
30 Ekim 2007 Salı
İçimden Geçenleri Bu Başlıkta Yazarsam Ayıp Olacak...

22 Ekim 2007 Pazartesi
19 Ekim 2007 Cuma
Bunu Bulan Adamı Alnından Öpmek Lazım :D
Mesela şimdi 3 Kasım için ÜFL 3-E Toplanıyor diye bir buluşma düzenledik.Sınıfımızdaki arkadaşların katılımıyla bir buluşma ayarlıyoruz :) Nerden baksak 7 sene olmuş görüşmeyeli :) Bunun haricinde ilkokuldaki en yakın arkadaşımı buldum ve yaşadığımız yerler arasında sadece 10 dakikalık bir yürüme mesafesi olduğunu görünce de ciddi şekilde şok oldum ve çok çok sevindim :) Şimdi Cumartesi sabahı arkadasım bana sabah kahvaltısına gelecek :) O kadar merak ediyorum ki acaba yıllar onu nasıl değiştirdi.Çünkü en son 11 yaşımda görmüştüm onu ve 14 sene gibi bir zaman geçmiş üzerinden...
Yeni resimlere bakınca gözlemlediğim; erkeklerin çok değişmediği ama kızların bazılarının tanıyamayacağım hale geldiği :) Ama bişey var ki hiç değişmiyor;bakışlar... 8 yaşında ne ise 25 yaşında da aynı oluyor bakışlar :) Herşey değişse bile gözlerden tanıyor insan :)
Bu arada bilgisayarım bozuldu :( Şimdi başka arkadasımın bilgisayarından yazıyorum.Benimki tamire gitti.Daha 3 aylık bilgisayar nasıl bozuldu anlamıyorum ben ama gıcık oldum :) Masa masa geziyorum halim çok komik :)
Son olarak da bugün Cumaaaa... Yarın sabah kahvaltıya ve akşam da çaya mifasirlerim geliyo.Yani güzel ve değişik bişeyler yapmalıyım düşnmeye başlasam iyi olacak :) Herkese iyi haftasonları dilerim...Görüşürüzzzzz....
16 Ekim 2007 Salı
Reklam Tadında Bir Ohhh Beee....
Gelelim görüşmeyeli neler yaptığımıza...Valla bayram telaşesi malum..Bu bayram İstanbul'da idik. Adana'ya gidemedik. Aile büyüklerini gezdik,el öptük Kemocanım bol bol tatlı yedi hatta az kalsın şeker komasına falan gircek diye korktum. İşin komik yanı o kadar yiyip yiyip buna rağmen çok aşırı kilo almayışı kendisinin..Ama gıdığı çıkmış hihihih ( Bak ben bunu söylemiycektim kızacak şimdi bana kocamcım, ama napim tombalak koca göbekli bi adam olmasını engellemem lazım) İlk günü böyle geçti gitti...
İkinci gün sabahı korkunç bir gökgürültüsü sesiyle uyandım...( BEn biraz tırsarım da gök gürültüsünden; tamam biraz değil bir hayli.. ) Ama baktım şakır şakır yağmur yağıyor ohh dedim...Yağsın yağsın...Sonra sabah kahvaltısının ardından (ki bizim annemlerden çıkmamız 2 yi geçti sanıyorum ) dedeme gittik...Sonra evimize döndük;evde film keyfi yaptık. Testere diye bir film vardı ya hani;ben onu böyle ruhlu kanlı bir film sanıyordum ama aslında direk psikolojik bir filmmiş.Hele filmin sonunun bağlanışı çok güzeldi şahsen biz çok etkilendik...Hatta uyumaya yatıp bir süre daha bayağı bir yorum yaptık film konusu üzerinde....(Tamam kabul film yine biraz şiddet içerikli bir filmdi yan, kanlar manlar vardı ama konu güzeldi yani benden tam puan aldı şahsen )
Bayramın son günü akşamı kardeşim İzmir'e döneceği için annemlerde toplandık.Babam balık almış onları yapacaktık...Bize hamis buğulama ve mezgit tava yaptı...Ben de bol salata yaptım süper oldu..Ben normalde pek hazetmem hamsiyi buğulama şeklinde yemekten ama bu sefer yedim güzel olmuştu. :) Sonra kuzenim aradı babamlara ziyarete geleceklermiş bayram için Mert bebeği de getirdiler...BEn kuzen halası oluyorum kendisinin :) Bizim ailede bu sene çok bebek oldu maşallah bol bol mıncıklıyoruz kendilerini...
