalbimle ne kadar da kırılmıştım..En iyi arkadaşımın bana yalan söylediğini duymak cidden sarsmıştı beni...Zaten sanırım ben saf salak bişeydim çocukken.Tamam çok zekiyim o ayrı bi konu ama :) çok iyi niyetli olduğum için insanların beni kandırması çok kolay olurdu...
Bir de lise son sınıfta iken Erenköy'de otururken apartmanda Tuğçe diye bir kız vardı.Beni olmayan birinin varlığına inandırmıştı.Hoş sanırım kendisi de ciddi şekilde inanıyordu,sanırım o kız şizofren falandı.Bütün kankilerimle aramı bozmuştu manyak. Sonra bizim çocuklara kendimi nasıl zor affettirmiştim. Allah'tan annem arkadaşlığımızı bi şekilde bozmayı başarmıştı da sınava iki ay kala kendime gelmiştim.Bu sayede oturup ders çalışmaya başladım..Yani son iki ayda bu kadar oluyor..( Yahuuu yeter Tubik yeterrrr tamam anladık zekisin de bırak başkaları söylesin bunu )
Aklıma geldi paylaşayım dedim.Bazen çok kel alaka zamanlarda geçmişten anılar pat diye çıkıp geliveriyo önümüze ve böyle tebessüm etmemizi sağlıyo... Hatta şimdi kulağıma sesi bile geldi Yalova'da akşam sahildeki banklarda otururken denizin kıyıya vuran sesi ve söylediğimiz şarkılar, gülüşmelerimiz ve çocukluğumun en güzel günleri....saat 2 ye doğru arabası ile gelen dondurmacı amcanın zili..Kaçıp kaçıp Aydın 4 e gidişimiz,Pazar'ın girişindeki tarçınlı izmir lokmasının kokusu burnumda hala,sonra bisiklet turlarımız, babannemin denizdeyken sesini bize yetiremediği için düdükle bizi öğle yemeğine çağırışı,çatık kaşları ama tebessüm eden dudakları...Canım benim öyle çok özledim ki onu...Keşke hala yanımızda olsaydı da ölmeden görebilseydi üniversiteden mezun oluşumu... Nasıl da gururlanırdı kimbilir...İkinci annemdi o benim çok acıttı içimi gidişi çokkk....
Hey gidi günler heyy...Küçücük bir anı beni nerelere götürdü,ne kadar mutlu günlerdi onlar... Hayat ne kadar da dertsizdi.TEk sıkıntımız gece dışarda kalabilmek için yarım saat daha izin koparmaya çalışmaktan ibaretti....(Allahım bi keresinde camdan kaçmıştım yaa ama tırsıp hemen geri dönmüştüm :) valla babannem yakalasa oyardı beni kesin :) )
Bugün Cuma malumunuz en sevdiğim gün,haftasonu resimleri bilgisayara atmayı planlıyorum umarım tembellik etmem...Herkese iyi haftasonları diliyorum...
Ana Fikrim :)
cuma yazısı,
güzel düşler,
nostalji
14 Kasım 2007 Çarşamba
TuBiKKo GeRi DöNDü....
HERKESLERE GÜNAYDIIINNNN !!!!!
Aslında teorik olarak çok uykusuzum;pratikte de gözlerimin yanlarındaki ağrılardan ve göz kapaklarıma oturmuş küçük filler varmış gibi hissettiğimi de söyleyebilirim. Yine de yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Sanırım dert edip kendimi sıkıntıya soktuğum şeyleri sorun gibi algılamayıp sadece çözülmesi ve bitirilmesi gereken olaylar gibi algılarsam daha çabuk ve kolay yoldan neticeye varacağımı öğrendim (Çekim Yasası bende ciddi değişikliker yaratmaya devam edecek :) )
Neyseee.... Gelelim son zamanların havadislerine..Ben bildiğiniz gibi hala denetleme için hazırlanmaya uğraşıyorum.Ve bizim şirkete gelecek denetçi eğer bir okuyucumsa buradan kendisine sesleniyorum;ha ha ha hiç bir hatamı bulmanıza izin vermeyeceğimi SAyın Denetçi neden derseniz ben sizden daha zekiyim :D Ayrıca sistemde değişiklikler bilem yaptım yani o derece...
Bunun yanında dün akşam kız istemeye gittik. Hani demiştim ya size daha önce Candostumla Canım Kuzum Kuzim evlenmeye karar verdi diye. Heh işte biz dün akşam gittik;Diloşumu istedik;çok şükür verdiler de bir rahat ettik.Zaten bize vermeyeceklerde kime verecekler di mi yani?
