20 Eylül 2007 Perşembe

SIKILMAK ÜSTÜNE....




O kadar bıkkın bir hal içindeyim ki,kendimden çok sıkıldım..O kadar ki Sıkılmak nedir diye google da arattırdım o derece yani. Ve İtü Sözlük'te şimdi yazacağım bir kaç tanımı gördüm ve bir anda hayatın anlamını bulmuş gibi oldum. Yani içinde bulunduğum durum daha iyi anlatılabilir miydi bilemiyorum ben...Buyrun tanımlamalar...



** 2 farklı çeşitte gerçekleşebilen eylemdir. birincisi kısa sürelidir. anlık sıkıntıdır. yapacak birşey bulamadığınız için sıkılırsınız, oturmaktan sıkılırsınız, internetten sıkılırsınız vs. bunu aşmak kolaydır. en kötü ihtimalde yatıp uyursunuz, ertesi güne geçmiş olacaktır. ikincisi ise, hayattan sıkılmaktır. bu çok daha genel bir durumdur ve bu sıkıntı ciddi bir sıkıntıdır. yaptığınız hiçbir şey size artık zevk vermiyordur. her gün, bir öncekinden farksızdır ve en kötüsü, ertesi günün de farksız olacağını düşünmektir. bu düşünce insanın tamamıyla kontrol edebileceği bir şey değildir. sıkılmamak istersiniz, 5-6 tane sinema bileti alırsınız, arkadaşlarınızla planlar yaparsınız, ancak nafile, yalnız kaldığınız anda sıkıntınız tekrar sizi yakalar. geçecek diye beklersiniz, geçmez. haftalar, aylar bu şekilde geçer, elinizden bir şey gelmez. kendinizi okula verirsiniz, işe verirsiniz, ailenize verirsiniz, sonra karşıdan bir bakarsınız ki sıkıntıyı hissetmemek için makineleşmişsiniz. bu sizi daha da sıkar, boğar. kendinizi bir çark gibi yaşarken gördüğünüz için hayat size daha b..ktan gelmeye başlar. hayatınızın sonuna kadar bu şekilde yaşayacağınızı düşünürsünüz. bunun farkına vardığınız zaman, önünüzdeki 30-40 yılın sıkıntısını bir anda hissedersiniz, ve bu çok b..ktan bir durumdur. böyle anlarda ne yapılması gerektiği bilinmez. bu düşüncenin değişip değişmeyeceği de muallaktadır. kendinizi bırakır, zamanın geçmesini, hayatın akışının değişmesini beklersiniz. sonra bir an hayatın güzelleştiğini sanıp yanılgıya düşersiniz. bir kaç aya kalmaz, gerçeklerin farkına varır, tekrar çökersiniz. tam olarak anladığınız tek bir şey vardır ki, o da hayatın daima bu şekilde bir döngüyle ilerleyip, bu şekilde sona ereceğidir.



** Bir sürü duygu karmaşası içinde çığlık atmak isteyip atamamak, kıyılarda yürümeye çalışırken düşmek istemek, kendini tüm kalabalığın içinde yanlız hissetmek ve bu koca dünyaya sığamadığı düşünmenin tek bir kelimeyle ifade edilmiş şekli.



** bazen hiçbir sebep yokken kişinin kendinden etrafındakı herkesten uzaklaşarak bir yeter moduna girmesi. napıcağını bilememe hadisesi. periyodik aralıklarla off dedirtir.böyle anlarda hayatın anlamını sorgulamak çok gereksiz. sıkılmış bünyede ani depresyona yol açabilir.. korkulasıdır .bu saatte de depresyon falan hiç çekilesi değil. off yine sıkıldım bak..



** Bazı şeylere bünyenin dur demek istemesi sonucu verdiği tepki. Dışavurum bi bakıma,yorulmak...Sürekli akla getirildiği,farkedildiği takdirde bunalıma sürükler.Uzak durulmalı,ruha ''ne kadar da eğleniyorum,hayat ne güzel,çiçekler böcekler ne güzel'' hissi yaratılmalıdır... Anlaşılsa dahi çaktırılmamalıdır yani!


