04 Temmuz 2009 Cumartesi

Maddeler Halinde

* Bu sıralar yaratıcılığımı kaybettiğimi düşünüyorum ciddi ciddi... Üretkenlik sıfırın altında eksi 3 civarında seyrediyor.

* Yeni yeni haberler alıyorum çevremdeki arkadaşlarımdan. Benden sonra evlenenlerin hamilelik haberleri bu haberler de.Tahmin etmediklerim neyse de bugün duyduğum birtanesine şok oldum cidden.Ama çok da sevindim itiraf etmek gerekirse :)

* Böyle güzel haberler alınca şöyle bir kendimi yokluyorum.Acaba diyorum ben istiyor muyum? Yani bir bebeğe hazır mıyım? Onun sorumluluğunu alabilecek durumda mıyım diye.

* İşin aslı bu sıralar hiç de hazır hissetmiyorum kendimi.Çünkü çok mutluyum.Bol bol şımartılıyorum sevgilim tarafından ve bu şımarıklığı kimseyle paylaşmıyorum.

* İşin aslı sabrımın üçüncü bir şahsı şımartmaya yetmeyeceği konusunda bir hissiyatım bu sıralar.

* Gece viyaklamalarını dinleyemem ben.Zaten Kobacan bile yanlışlıkla beni uykumdan uyandırsa gece yarısı kıyameti koparıyorum. Düşünsene bir bebek bir gece yarısı ınga naraları eşliğinde bütün uykuyu alıp götürüyor.Ama yaşayanlar diyor ki o zaman öyle sinir olmuyormuşsun.Annelik böyle birşey galiba tatmadan bilemeyeceğim.Ama şimdilik tatmamayı da seçeceğim.

* Hedeflerim mi bu fikri benden uzaklaştıran bilmiyorum.Ama aslında değil de.Hiç istemiyor değilim ki.Sadece aramıza yeni katılan aile bireyinin ihtiyacı olan herşeyi yapabilmeyi diliyorum. Yani bir nevi geleceğini hazırlamış olmalıyız. Tam olarak hazırlayamasak da en azından adımlar atılmış olsa.

* Kayınvalidem Adana'ya gittiğinde Kobacan'a Tuğba bana önümüzdeki yıla bebek için söz verdi demiş. Allahım Ah bu anneler yok mu? :) Yok öyle birşey.Söz falan vermedim ki ben. Hatta eğer herşey yolunda giderse önümüzdeki yıl ortasına doğru artık aramıza yeni bir kişinin katılmasını düşüneceğiz dedim. Hem daha bunun ön şartları var. Sevgilim istediği gibi bir işe girecek,o işte bir süre kendini kabul ettirecek sonra borçlarımızı bitireceğiz sonra bana araba alacak.

* Evet böyle birşeye niyetlenmeden önce araba sahibi olmalıyız.Çünkü ben şahsen hamile hallerimle otobüslerde sürünmek istemiyorum. Ölürüm valla.

* Neden bu maddeler halindeki yazıda bu kadar bebek sahibi olmak konusunda yazdığımı ben de bilmiyorum sevgili okuyucu. Öyle sanıyorum ki bu başta da belirttiğim sürekli hamilelik halleri ile ilgili olabilir.

* İşin komiği bu durum ben de bebek sahibi olmalıyım gibi gaza getirmiyor beni.Tam tersi ben daha bekleyeyim diyorum.Neden dersen ben zaten mızmız biriyim biraz.Hasta olduğumda çekilmem,hep bir naz kapris modunda olurum.Acaba hamileliğim nasıl olur ki??? oyyy oyyy oyyy Allah benim kocacıma bol sabır versin.Ya da bilmiyorum belki de o bu kadar sabırlı olduğu için Allah onu bana verdi. Yoksa ben çekilecek dert değilim yani zaman zaman bunu çok ciddi şekilde gözlemliyorum.