Kısa bir özetle dün geceyi anlatayım.
1) Sevgili Kuzicim heyecandan stresten saat 19:00-19:20 arası beni 3 defa arayarak bütün hazırlanma aşamalarıma tanıklık etti ve bu sayede 20 dakikada hazırlanma rekoru kırmama sebep oldu.
2) Diloşlarımın oraya gittiğimizde kuzen yolu karıştırdı ve mahallede bir tur attıktan sonra ancak bulabildik.Bu arada şunu da belirtmek isterim bizim Kuzu ilk defa gitmiyor oraya;paniklemekten bildiği yolu unuttu ihihihi :)
3) İndik kapının önünde hadi hadi beklemeyin hemen çıkalım diye bizim üzerimizde psikolocik baskı yaptı sakin ol demekten dilimde tüy bitti...
4) Çiçeği sağdıç rolünü üstlenen kobacanımın eline tutuşturdular :)
5) Kemocan yine gecenin odak noktası olmayı başardı maşallah yine Stand-up modundaydı. Diloşumun teyzesine sormuş beni hatırladınız mı diye teyzedeki tepki aynen aktarıyorum''Seni unutmak mümkün mü? '' (Açıklama: Diloşum ameliyat olduğunda hastaneye ziyarete gitmiştik Kuzi,ben ve Kemo.Tezsei ve kuzenleri de oradaydı;Kemo yine yaptığı bomba esprilerle milleti kırıp geçirmişti :D )
6) Diloşumun kahvelerini ben yaptım;ama ellerim titredi heyecandan ay ne garip bir durum sanki beni isemeye gelmişler gibi. Bu arada tabi son kahveyi tepsiye koyarken telaşeden cezvenin içini olduğu gibi boşalttım tepsiyi de biraz batırdım :D Ama Allah'tan çok değil...
7) Fehmi Eniştem isteme işini son anda babama paslamış sen iste diye Diloşumu o istedi. :) Dedesi de verdi sağolsun....
8) Fırsatı kaçırır mıyım hemen Diloşumun nişan elbisesini gittim gördüm odada.Zaten ben görmeden ilk kez giyse bi tarafıma bişey olurdu kesin;en yakın arkadasımın nişan kıyafetini görmeden olur mu yaaa :D
9) Gecenin sonunda evimize dönerken Kuzi merdivenlerden hoplaya zıplaya iniyordu. Merdivenleri çıkarken ki kasılan gergin adamdan eser kalmamıştı.
10) Geceye damgasını eve dönerken babama verdiği cevapla ananecim vurdu..'' Aslında ben hız seviyorum ama yollar boş olduğu zaman !!! '' Bu sözün üzerine biz koptuk tabi...
11) Saat 01.30 sularında evimizde ve yatağımızdaydık ve dün geceyi bitirdik.Cuma günü yani 16.11.2007 tarihinde de nişanımızı yapacağız.
Aslında resimler çektim ama eve geç gelince bilgisayara atma fırsatım olmadı.Zaten bir sebepten ötürü telefonumun ayarları sapıtmış çektiğim resimleri de beğenmedim.O sebeple ben size Cuma günü nişandan sonra resimleri koyarım o zaman görürsünüz. Hem daha bi kokoş olcam o daha iyi beni bakımlı görürsünüz....:D
Herkese iyi haftalar dilerimmmmm.....
Aslında teorik olarak çok uykusuzum;pratikte de gözlerimin yanlarındaki ağrılardan ve göz kapaklarıma oturmuş küçük filler varmış gibi hissettiğimi de söyleyebilirim. Yine de yavaş yavaş kendimi toparlamaya başladım. Sanırım dert edip kendimi sıkıntıya soktuğum şeyleri sorun gibi algılamayıp sadece çözülmesi ve bitirilmesi gereken olaylar gibi algılarsam daha çabuk ve kolay yoldan neticeye varacağımı öğrendim (Çekim Yasası bende ciddi değişikliker yaratmaya devam edecek :) )
Neyseee.... Gelelim son zamanların havadislerine..Ben bildiğiniz gibi hala denetleme için hazırlanmaya uğraşıyorum.Ve bizim şirkete gelecek denetçi eğer bir okuyucumsa buradan kendisine sesleniyorum;ha ha ha hiç bir hatamı bulmanıza izin vermeyeceğimi SAyın Denetçi neden derseniz ben sizden daha zekiyim :D Ayrıca sistemde değişiklikler bilem yaptım yani o derece...