Pazar akşamının ardından yattık uyuduk kalktık işimize geldik. Başladık yine çalışmaya.Yani kürkçü dükkanına dönüş yaşadık.Ama olsun 2-3 gün iyice dinlendik..Sonra dün Kemocan aradı;
iş yerinden arkadaşı bizi monopoly oynamaya davet etmiş. Gittik pizza ve patates kızartması yapıp yemeğimizi yedikten sonra monopoli oynadık ve saat 12.00 gibi ordan kalktık. Çok uykum olmasına rağmen saat 01.00 buldu uyumamız ama bu sabah yine de dinç uyandım.Nedeeeennnn çünkü sabah gelince sıcacık çay içme şansım vaarrr :)
He bu arada son gelişmelerden haberdar edeyim sizi bari...Şimdi bizim şirkette bugün yeni bir teyze çalışmaya başladı. Hamiyet Hanım.(Daha doğrusu bayağı bayağı Hamiyet Teyze kendisi) Bundan sonra şirketin çay,kahve servisi ve temizlik işlerinden kendisi sorumlu olacak..ohh be en azından ofis boyluk yapmaktan kurtuldum (Seçil bu aralar izinde olduğundan dolayı onun yerine telefonlara ben bakıyorum..Yani şu aralar kendimi bir nevi Mühendis-Ofisboy-Sekreter karışımı bişey gibi hissediyorum ama neyse ki yarın dönüyor. :) SAnırım bu Hamiyet teyze işine de en çok o sevinecek daha haberi yok çünkü )
Bunun haricinde ciddi şekilde FACEBOOK olayına sarmış durumdayım. Kimleri buldum kimleriiii....Tabi soyadımın değiştiğini görenler önce bir dumur oluyorlar ondan sonra kendilerine geliyorlar...
işe böyle...Son hal ve vaziyetlerim bu durumdadır sevgili kardeşlerim....Bir daha ki yazımda görüşmek üzere esen kalın.... :)
11 Ekim 2007 Perşembe
Bu da Benim Bayram Şekerim... :)
TUBİKKO'DAN KUCAK DOLUSU SEVGİLER...
BAYRAM DÖNÜŞÜ GÖRÜŞÜRÜZZZ...
10 Ekim 2007 Çarşamba
Bana Mutluluğun Resmini Çizebilir misin?
2 ) Yakınınızdaki bir kitabın 187. sayfasında ne yazıyor?
2.Sorunun Yanıtı...
Bakın görün ki şu anda başka bir kitap okuyor olsam da en yakınımda işyerimdeki kitap yine Mustafa Necati Sepetçioğlu... Ama gerçekten çok seviyorum yazım tarzını...Eğer tarihle ilgili kitapları (özellikle de Türk Tarihi ) okumayı seviyorsanız şiddetle tavsiye ederim.. Lafı fazla uzatmadan 187. sayfayı aktarıyorum. Bugünlerde yaşananların anlam ve önemini anlatmak açısından da denk geldiğini düşünüyorum :)
'' Ucu kızıl tuğlu Gökbayrak elden ele ve Bozkurtun türküleri dilden dile ulaştı. Yiğit ellerde Gökbayrak, tatlı dillerde Bozkurt, gözlere ve gönüllere dola döküle yedi iklim ve dört köşeye yayıldı. Işığından yeryüzü; haykırışıyla ululuğuyla dolu koca bir kainat ve gökyüzü aydınlandı, nurlandı ve umutlandı. Sonunda bir gün geldi,şafakların en güzeli bir şafakta; tan yerinin en hoş kızıllığında, ala çalan bir kızıllıkta Gökbayrak, bunca zaman uğruna dökülen kanların rengiyle kızardı; Bozkurt, son defa, bütün bir milleti ve milletin geçmiş ve gelecekteki günlerini bir arada uyarmak için, Gökbayrak ala çalan kırmızılıkla kızarırken,son defa, haykırdı.
Bu Bozkurdun son görünüşüydü; son haykırışıydı. Bir daha görünmedi.Adı dillerde, kendi gönüllerde kaldı.
Ve Ay Yıldızlı al bayrak, genç... bir daha yorulmayacak ellerde!...''
M.Necati Sepetçioğlu Yaratılış ve Türeyiş
Ben de Bora'nın annesi Didocum u ebeliyorum.... Hadi bakalım sıra sende...:)
Yarın muhtemelen yazamam. O yüzden şimdiden hepinizin Bayramını Kutluyorum canlarımmm...Herkese sağlıklı,huzurlu,sevdikleriyle mutlu bir bayram diliyorum... büyüklerimin ellerinden küüçüklerimin gözlerinden yaşıtlarımın da yanaklarından öpmeyi ihmal etmiyorum tabi :P
Herkese çocukluğumuzdaki gibi neşeli bayramlarrrrrrr.....
8 Ekim 2007 Pazartesi
Bu Yazımın Başlığı Küçük Bir Mola Olsun mu?

2 Ekim 2007 Salı
SIKINTILI TAZE....
Ee hani resimler diyosunu di mi? Haklısınız tabi;Tubikko mutfağa girer de marifetlerinin fotoğrafını çekmez mi? Çeker çekeeeer ama öte yandan da bilirsiniz ki Tubik biraz tembeldir;fotoğrafları bilgisayara atmamıştır o yüzden buraya koyamaz resimleri..Ama akşam aklıma gelirse koyucam....Söz bak valla...
Bugün ise canım abuk subuk şeyler çekerken ananemi aradım.( BEn böyle yemek olmadı mı ya da çok üşendiğimde ananeme yamanmayı pek severim de :P SAğolsun o zaten hiç geri çevirmez aç bırakmaz bizi oyy tontoşum) Meğersem akşama iftara davetliymişiz ananeme... Kardeşlerini iftara alıyomuş;teyzemler falan da orda olcakmış;sizi de bekliyoruz dedi...Zaten bir menü saydı off dedim zaten benim Kemocan ananemin yemeklerine hayır diyemez... Yarın akşam da arkadasıma davetliyiz iftara... Bu sene Ramazan Ramazan gibi geçiyo ohh yahu :)
Neyse işleri bitireyim de geçe kalmayayım..Hadi kolay gelsiiinnnn....