* Konuyu değiştirerek başka şeylerden bahsedeyim.
* Diyete başladığım ilk günler çok asabi oluyorum.Geçen Pazartesi yeniden düzenli programa başladığımda bildiğin sinir küpüydüm.Hatta Kobacan neden bu kadar asabisin sen dedi yatarken. '' DİYETTEN'' dedim :D

* Tartımı saklattım tartılmıyorum.Ama çok merak ediyorum.10 Temmuz'da tartılacağım. Bakalım arzu ettiğim rakamı görebilecek miyim.

* Şimdi iki yeni oyuncağım var evde.

* İlki Twist&Shape'im. Aldım koydum Oturma Odasının baş köşesine.Önceki akşam 10 dakika .Dün akşam 15 dakika yaptım.Adamın iflahını kesiyor resmen.KAn ter içinde kalıyorum.Her gün 5 dakika arttırarak 35-40 dakikaya kadar çıkmayı hedefliyorum.Bakalım nasıl olacak.İnternette kullananlardan okudum herkes memnun.Aranızda kullanan varsa tanıdığım birilerinin de yorumlarını rica edeceğim :))

*İkinci oyuncağım ise yeni walkman cep telefonum.Kırmızııııı...Hiç aklımda yoktu ama kocacım soktu kafama.İşte delinin aklına sokmayacaksın birşey.Girdi ya aklıma aldık.Çok mutluyum. :)) Tam kız gibi kendisi.:))) Eee kırmızı olsun 5 kuruş fazla olsun ne de olsa ben bir boğa burcuyum.Sonradan öğrendiğime göre Kobacanın amacı benim emektara el koymakmış.Geçen gün telefonu eline almış.''BEnim olacaksın NiHOHAHAHAHHAA !!!! '' diye türk filmlerindeki kötü adamlar gibi bağırıyodu :))))))

* İştahım yok bu sıralar...Seviyorum bu durumu.
* Galiba bu bebek olayını ertelemekte biraz daha forma girme arzumun da etkisi var.Aman yaaa ufff bebek demeyin bana yetter.!!!( Manyak mısın Tubikko iki saattir sen 40 defa bebek dedinbu yazıda yaa yuhhh ) (Şimdi saydım 15 kere demişim :p)

* Bence bu yazıyı artık burada bitirir miyim? Eh bence bitiririm.Bitiririm.
*Bir Cumartesi akşamüstü (çalıştığım bir cumartesi üstelik) hiç işim gücüm olmadığı için yazdığım bu postu sabırla bu noktaya kadar okuduğunuz için size de hayranlıkla karışık teşekkürleri bir borç bilirim efenim...

* İyi bir PAzar diliyorumm..Tatilde olanlar benim yerime de yüzün.Sahilde benim için de mojito yudumlayın. Geri kalanlar istediklerini yapmakta özgürler...Çavv...Adios Amigos :)))

26 Haziran 2009 Cuma

Her işte vardır Bir Hayır...


Haftasonu geldi çattı.. Ne mutludur ki iki gün tatilim var bu hafta...Bir sürü plan yapmıştım aslında...Önce Erdek'e kaçacaktık iki günlüğüne.SOnra deniz otobüsü sorunsalı yüzünden o iş yattı...Hadi dedik bu sefer de madem öyle biz de Eceabat'a gidelim teyzemlerin yanına.Hatta evvelki akşam gittim kendime yeni mayo bile aldım.Ama bu sefer de hava bozdu.Çanakkale'de fırtına götürüyormuş ortalığı...O iş de yattı. Allah'ım dedim beni sınıyorsun herhalde ya da hakikaten gitmeyip İstanbul'da kalmamız gerekiyor ki yolumuzu kesip duruyorsun...


Evet ben çok inanıyorum herşeyde bir hayır olduğuna.Yarın akşam dedemin yeğeninin düğününe gideceğiz Beşiktaş'a. Şimdi bir an jeton düştü de acaba bu gidiş hayırlı bir işe vesile mi olacak nedir??? Belki Kobacanımın iş mevzusu ile ilgili bir gelişme olacaktır orada ???


Allah'ım bütün beyin gücümle secret yapıyorum şu dakikadan itibaren.Çünkü böyle birşeyin olması olasılığı da var hani.... Allahım lütfen....