Bunun yanında dün akşam kız istemeye gittik. Hani demiştim ya size daha önce Candostumla Canım Kuzum Kuzim evlenmeye karar verdi diye. Heh işte biz dün akşam gittik;Diloşumu istedik;çok şükür verdiler de bir rahat ettik.Zaten bize vermeyeceklerde kime verecekler di mi yani?
Kısa bir özetle dün geceyi anlatayım.
1) Sevgili Kuzicim heyecandan stresten saat 19:00-19:20 arası beni 3 defa arayarak bütün hazırlanma aşamalarıma tanıklık etti ve bu sayede 20 dakikada hazırlanma rekoru kırmama sebep oldu.
2) Diloşlarımın oraya gittiğimizde kuzen yolu karıştırdı ve mahallede bir tur attıktan sonra ancak bulabildik.Bu arada şunu da belirtmek isterim bizim Kuzu ilk defa gitmiyor oraya;paniklemekten bildiği yolu unuttu ihihihi :)
3) İndik kapının önünde hadi hadi beklemeyin hemen çıkalım diye bizim üzerimizde psikolocik baskı yaptı sakin ol demekten dilimde tüy bitti...
4) Çiçeği sağdıç rolünü üstlenen kobacanımın eline tutuşturdular :)
5) Kemocan yine gecenin odak noktası olmayı başardı maşallah yine Stand-up modundaydı. Diloşumun teyzesine sormuş beni hatırladınız mı diye teyzedeki tepki aynen aktarıyorum''Seni unutmak mümkün mü? '' (Açıklama: Diloşum ameliyat olduğunda hastaneye ziyarete gitmiştik Kuzi,ben ve Kemo.Tezsei ve kuzenleri de oradaydı;Kemo yine yaptığı bomba esprilerle milleti kırıp geçirmişti :D )
6) Diloşumun kahvelerini ben yaptım;ama ellerim titredi heyecandan ay ne garip bir durum sanki beni isemeye gelmişler gibi. Bu arada tabi son kahveyi tepsiye koyarken telaşeden cezvenin içini olduğu gibi boşalttım tepsiyi de biraz batırdım :D Ama Allah'tan çok değil...
7) Fehmi Eniştem isteme işini son anda babama paslamış sen iste diye Diloşumu o istedi. :) Dedesi de verdi sağolsun....
8) Fırsatı kaçırır mıyım hemen Diloşumun nişan elbisesini gittim gördüm odada.Zaten ben görmeden ilk kez giyse bi tarafıma bişey olurdu kesin;en yakın arkadasımın nişan kıyafetini görmeden olur mu yaaa :D
9) Gecenin sonunda evimize dönerken Kuzi merdivenlerden hoplaya zıplaya iniyordu. Merdivenleri çıkarken ki kasılan gergin adamdan eser kalmamıştı.
10) Geceye damgasını eve dönerken babama verdiği cevapla ananecim vurdu..'' Aslında ben hız seviyorum ama yollar boş olduğu zaman !!! '' Bu sözün üzerine biz koptuk tabi...
11) Saat 01.30 sularında evimizde ve yatağımızdaydık ve dün geceyi bitirdik.Cuma günü yani 16.11.2007 tarihinde de nişanımızı yapacağız.
Aslında resimler çektim ama eve geç gelince bilgisayara atma fırsatım olmadı.Zaten bir sebepten ötürü telefonumun ayarları sapıtmış çektiğim resimleri de beğenmedim.O sebeple ben size Cuma günü nişandan sonra resimleri koyarım o zaman görürsünüz. Hem daha bi kokoş olcam o daha iyi beni bakımlı görürsünüz....:D
Herkese iyi haftalar dilerimmmmm.....
Ana Fikrim :)
güzel düşler,
Mutlu Haber
23 Ağustos 2007 Perşembe
Güzel Düşüm....
Dün akşam defterimi aldım elime balkondaki esintiyle..
Oturdum eskileri karıştırdım....
Tebessüm ettim bize ilk gelişine,sinirlendim beni deli edişine....
Kıvırcık saçlarımı düşündüm,
sarıydılar sen bana tutulduğunda sonra kızıp siyah yapmıştım...
Şimdi yine sevdiğin gibiler.....
Sonra küstüm beni üzdüğün zamanlar için...
Küstüğüm için affedeyim diye trenle gidişlerini düşündüm,içimi yakan....