Bu ruh hali Sonbahardan dolayı mı diye düşünüyorum ama ben Sonbaharı çok severim.Hatta şimdi vapurla gezmek zamanı,Kadıkö'de el ele dolaşıp aniden bir filme gitmeye karar vermek,dondurma diye tutturmak,üşüyünce kocaya sarılmak zamanı...Yorgun argın ama mutlu bir şekilde eve gelip,huzur içinde uyumak...Sevdiklerinle keyifli anlar geçirmek vakti kış gelip çatmadan.... Ama öyle ağır ki ruhum; sanki her yanından iplerle bağlanmış da derin kuyulara çekiliyormuşum gibi....Biliyorum bu hal de geçecek;güzel şeyler olunca ben bunu unutucam ama o kadar rutin ki herşey şu anda gerçekten boğuluyormuş gibi oluyorum..Ellerimde her zaman panoma yazarken olan heyecan bile eksik..Zorla gidiyor satırlar sanki...


Bu rutinde kendime bir hava boşluğu yaratmam lazım;nefes almak için...Ama nasıl???
Print this post

9 yorum:

fikriminincegülü dedi ki...

Geçici bir durumdur eminim. Ruh bazen böyle daralır ama, sonra çabuk toparlanır.:))

TuBiKKo dedi ki...

valla ben de öle umuyorum ablacım,zira bu bünye son zamanlarda gezmryr çok alıştı fazla sosyal oldu,şimdi böyle eve kapanınca kendini şaşırdı galiba :) ama düzelecek,sen böyle güzel güzel yazılar yazıp beni güldür ben de okuyup okuyup iyi olayım :)

Ben Ona Resmen Asigim dedi ki...

Tubicik bence sabah çaysız, çıtır simitsiz tabi insanın canı sıkılır.Hayırlısıyla bu ramazanı atlatalım. Bak nasıl neşen yerine gelir. Bide lia bize su böreği yaptı mı kahkahalarımız aşağıdan duyulur :D

TuBiKKo dedi ki...

ya oldu mu şimdi ya sen gel tersaneden aldığımız o çıtır simitleri ve sabah çayımızı hatırlat şimdi :D o su böreğini de sabırsızlıkla bekliyoruz canım.Şu Ramazan bitsin de nescafeni kendi ellerimle yapıcam :)

Mutluveumutlu dedi ki...

Canım, İncegül ablamında dediği gibi geçici bir durumdur bencede. bak kobacanını düşün, sağlığının yerinde olduğunu düşün. Ben canım sıkkınken öyle yapıyorum çünkü :)
Ailen yanındaysa ve sağlığın yerindeyse gerisi boş.
Bak biz blog arkadaşlarında yanındayız, ee daha ne olsun :)

TuBiKKo dedi ki...

Mutlucum siz de olmasanız ben ne yapıcam zaten :) iyi ki varsınız...

beyaz gül dedi ki...

tubikko merhaba blogunu yeni gördüm.zaman zaman hepimizin başına geliyo ben pazar günleri öyle oluyorum 4 erkek çocuk hemen hepsi ergen döneminde bierde babaları 5 erkek bazen diyom ben pazarları evden kaçım ne haliniz varsa görün, ama olmuyo tabi onlarsız daha çok sıkılırız. allah sevdiklerimizi bizden ayırmasın.biz erkeklerden daha güçlüyüz dimi sevgiler

TuBiKKo dedi ki...

Beyaz gül öncelikle hoşgeldin sefalar getirdin :) biliyorum benimki de geçici bir durum ama bazen öyle çok daralıyorum ki hiç bitmeyecek gibi geliyor.İyi ki sevdiklerimiz,arkadaslarımız,dostlarımız var da bu sayede bu kriz anları çabuk atlatılıyo. İyi bir haftasonu geçirmeyi ve de önümüzdeki haftaya mutlu bir şekilde başlamayı ümit ediyorum :) sevgiler....

evdeki huzur,zenginlik budur dedi ki...

kesinlikle ramazandan cnmcım,bende öyleyim tüm gün evde pinekliyorum,alışverişe bile gitmek istemediğimden siparişler kocaya veriliyo msn den,iyiki varlar:)))