Dua edin bizim için olur mu? En kısa zamanda benim bitaneciğimin istediği gibi düzgün bir iş bulabilmesi için... Çok sıkıldı kendisi bekleyip durmaktan...Çok da iyi anlıyorum onu aslına bakarsanız...


Herşey güzel aslında ama hayatımızdaki şu ufak tefek püzürler de hallolsun da lütfen daha da huzurlu olalım...Sen neyi ne zaman vereceğini çok iyi bilirsin Allah'ım....


Herkese çok güzel bir haftasonu diliyorum....


Not:Resim buradan alınmıştır.

20 Haziran 2009 Cumartesi

benden haberler

Günlerdir ruhum uyukluyor resmen. Sabahları nasıl da zor kalkıyorum gece geç yatmadığım halde...Eh böyle olunca sabah yürüyüşlerim de yalan oldu tabi ki..Ee sabah yürüyüşleri de iptal olunca bizim kilo verme de durdu.... Pek bir umursamazım kendime karşı bugünlerde. Öyle kendimi kaybedip yemiyorum ama eski disiplinimi de kaybettim gibi...Sıkıldım mı nedir_?

Bir de birşey peydah oldu bugünlerde bana kurtulamıyorum.Sanırım gidip test yaptırmam lazım. O da şu.Özellikle öğle yemeklerinden sonra inanılmaz bir uyku ve tatlı yeme isteği bastırıyor benim üzerime. Öyle böyle değil ama yani deli gibi tatlı bişeyler yemek istiyorum.Sanki kan şekerim yerlerde sürünüyor ya da feci tansiyonum düşmüş gibi oluyorum. Bir de öyle bir uyku bastırıyor ki sanki bütün gece uyumamışım.Şaka gibi...Acaba diyorum şekerle ilgili falan bişey mi var ki? Bizim ailede rahmetli babannem,rahmetli amcam falan hep şeker hastasıydı.Geçenlerde babada da çıkmış.
Ben bunu ihmal etmeyeyim de bir doktora görüneyim en iyisi.Ne olur ne olmaz. :)))

İyi bir haftasonu dileğimle..

Not: Sanırım önümüzdeki haftasonuna küçük bir kaçamak yapma şansımız var.Ayrıntılar daha sonra... :)

17 Haziran 2009 Çarşamba

REHAVET NE DEMEK BİLDİĞİN KARA BASAN

Bir ağırlık çökmüş gibi üstüme bugünlerde...Sanki Har.ry Pot.t.e.r filmindeki ruh emiciler gelmişler de ruhumu soğurmuşlar bedenimden gibi..Halsizim,keyifsizim,huysuzum...Geçimsizim bir de hem de çok...Aslında geçtiğimiz iki gün güzeldi.Pazartesi Günü Sebla (Kirpikteki gözyaşı), Zilsiz Zarifem ve Gonca ile buluştuk.Caddebostan Starbucks'ta kahvelerimiz eşliğinde kısacık birkaç saate çok keyifli bir sohbet sıkıştırdık ve en kısa zamanda buluşmak üzere sözleştik yeniden...Sonra dün 14 yıl aradan sonra birlikte büyüdüğüm çocukluğumun en güzel zamanlarının geçtiği arkadaşlarımla buluştum.Eski günleri yad ettik,bol kahkalar attık keyifle komik anları hatırladık.Sanki hiç ayrılmamışız sanki onca yıl geçmemiş aradan gibi aynıydı herşey.