Arkandan ağladığım günler geldi aklıma....
Kavuşmak için nasıl sabırsızlandığımız
Ayrı geçen gecelere lanet ettiğimiz...
Gurur yapıp da yanına gelmek isteyip de gelemeyişim
Sonra barışmanın bir yolunu buluşum....
Ve ben dün gece yine ağladım...
Sana olan aşkım için....
Bir gün beni böyle sevmekten vazgeçmenden korktuğum için...
Sensiz yapayalnız kalma ihtimali içimi tırmaladı sanki....
Korkularım süzüldü gözlerimden ılık ılık...
Akıtamadım yüreğime...
Sonra sen geldin kokunla...
Yalnız penceremden süzülen bana şarkılar söyleyen rüzgar
susuverdi seni duyunca önünde eğilircesine....
Kulağıma fısıldadığında aşkını;
Bahçedeki kavak ağacının yapraklarına duyurdu söylediğini.....
Hepsi bir oldular uzak masal diyarlarına uçurdular haberi....
Bu aşk ölümsüz,dolansın dillerde....
Güzel düşüm....
Bilirsin hiçbir yüz güzel değil senin yüzünden...
Hele ay ışığında uyurken izlemek seni....
Huzurunu paylaşmak yüreğinin....
Günümü aydınlatan güneşim,gecemi aydınlatan ay...
Sıcağımı serinleten rüzgar,huzurumu veren denizimsin...
En derinim,herşeyimsin....
Bazen yetişmese de sana sesim
Yakınında olsam da duymasan da beni...
Sen benim yüreğimsin.........
Seni bu dünyadaki Herşeyden Herkesten Çok seviyorum Bitanem...Nice ay dönümlerine,sonsuza dek bitmeyecek aşkımızla
Ana Fikrim :)
güzel düşler,
huzur,
kobacan
15 Ağustos 2007 Çarşamba
Ne Çabuk Geçti.....
Koskoca 19 ay olmuş biz nişanlanalı....GErçi artık evliyiz ama hala benim için çok önemlidir nişanımız.O kadar büyük çaba sarfettik ki hayatımızı birleştirebilmemiz için zaten aksi düşünülemezdi....Ne çabuk geçmiş...
15.01.2006 alyansımızın içinde yazan tarih...Bugün canım kocam güzel bir e-posta göndermiş bana...Çok mutlu oldum :)
İyi ki varsın sevgilim....Sen benim herşeyimsin,dünyamsın,aşkım,en yakın dostum,sırdaşım, en büyük eğlencem,en güzel mutluluğum.Dilerim hayatımız boyu hep böyle oluruz.....Aynı aşk,aynı duygularla ve hiç ayrılmadan uzun seneler geçiririz....
SENİ ÇOOOOOOOKKKKKK SEVİYORUM KOBACANIM :) :) :)
Küçük Not : Akşama KARPOZ yiyelim miiiiiiii :D :D :D
Ana Fikrim :)
güzel düşler,
kobacan
15 Haziran 2007 Cuma
Hey Barmen Benden Herkese Birer Kadeh Mutluluk!
İşte hafta Cumaya kavuştu yine...Bu akşam evimizi gidince güzel bir kısır salatası yapıcam sonra da kobacanımla televizyonumuzun karşısına geçip soğuk kola eşliğinde mutlu mesut şekilde yiyeceğiz... Zor bir haftayı böyle güzel bir şekilde noktalayacağız....
Bunun yanında ben son zamanlarda olmadığım kadar dinç ve mutlu hissediyorum kendimi..İnsanın hayatında moralin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım bugün. Dün sevgilimin gittiği iş görüşmesi oldukça iyi geçmiş. Adamlar onunla çalışmayı istiyorlar hatta ilanı kaldırmışlar internet sitesinden o da bugün haber verecekti. Yani artık sabit güzel maaşlı bir işi olacak sevgilimin... :) Böylece taksitlerimizi borçlarımızı nasıl yapacağız derdi olmadan rahatça ödeyebileceğiz. Üstümden nasıl bir yük kalktığını anlatamam. Özellikle de onun yüzünü gülerken görmek bana çok iyi geldi. Ferahladı canım benim. :)
Umarım bu tip sıkıntıları olan arkadaşlarım da bir an önce halleder ve rahata kavuşur. Bunun yanında sanırım tatile gitme şansımız da olacak büyük teyzoşuma. Ama tabi Ağustos başı gibi gideriz heralde :) :) :) Olsun geç olsun da üç olmasın di miii...