Geçen onca yılda bizim sadece yaşlarımızın değiştiğini içimizin aynı kaldığını gördük.Ve Acıbadem Yaprak Sokak'ta bir gençlik iksiri olduğuna inandık. Yaşlar ilerlemiş ama görüntüler hiç değişmemiş olduğundan... :) Belki içimizdeki çocukları hala büyütmediğimizden ve büyütmeye de niyetimiz olmadığından... Bunca zamandır fırsat bulamadığım birşeyi yapma şansı buldum üstelik.Kimseyi umursamadan takmadan kendim olmayı,içime zaman zaman şiddetle kaçan yok aslında hep orada olan yaramaz kıvırcık saçlıyı çıkarttım saldım ortalara...Çok eğlendi çok keyif aldı o küçük kız biliyorum.Çünkü gece yatağına yattığında kocaman bir tebessüm vardı suratında ben gördüm...Hiçbirşey değişmemiş gibiydi 14 yılda ama aynı zamanda da herşey değişmiş gibi...Gerçek dostlukların araya giren yıllara ve mesafelere rağmen asla bozulamayacağına kanıt olacak kadar da güzeldi...

Dedim ya çok güzel bir gündü aslında...Ama öyle huzursuz ki içim. Söyleyemediklerim, anlatamadıklarım, paylaşmak isteyip de paylaşamadıklarım varken hayatta nasıl olur da kendime sorun çıkartmamayı başarabilirim ki...
Aslında ben sorun çıkartmıyorum kendime... O sorunlar kaçtıkça beni kovalayıp kene gibi yapışıyorlar üzerime... Keşke uzaklaşıp kurtulabileceğim şeyler olsa da çıkartabilsem hayatımdan ama yazik ki yaşamımızdaki herşey için yapamıyoruz bunu. Çözüm bulamadığımız sorunlar ise hayatımızda ara ara kendini hatırlatacak acımasız bir ameliyat izi sızısı gibi orada öylece durup duruyor. Ya da yağmurlu havalarda iyice azıtan bir romatizma gibi...

Bilmiyorum işte bildiğim ince bir neşter sızısı gibi yüreğimi acıtan bu sıkıntının beni çok bunalttığı... Müsadeniz olursa şöyle boş ıssız bir yerde avazım çıktığı kadar çığlık atabilir miyim YETEEEERRRRR diye...Evet buna çok ihtiyacım var biliyorum.Ya da bir deniz kenarı tatiline.Hani şöyle iki güncük de olsa...
Benim bir kendimi bir deşarj edip nötürlenmem lazım da... Yoksa içime atmaktan Çernobilden beter bir facia haline gelmem an meselesi... Uzaklaşmam lazım buralardan uzaklaşmam....

12 Haziran 2009 Cuma

haftasonu

Haftasonu geldi çattı...İki gün tatil şimdi..Ama ben daha uzun soluklu bir tatilin hayaliyle yanıp tutuşuyorum...Kobacan yokken iki günü ne edeyim ben.Bari evimi hale yola koyarım.
Herkese iyi bir haftasonu dilerim...Mutlu,huzurlu,sakin ve imkanı da varsa deniz ve kumla iç içeee...

10 Haziran 2009 Çarşamba

Bu Defa Değil

Bazen öyle bir an geliyor ki geçmişte yaptığını sandığın hiçbirşeyin önemi kalmıyor....
Ne heyecanla beklenen karne hediyesi kalemliğin alınmayışının ne doğumgünümde gecenin bir saatine kadar seni camlarda elinde kol saatimle bekleyip de gelmeyişinin, ne içten yapılmayan kucaklamaların ne de hiçbişeyin işte....

O kadar çok şey var ki...Söyleyebileceğim ama her biri ağzımdan çıktıkça senin değerini daha çok yitireceğin ve koca bir hiçliğe dönüştüreceğin...Yoruldum artık konuşmaktan çünkü edilen hiçbir söz yerine ulaşmıyor.Senin kulaklarında kalın bir perde kimsecikleri duyamaz hale gelmişsin...

Hani bir zaman burada da yazmıştım ya..Affettim azad ettim seni diye.Affetmemeliymişim diyorum şimdi...Çünkü senin için yapılan her affediş bana dert yaratmaktan yaralamaktan başka hiçbir işe yaramıyor.

Daha bir kaç gün önce bir yazı koydum masamdaki tutmaca...Gördükçe aklıma kazınsın diye.VE aslında bir zamandır yine içimde açmakta olduğun yaralarla ilgili olarak...

''Ahmak insan hem unutur hem affeder
Aptal insan ne unutur ne affeder
Akıllı insan unutmaz ama Affeder ''


Ben ahmakmışım gerçekten de bugün daha iyi anladım.Ve biraz akıllı olmak adına en azından aptal olsaydım diyorum. Hem unutmasaydım hem de affetmeseydim. seni üzen birini affetmenin sendeki ağırlığı nasıl yok ettiğini bildiğim halde düşünüyorum bunu üstelik.
Ben çoktan vazgeçtim aslında sana kendimi anlatıp durmaya çalışmaktan.Sadece uzak durarak korumaya çalışsam da kendimi bir şekilde bana sıçramayı başarıyorsun sen her defasında.
Çocukluğumdan bu yana sana en içten duygularımla yazdığım mektuplar bile kar etmedi üstelik...

Şimdi sen beni yapmadığım şeylerle suçluyorsun,olmadığım biri gibi göstermeye çalışıyorsun ya.HELAL OLSUN !!! Artık diyecek bir lafım yok sanırım sana ve tamamen vazgeçiyorum ne kendimi savunacağım ne de hayır o öyle değil böyle demeye gayret edeceğim.Çünkü sen içindeki tüm kinini karşısındakine kusup ona bir tek kelime söyleme hakkını bile tanımayan birisin nasılsa...Kendi suçlarını başkalarına yıkan insanlardansın sen sadece.. O kadar basit herşey senin için...

Ama bitti artık biliyo musun,gerçekten bitti..Ne ben dünkü küçük kız çocuğuyum ne de sen benim gözümdeki kahramanımsın artık. Bu masalın artık kahramanları da konusu da değişti çoktan...

VE ben ne yapacağım artık biliyor musun? Bu sefer unutmayacağım baba; bu sefer olmaz!

08 Haziran 2009 Pazartesi

Yeni Bir Haftaya Başlarken

Elimde sabah çayım,son bir haftadır sapıttığım (sapıttığım demeyelim esasında biraz ölçüyü kaçırdığım çünkü son 6 aydır sıkıldım artık ) diyetime bugün itibarı ile geri döndüm. Tam gaz ve mutlu bir şekilde..
Ofisteyim,elimde sabah çayım yudumlarken bir yandan da off bugün çok sıcak olacak diye öf pöf ederken pencereden esen sabah serinliği gülümsetti beni....Bir iki satır karalamak istedim.
Gerçi bu sıralar ya kimseler okumuyor beni ya da bloglara yine yaz rehaveti çöktü. Ya da okuyup da yorum bırakmayanlar var benim gibi vakitsizlikten :)

Dün alışverişe çıktık.Malum 9 kilo verdik ya geçen sene sahip olduğum yazlık pantolonlarımın hiçbirisi olmuyor bana.Bakıp bakıp şok geçiriyorum nasıl yaa ben hakikaten 42 beden mi giyiyormuşum diye.Yuh diyorum tabi içimden ve de dışımdan da kobacana.Gülüyor bana :)

Neyse ne diyordum alışverişe gittik. Ama giderken içimden dedim ki kendime eğer 38 bedene giremezsem almayacağım pantolon.Sıcaktan pişmek pahasına bekleyeceğim.Ama öyle olmadı tabi ki..O kadar mutlu oldum ki anlatamam.Ben hala 40 bol oluyor bana sanırken meğersem 38 bedene düşmüşüm bile :) 3 adet pantolon aldım. Hayatımda ilk kez para verip 38 beden pantolon aldım :))) (Bir ara düşmüştüm o kadar bedene ama 3 ay sürmüştü o incelik) Az birşey kaldı hedefe ulaşmama 38 bol olsun ya da 36 dar olsun ona da razıyım.Ama yok yok 38 bol olsun yeter.4 kilo işte :))))

Mutluyum bugün bu nedenle...Bu da motive etti beni; sabrım çok tükenmişken şu kalan 4 kiloyu verebilmem için iyi bir destek oldu bana...Kararlılığım arttı.
Keyfim yerinde ve iyi başladım yeni haftaya..Dilerim sizin de iyi geçer haftanız...