Bu arada bana yazmayan arkadaşlarımı şiddetle kınıyorum.Öyle bir kerecik yazmakla benden kurtulumazsınız biliyorsunuz.Ben burayı aktif bir ortam haline getirmeye çalışıyorum ama siz de biraz çaba gösterseniz nasıl olur??*
Neyse... O kadar mutluyum ki kimseciklere kızacak mecalim yok....Hepinizin yanaklarından öper mutlu, neşeli, güneşli bir haftasonu geçirmenizi dilerim....Görüşürüz Şekerler......
NOT : Kardeş yaz tatili için İzmir'den geliyor. Gelirken de annemlere bir misafir getiriyor.Bakalım çok merak ediyorum bu misafiri ( kihkihkih )
Bunun yanında ben son zamanlarda olmadığım kadar dinç ve mutlu hissediyorum kendimi..İnsanın hayatında moralin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım bugün. Dün sevgilimin gittiği iş görüşmesi oldukça iyi geçmiş. Adamlar onunla çalışmayı istiyorlar hatta ilanı kaldırmışlar internet sitesinden o da bugün haber verecekti. Yani artık sabit güzel maaşlı bir işi olacak sevgilimin... :) Böylece taksitlerimizi borçlarımızı nasıl yapacağız derdi olmadan rahatça ödeyebileceğiz. Üstümden nasıl bir yük kalktığını anlatamam. Özellikle de onun yüzünü gülerken görmek bana çok iyi geldi. Ferahladı canım benim. :)
Umarım bu tip sıkıntıları olan arkadaşlarım da bir an önce halleder ve rahata kavuşur. Bunun yanında sanırım tatile gitme şansımız da olacak büyük teyzoşuma. Ama tabi Ağustos başı gibi gideriz heralde :) :) :) Olsun geç olsun da üç olmasın di miii...
Bu arada bana yazmayan arkadaşlarımı şiddetle kınıyorum.Öyle bir kerecik yazmakla benden kurtulumazsınız biliyorsunuz.Ben burayı aktif bir ortam haline getirmeye çalışıyorum ama siz de biraz çaba gösterseniz nasıl olur??*
Neyse... O kadar mutluyum ki kimseciklere kızacak mecalim yok....Hepinizin yanaklarından öper mutlu, neşeli, güneşli bir haftasonu geçirmenizi dilerim....Görüşürüz Şekerler......
NOT : Kardeş yaz tatili için İzmir'den geliyor. Gelirken de annemlere bir misafir getiriyor.Bakalım çok merak ediyorum bu misafiri ( kihkihkih )
Ana Fikrim :)
güzel düşler
24 Mayıs 2007 Perşembe
..........Ay Dönümü...........
Dün bizim evliliğimizin 2. ay dönümüydü...Benim için önemlidir(gerçi çoğu kadın için geçerlidir zaten) Sevgili kobacanım eve biraz geç gelmek durumunda kaldı dün akşam karşıda işi olduğu için.Kapıyı bir açtım elinde pembe bir gül...Yanında da küçük iki tomurcuk..Bana dedi ki bu sensin bunlar da çocuklarımız... :)
Canım sevgilim; istediğin zaman ne kadar da tatlı olabiliyorsun :)
ve en nihayetinde düğün resimlerimize ve videosuna kavuşabildik...Çok güzeldiii...Gerçi hepsini izlemedik ama izlediğim kadarıyla ve resimlerimizden güzel bir gelin olduğuma karar verdim :P
Neyse...
İçim sıkıntılı bu günlerde aslına bakılırsa...Ayın 29 unda Polonya gezisi var ve ben kocamcım dan 6 gün ayrı kalacağım.Çok canımı yakıyor bunu düşünmek :( Ben şimdi onsuz bir başıma ne yaparım gavurun yaban ellerinde....Bu ilk kez yurtdışına çıkışım olacak aslında çok heyecanlı olmam lazım ama biz hep ilk yurtdışı gezimizin birlikte olacağını hayal etmiştik...O yüzden çok içime sinerek gitmiyorum...Birbirimizi ne çok özleyeceğimizi biliyorum çünkü...
Yapılması gereken bir dünya iş var etrafımda...Çalışkan bir eleman olarak yapmak istiyorum hepsini ama kolumu kaldıracak gücüm yok.... Kızıyorum kendime aslında,ne bu böyle yaa..Yakışıyor mu bana...enerjim düştü resmen....
Yazıyı nasıl tamamlayacağım konusunda bir fikrim yok.En iyisi burda bitirmek şimdilik....
NOT : Havada uçuşan salak polenlerden NEFRET EDİYORUM!!! Hem beni hasta ediyorlar hem de küçük güllerimi...
Canım sevgilim; istediğin zaman ne kadar da tatlı olabiliyorsun :)
ve en nihayetinde düğün resimlerimize ve videosuna kavuşabildik...Çok güzeldiii...Gerçi hepsini izlemedik ama izlediğim kadarıyla ve resimlerimizden güzel bir gelin olduğuma karar verdim :P
Neyse...
İçim sıkıntılı bu günlerde aslına bakılırsa...Ayın 29 unda Polonya gezisi var ve ben kocamcım dan 6 gün ayrı kalacağım.Çok canımı yakıyor bunu düşünmek :( Ben şimdi onsuz bir başıma ne yaparım gavurun yaban ellerinde....Bu ilk kez yurtdışına çıkışım olacak aslında çok heyecanlı olmam lazım ama biz hep ilk yurtdışı gezimizin birlikte olacağını hayal etmiştik...O yüzden çok içime sinerek gitmiyorum...Birbirimizi ne çok özleyeceğimizi biliyorum çünkü...
Yapılması gereken bir dünya iş var etrafımda...Çalışkan bir eleman olarak yapmak istiyorum hepsini ama kolumu kaldıracak gücüm yok.... Kızıyorum kendime aslında,ne bu böyle yaa..Yakışıyor mu bana...enerjim düştü resmen....
Yazıyı nasıl tamamlayacağım konusunda bir fikrim yok.En iyisi burda bitirmek şimdilik....
NOT : Havada uçuşan salak polenlerden NEFRET EDİYORUM!!! Hem beni hasta ediyorlar hem de küçük güllerimi...
Ana Fikrim :)
güzel düşler,
kobacan,
uyuklama...
4 Mayıs 2007 Cuma
Hayatımın En Güzel Günü
Uzun zaman hayalini kurduğunuz,çabaladığınız,mücadele ettiğiniz birşeyin karşılığını aldığınız zaman içinizde nasıl bir haz ve mutluluk oluştuğunu çoğu kişi bilir.
Bizim için bu mutlu yuvamızı kurmaktı ve en sonunda 23.03.2007 tarihinde bu hayalimize kavuştuk ve ben şu anda kendi adıma dünyanın en şanslı insanıyım :)
Nazar değmesin diye çok fazla dile getirmek istemiyorum aslında ama içimden de bunu herkese duyurmak geliyor işte ne yapayım :)
Herkes bilsin benim KOBACANIMı ne çok SEVDİĞİMİ ona nasıl aşık olduğumu...
Yarın evimde ilk ciddi misafirlerimi ağırlayacağım (aile tayfasıdan yani,arkadaslar samimi olduğu için ciddiyet pek söz konusu olmuyor.Yeni evliyiz diye şimdilik Diloş ve Kuzicim dışında evimize gelen yok ama gelin artık yani :P ) Neyse nerde kalmıştık.Hah evet ilk ciddi misafirlerimi ağırlayacağım.Ne yapacağım konusunda fazla kafa patlatmama gerek kalmadı çünkü ananem ve annem bu konuda imdadıma yetişti.
Bana da sadece tatlıyı ve salatayı yapmak kaldı :) Yarın bol bol dua edicez,hem tonton dedeminde vefatının yıl dönümü olduğu için ona da çok çok dua edeceğiz... Canım benim bazen onu o kadar çok özlüyorum ki...Gülüşünü,bize şakalar yapışını, onlarda kaldığımız yaz gecelerinde bize Bağdat CAddesindeki Sinem pastanesinden aldığı o muhteşem dondurmaların tadını... İnsan bazen kaybettiklerini çok özlüyor;hele de iyi insanlar göçüp gittiğinde....
O gerçekten çok iyi bir baba ve dedeydi,umarım şimdi her nerdeysen mutlusundur canım dedem...
Hüzünleniverdim birden...Neyse... Umarım yarını alnımın akıyla atlatabilirim kazasız belasız...Ayrıca Pazar günü için de Kobacanı ikna edip kendimi sahilde kahvaltıya götürtmeyi planlıyorum :D Çünkü hava çok güzel olacakmış,ama o zaten kırmaz ki beni kesin götürür...
Haftasonundan sonra görüşmek üzere...
Ana Fikrim :)
Bana Dair,
güzel düşler,
kobacan
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)